YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ZİHİN PROGRAMLAMA

 

TERCİH  BİZİM : YA  BİLİNÇLİ  OLARAK  KENDİ ZİHNİMİZİ  PROGRAMLARIZ  YA DA  BAŞKALARI

Amerika”da,diyelim ki,Teksas”ta  bir sinemada kovboy filmi seyredenler,film ara verdiğinde soluksuz büfeye koşarak , susuzluktan ölmek üzereyken suya kavuşmuş  gibi kola alıp kana kana içerlermiş.

Seyircilerden birisi yaşadığı bu olaya anlam verememiş;çünkü film doğal seyri içindeyken susadığını hissetmiyormuş;ama  filmin bazı sahnelerinde susamaya başladığını hissediyormuş ve biran önce film ara versede büfeye gitsem diye düşünüyormuş.

Aynı filmi seyretmeye bir daha gitmiş,bu kez tüm dikkatini  duygularına vererek filmi izlemeye başlamış.Bir  kovboy,atının üstünde,halsiz,mecalsiz,aç-susuz uçsuz bucaksız çölde gidiyor,bir süre sonra at yere düşüyor,atının öldüğünü gören kovboy,atının üzerindeki eğeri çözerek sırtına alıyor ve yürümeye başlıyor,bu arada güneş tüm yakıcılığı ile adeta çölü kavuruyor.Kahraman kovboyun dudakları kuruyor,nefes alamaz oluyor,takati tükeniyor,dizlerinin bağı çözülüyor ve “su..su…su..” diye inlemeye başlıyor.İşte bu sahneden çok kısa bir süre sonra film ara veriyor ve seyirciler  koşarak büfeye gidip kola alıyorlar.Seyircimiz bilinçli farkındalık içinde olmasına karşın o da büfeye koşuyor ve soğuk kolayı  içtikten sonra oedin bir “Ohhhh” çekiyor.

Bu bilinçli seyircimiz,ertesi gün yine aynı filme gidiyor,aynı olayları bir daha yaşıyor.”Bunda bir iş var !” diyerek araştırma yapıyor.

Amerikalı bilinçli seyircimiz,tüketici haklarını koruyan bir örgütten yardım istiyor,yetkililerde gelip filmi izliyorlar,onlarda aynı olayı yaşayınca film el koyuyorlar ve inceleme yapmak üzere götürüyorlar.

Sonuç:sinema filmleri  35 mm karelerden  oluşur.karelerin arasında bir kibrit çöpü kalınlığında şeffaf bir boşluk vardır.filmin ara vereceği sahneler başladığında  bu boşluklarda insan bilincinin fark edemeyeceği  sözcük olduğunu görüyorlar:………cola  ……………cola  ………cola.

Uyanık  cola şirketi ,insanların bilinçaltlarına dolaylı yoldan telkinde bulunarak ürününü satıyor.

Yanılmıyorsam  15-20  yıl önce olan bu olay,şimdi daha çağdaş,daha teknolojik yöntemlerle,radyo dalgalarıyla,  çarşıda,pazarda,tv izlerken,marketlerde alış-veriş yaparken sübniminal telkinlerle bilincimizi devre dışı bırakarak,bilinçaltımıza ulaşarak  bizleri programlıyorlar.

Bunu  anlamanın en kolay yolu,tv izlerken seyrettiğimiz dizilerin reklam araları…bu reklamları  bilinçli olarak izleyip,not alarak daha sonra değerlendirdiğimizde bir şeyler satın alma isteğimizin giderek güçlendiğini görürüz.

Rus bilim adamı Pavlov”un köpeklerini çoğumuz  biliriz.Pavlov,hergün aynı saatte köpeklerine yemek vermeden önce zil çalar,sonra yemeği verir.Bir kaç tekrardan sonra zili çalar;ama yemek vermez;fakat köpeklerin ağzından salyalar akmaya başlar.Bu şartlı reflekstir.

Kendi üzerimizde bir deney yapabiliriz.Örneğin,saat tutup 15 dakika süreyle “BEN MUTSUZUM,BEN MUTSUZUM.” Diyelim,15-20 dakika içinde moral olarak çökmeye başlarız,bunun bilinçli farkındalığına vardığımız da bu kez,15 dakika süreyle,”BEN  MUTLUYUM,BEN MUTLUYUM” diyelim.Giderek rahatlayıp,motive olmaya başladığımızı hissederiz.

Bunu başardığımızda ,birilerinin bizi nasıl programlamaya başladığına  dair  mesaj almış oluruz.

Dinlediğimiz  sözlerin,müzik nağmelerinin içine gömülmüş telkinlerin bombardımanına  tutulmuş oluruz.

Beynimize gönderilen verilerin her saniye değiştiği  ve 3 milyon veriden sadece rakamsal olarak 7 “sinin bilinç düzeyimizde kaldığı geriye kalan  2 milyon,999 bin 993 verinin doğrudan bilinçaltı kayıtlarımızı oluşturduğunu hesaba kattığımızda başımıza gelenlerin ve gelecek olanların  bilinç düzeyimizin ve bilinçli farkındalık sürecimizin farkında olmadığımızı düşünebiliriz.

Bu negatif dalgalı yaşamın içinde birilerinin,bilinçli olarak bizi odaklandığımız bir sorunu çözme sürecinden uzaklaştırmak için yeni bir gündem oluşturması sonucu kafımızın için arı kovanı gibi olmaz da ne olur ?

O zaman  sorabilirsiniz :çaresi ne ?

Çaresi: SORUMLULUK

SORUMLULUK MU ?

 EVET SORUMLULUK

YARIN:SORUMLULUK

01.04.2016
Bu yazı 967 defa okundu.

Diğer Yazıları