YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Bedia Kılınç

AYDIN’DA KORGUN MÜFTÜSÜ GİBİ BİR MÜFTÜ ÇIKSIN ARTIK

 Millet olarak gelenek ve göreneklerimize bağlılığımız ile her geçen gün övünürken din adı altında oluşturulan gelenek ve görenekler insanlarımızı dövündürmeye başladı. Maalesef sözü dinlenen hiçbir din adamı da çıkıp yanlış yapıyorsunuz demeyince hurafeler bidatlar sanki dinin emri gibi algılanmaya başladı. Bu nedenle yazımın başına Aydın’da Korgun müftüsü gibi bir müftü çıksın artık dedim.

   Diyeceğim o ki; Son dönemlerde Müslümanların cenaze teşyi ve taziye törenlerinde cenaze sahipleri tarafından cenazeye katılanlara yemek ikramı sanki olmazsa olmaz bir şart gibi görülmeye başlandı. Her cenaze mutlaka bir din görevlisinin nezaretinde yapılmasına rağmen yıllardır devam eden bu durum maalesef hiçbir müftünün dikkatini çekmedi mi bilmiyorum.

  Çankırı Korgun İlçesi’nde bu durum Müftü Eyüp Aydın’ın dikkatini çekince müftü herkesi uyarmış. İlçede hastalığı nedeni ile vefat eden 3 çocuk annesi 63 yaşındaki bir kadın vefat eder. İkindi namazı sonrasında Korgun'da toprağa verilir. Merhume'nin  toprağa verilmesi sırasında cenaze sahibi tarafından mezarlıkta pide dağıtılmaya başlanınca Korgun Müftüsü Eyüp Aydın, İslam da yeri olmayan bu hurafeye adete ateş püskürür..Cenaze sahibinin yemek verme gibi bir yükümlülüğünün olmadığını,  mezarlıkta yemek yada pide verilmesinin mekruh olduğunu belirtip vatandaşları uyarır… Hatta cenaze sahibinin cenazeye katılanlara değil cemaatin cenaze evine yemek götürmelerini tavsiye edip kendisinin de bugüne kadar bu yemekleri yemediğini söylemiş… Aynı duyarlılığı Aydın’daki müftülerden de bekliyoruz….Artık şu yanlışa son verilsin…

  Gerçekten cenaze definlerinde yemek ikramının olmazsa olmaza dönüşmesi yemek verilmediğinde ayıp karşılanır hale gelmeye başladı. Ekonomik durumu müsait olmayan bir aileyi düşünün acılarının üzerine bir de yemek verememe ezikliği mi yaşasınlar yoksa cenaze masraflarının yanında bir de yemek masrafını mı düşünsünler. Para cenazenin kendisine ait ise de o mal ya da para usulüne göre mirasçıya taksim edilmeden bir başkası tarafından yenmesinin de uygun olmadığını yazar dini kitaplar.  Din adı altında yapılan ve dini olarak da uygun bulunmayan bu bidate bir an önce son verilmeli….Bunu da biz değil ilimizde görev yapan müftü ve imamların açıklamasını bekliyoruz…

   Mesele buraya gelmişken Bu konuda Din İşleri Yüksek Kurulu'nun kararının da araştırdık. Yanlış varsa Sayın Müftümüz uyarsın hemen yanlışımızı düzeltelim: İşte Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Kararı: Hz. Peygamber, ölünün kendi ailesinin yemek hazırlayıp gelenlere ikram etmesini hoş karşılamamıştır. Ölen kişinin mirasçıları fakir iseler veya aralarında buluğ çağına erişmemiş çocuk var ise, geriye bıraktığı maldan yemek yapılarak cenazeye gelenlere verilmesi helal değildir. Buna karşılık Peygamberimiz, komşu ve akrabalarının ölü sahiplerine yemek getirmelerini tavsiye etmiştir (İbn Mace, Cenaiz, 59). denilmekte.

   Bu konuda daha fazla bir şey söylemek bizleri aşar. Ama şu bir gerçek ki ne olur yanlış geleneklere bidatlere son verelim.

17/04/2017

17.04.2017
Bu yazı 402 defa okundu.

Diğer Yazıları