YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

DOLUDOLU BİR HAFTA

Semra Şener

Boşuna umutlanmayın!

Atilla Dağıstanlı

BUGÜN 1 MAYIS

Halil Kanargı

HAÇLI SEFERLERİ

Asuman Dokuzlu

ATATÜRK SEVGİSİ

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem



Bedia Kılınç

“SEN DOĞRU OL, KEM BELASINI BULUR”

Yazılarımda pek siyasete yer vermem ama son günlerde yaşadığımız şaşkınlık üzerine bugün biraz siyasetten de söz edeceğim.

  Referandum geride kaldı. Yorgan gitti, kavga bitti...

  Ancak AK Parti’nin ülke genelinde en ağır yenilgilerinden birini aldığı Aydın’da AK Parti’ye yürekten bağlı olup bugün saf dışı kalmışların sessiz feryatlarını dile getirmek istedim. “Kurulduğu yıllarda vicdandan bağlı olanların yerini bugün cüzdandan bağlı olanlar aldı” diyor arkadaş... “Parti binalarını boyayıp badana yapan, masa sandalye taşıyan bizim bisikletli gençlerin yerine artık BMW’liVolvo’lu gençler aldı. Bisikletli gençlerle birlikte samimiyet de gitti. Eskiden hiçbir menfaat hesabı yapmayan neferler vardı, şimdi müteahhitler daha çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşanlar çoğunlukta” diye dert yandı. Şöyle baktım da siyasete soyunmuş isimleri haksız bulmadım arkadaşı…

   Belediye Meclis Üyelerinin büyük çoğunluğunun bu işle uğraşacak vakti olmamasına rağmen neden çok yoğun işadamlarından oluşur. Özellikle müteahhitlerin belediye meclis üyeliğine olan ilgileri neden bu kadar yoğundur….Düşündünüz mü?

 

Siz düşünedurun ben bir fıkra ile bitireyim;

Dervişin biri eski İstanbul sokaklarında :‘-Sen doğru ol kem belasını bulur,.Sen doğru ol kem belasını bulur.’Diye diye dolaşıyormuş.Padişah tebdil-i kıyafet çarşıda gezerken dervişin sözlerini duymuş, ilgisini çekmiş ve dervişe :

-Hergün sarayıma gel seninle muhabbet ederiz ‘demiş.

Dervişimiz ertesi gün ; Sarayın kapısına gitmiş padişahın karşısına çıkarılmış sohbet muhabbet zaman geçmiş saraydan ayrılırken padişah dervişin cebine bir altın konulmasını emretmiş.

Sarayın dışında dervişimizi takip eden sahte derviş kılıklı biri yanına yanaşmış ,

-Ya arkadaş ,Padişah seni neden saraya davet etti ? Derdi neymiş?’falan filan bir yığın sorgu suale tutmuş. Her gün bir altın aldığını da öğrenince.’Onun yaptığı işi ben de yaparım’ diye düşünmüş.Sormuş,

-Ya kardeş, hergün ben de seninle gelsem rahatsız olmazsın değil mi?’ demiş belki Padişah bana da bir altın verir çoluk çocuğum nasiplenir.’

İyi dervişimiz:

-Padişahım kabul ederse neden olmasın sende gelirsin tabii ‘demiş.

Gel zaman git zaman padişah her muhabbet sonrası bir ona bir öbürüne birer altın verdirir olmuuuş.

Sahte derviş bir sabah gerçek dervişimizi çorba içmeye davet etmiş.Garsona da gizlice arkadaşının çorbasına bol sarmısak koymasını tembihlemiş. Gerçek dervişin

-Padişah’ımla muhabbet ederken kötü kokarım ‘sözlerine sözüm ona çare de üretmiş

-ağzına mendil tutarsın kardeşim ‘demiş.O gün aynen böyle olmuş bizim derviş ağzını mendille örterek padişahla söyleşisini sürdürmüş.Bu arada sahte derviş fırsat bulduğunda Padişahın kulağına eğilip,

– efendim arkadaşım ağzını mendille neden kapatıyordu biliyormusunuz ,ağzınız kokuyormuş o kokuyu duymamak için’ demiş.

Padişah çok sinirlenmiş çağırın o dervişi demiş. gerçek dervişimize sarayın fırıncısına verilmek üzere bir pusula vermiş ve ,

-Al bunu fırıncıya götür’ demiş.okuma yazması yok tabii tam kapıdan çıkıp fırıncıya gidecekken sahte derviş :

-İstersen ver o pusulayı ben götüreyim fırıncıya , belki Padişah ekmek lütfetmiştir çocuklara götürürüm senin ekmeğe ihtiyacın mı olur?’ demiş.

Onunda okuması yok,pusula böylece sahte dervişin elinden fırıncıya ulaşmış.fırıncı kağıtta yazılan ‘bunu sana getireni kızgın fırına at’ emrini hemen yerine getirip sahte dervişi küt ,alev alev yanan kızgın fırına yollamış.Ertesi gün gerçek derviş yine saraya gelmiş.Padişah şaşırmış:

– Hayrola sen dün fırıncıya gitmedin mi?’ diye sormuş..Derviş de olanları birbiranlatmış.Padişah dervişin kulağına eğilmiş:

-SEN DOĞRU OL ,KEM BELASINI BULUR ‘demiş.

Bedia Kılınç

15.05.2017
Bu yazı 143 defa okundu.

Diğer Yazıları