YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Bedia Kılınç

Bugün 21 Yıl Ön­ce­si'ne Gi­de­lim

Re­fe­ran­dum ön­ce­si sos­yal med­ya­da in­san­la­rı­mız bir­bi­ri­ne dü­şe­dur­sun, biz bugün Tür­ki­ye'nin 21 yıl ön­ce­si­ne dönüp mil­let ola­rak bir­bi­ri­mi­ze ne kadar ke­net­len­me­miz ge­rek­ti­ği­ni ele ala­lım.
Sos­yal med­ya­ya ba­kı­yo­rum da in­san­la­rı­mız kendi ara­sın­da 'Evet' 'Hayır' sa­va­şı­na baş­la­mış. Her­kes, gö­rü­şü­nü açık­la­ma­lı ama bu durum in­san­la­rı­mı­zın bir­bi­ri­ne düş­man­ca atış­ma­sı­na neden ol­ma­ma­lı…
San­dık önü­nü­ze gel­di­ğin­de dü­şün­ce­niz ne ise san­dı­ğa yan­sı­tın ama süreç var­ken bu ül­ke­nin daha önce ya­şa­dık­la­rı­na ak­lı­nız­dan çı­kar­ma­yın. Tür­ki­ye ner­den ne­re­ye geldi unut­ma­mak lazım.
Biraz önce ha­ber­le­ri kont­rol eder­ken, eşi­min he­ye­can­la Kar­dak Krizi'nin 21. Yıl dö­nü­mü ön­ce­si Genel Kur­may Baş­ka­nı Or­ge­ne­ral Hu­lu­si Akar'ın Kar­dak Adası'na sürp­riz zi­ya­re­ti­ne iliş­kin ha­be­ri İhlas Haber Ajan­sı say­fa­la­rı­na ak­tar­ma­sı­na şahit oldum.
Söz Kar­dak Adası'ndan açıl­mış­ken 21 yıl önce ne ya­şan­mış neler olmuş ha­fı­za­la­rı ta­ze­le­mek adına o günün ta­ri­hi­ni oku­ma­ya baş­la­dım. 1996 yı­lın­da 30 Ocak'ı 31 Ocak'a bağ­la­yan yağ­mur­lu ve soğuk ge­ce­de ka­ya­lık­la­ra giden bot­la­rın ben­zin pa­ra­sı­nın bile Yar­bay Ercan Ki­reç­te­pe'nin kredi kartı ile alı­nıp adaya çı­kıl­dı­ğı­nı unut­ma­mak lazım. 
O ge­ce­ye ait 3 bin li­ra­lık ben­zin fişi ve öde­me­si ya­pı­lan kredi kartı nüs­ha­sı anı ola­rak sak­la­nı­yor. Ben­zi­ni al­dık­tan sonra kendi ara­la­rın­da top­la­dık­la­rı para ile biraz erzak alıp ka­ya­lık­la­ra Türk Bay­ra­ğı'nı diken SAT ko­man­do­la­rı­nın ka­le­me alı­nan anı­la­rı­nı oku­yun­ca duy­gu­lan­ma­mak elde değil.
Bugün Genel Kur­may Baş­ka­nı­mız savaş ge­mi­si, hücum bot­lar ve he­li­kop­ter­ler eş­li­ğin­de böl­ge­yi zi­ya­ret etti. Geçen sü­re­ce bak­tı­ğı­mız­da Allah'a şük­re­di­yo­rum. Kim ne derse desin Tür­ki­ye ge­li­şip kal­kı­nı­yor…
Şimdi ye­ni­den 1996 yı­lı­na dö­ne­lim ve o güne iliş­kin ta­ri­he atı­lan not­la­rı hep bir­lik­te oku­ya­lım. 
Kar­dak Krizi'nin vuku bul­du­ğu 1996 se­ne­sin­de, mer­hum Sü­ley­man De­mi­rel dö­ne­min Cum­hur­baş­ka­nıy­dı. Doğru Yol Par­ti­si ve Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin ko­alis­yo­nu so­nu­cu DYP genel baş­ka­nı Tansu Çil­ler Baş­ba­kan­dı. Fakat ül­ke­de si­ya­si bir is­tik­rar sağ­la­na­mı­yor­du. Sık sık hü­kü­met­ler de­ği­şi­yor, erken se­çim­ler ya­pı­lı­yor, ko­alis­yon­lar ku­ru­lu­yor ve da­ğı­lı­yor­du. Va­tan­daş da bu du­rum­dan mem­nun de­ğil­di, si­ya­set her­ke­sin ka­fa­sı­nı ka­rış­tır­mış­tı. Fakat 1995 yı­lı­nın Ara­lık ayın­da bütün si­ya­se­ti bir ke­na­ra itecek olan olay ya­şan­dı.

25 Ara­lık 1995 ta­ri­hin­de, Figen Akat isim­li Türk ge­mi­si, Bod­rum sa­hi­li­nin 6 ki­lo­met­re kadar açı­ğın­da bu­lu­nan ve Yu­nan­lı­la­rın İmia diye ad­lan­dır­dı­ğı Türk­ler'in Kar­dak adını ver­di­ği ka­ya­lık­la­ra çarp­tı. Figen Akat'ın kap­ta­nı Tür­ki­ye'den yar­dım is­te­di. İşte kriz tam da bu­ra­da pat­lak verdi. Yu­nan­lı­lar ka­ya­lık­la­rın kendi kara su­la­rı içe­ri­sin­de bu­lun­du­ğu­nu iddia edip ''size ancak biz yar­dım ede­riz'' di­yor­lar­dı. Böy­le­ce de­ni­zin orta ye­rin­de duran ve bu­gü­ne kadar sözü bile edil­me­yen Kar­dak ka­ya­lık­la­rı, iki ül­ke­yi karşı kar­şı­ya ge­tir­di.
As­lın­da esas me­se­le Ege De­ni­zin­de bu­lu­nan bu kaya par­ça­la­rı değil, Kar­dak ka­ya­lık­la­rı iki ül­ke­nin ha­ki­mi­yet mü­ca­de­le­si de­mek­ti. Eğer Tür­ki­ye bu ka­ya­lık­la­rı Yu­na­nis­tan'a bı­rak­ma­yı kabul et­sey­di, Yu­nan­lı­lar Ege De­ni­zi üze­rin­de­ki diğer kara par­ça­la­rı üze­rin­de de hak iddia ede­bi­lir­ler­di. Tür­ki­ye'nin tezi ''Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu son­ra­sın­da­ki kalan top­rak par­ça­la­rı, ant­laş­ma­lar­la be­lir­len­me­miş­se Tür­ki­ye'nin ol­du­ğu'' yö­nün­dey­di.

Bod­rum Gü­müş­lük'ten biri ola­rak Kar­dak'a ba­bam­la­rın sün­ge­re git­ti­ği­ni bi­li­rim. Her ne kadar Yu­nan­lı­lar ken­di­le­ri­ne ait ol­du­ğu­nu be­lirt­se­ler de Kar­dak bi­zim­dir.
İlk ha­re­ket Yu­nan­lı­lar­dan geldi, bir­ta­kım va­tan­daş­lar ka­ya­lı­ğa ula­şa­rak bu­ra­ya Yunan bay­ra­ğı dik­ti­ler. Bu ha­re­ke­te ce­va­ben, bir­ta­kım Türk ga­ze­te­ci­ler he­li­kop­ter­le adaya ine­rek, Yunan bay­ra­ğı­nı in­dir­di­ler ve Türk bay­ra­ğı­nı dik­ti­ler. Yu­nan­lı­lar ise buna sert bir bi­çim­de kar­şı­lık ver­di­ler. Bu sefer do­nan­ma­la­rıy­la ka­ya­lık­la­ra ge­le­rek, et­ra­fı ku­şat­tı­lar. Kendi bay­rak­la­rı­nı tek­rar dik­ti­ler, böy­le­ce Kar­dak Ka­ya­lık­la­rı Yunan do­nan­ma­sı­nın kont­ro­lü al­tı­na gir­miş­ti.
Yu­nan­lı­la­rın adayı ku­şat­ma­sı baş­kent­te tam bir kriz oluş­tur­du. Aci­len bir gü­ven­lik top­lan­tı­sı ya­pıl­dı. Ge­ne­ral­ler mü­da­ha­le­ye ha­zır­dı­lar. Fakat Cum­hur­baş­ka­nı Sü­ley­man De­mi­rel buna karşı çıktı. ''Eğer bu se­bep­le bir savaş çı­kar­sa, bunu Türk mil­le­ti­ne izah ede­me­yiz. Dün­ya­ya da izah ede­me­yiz, başka bir yol bulun'' di­yor­du. 
Baş­ba­kan Tansu Çil­ler ise kesin ko­nu­şu­yor­du, ''bu asker gi­decek, o bay­rak inecek'' di­yor­du. Fakat Ame­ri­ka'nın tavrı daha serti, ''ilk kur­şu­nu kim sı­kar­sa kar­şı­sın­da bizi bulur'' di­yor­lar­dı. Do­la­yı­sıy­la Tür­ki­ye, 1974 Kıb­rıs Ha­re­ka­tı son­ra­sın­da­ki du­ru­ma dü­şe­bi­lir­di. Aci­len bir çözüm bu­lun­ma­sı ge­rek­liy­di.
30 Ocak 1996 ak­şa­mı bütün kuv­vet ko­mu­tan­la­rı­nın da ka­tı­lı­mıy­la baş­kent­te çok önem­li bir top­lan­tı ya­pıl­dı. Böl­ge­de iki ka­ya­lık vardı. İnal Batu, Yu­nan­lı­la­rın ku­şat­tık­la­rı ada­nın tam kar­şı­sın­da­ki boş olan ka­ya­lık­la­ra Türk kuv­vet­le­ri­nin çık­ma­sı­nı öner­di. Bu çok akıl­cı bir öne­riy­di, fakat ka­ya­lık­la­rı ele ge­çir­mek yine de çok zor bir ope­ras­yon ola­cak­tı. Baş­ba­kan Tansu Çil­ler kuv­vet ko­mu­tan­la­rı­nın gö­rüş­le­ri­ni aldı. 
Ge­ne­ral­ler ''emir ve­rir­se­niz adaya asker çı­kar­tı­rız'' de­di­ler. Böy­le­ce düğ­me­ye ba­sıl­dı, ope­ras­yon baş­lı­yor­du.
Ko­man­do­lar ev­ve­la uçak­la Bod­rum'daki as­ke­ri kampa gel­di­ler. Bu­ra­da plan tek­rar göz­den ge­çi­ril­di. Bir­çok Yunan ge­mi­si­nin ara­sın­dan ses­siz­ce ge­çi­le­rek, adaya çı­kıl­ma­sı ge­re­ki­yor­du. Eğer her­han­gi bir ters­lik olur­sa, bu sefer B planı ola­rak he­li­kop­ter­le in­dir­me ya­pı­la­cak­tı. Ko­man­do­lar bot­lar­la yola çık­tı­ğın­da aynı anda he­li­kop­ter­ler de uçuşa baş­la­mış­tı. Bir sahil gü­ven­lik ge­mi­si Yunan kuv­vet­le­ri­ni şa­şır­ta­rak ko­man­do­la­rı ka­muf­le ede­cek­ti. Sat ko­man­do­la­rı gizli bir şe­kil­de adaya ulaş­tı­lar ve ka­ra­ya çık­ma­yı ba­şar­dı­lar. Fakat tam o sı­ra­da SAT ko­man­do­la­rı­nın tim ko­mu­ta­nı Ali Türk­şen ka­ran­lık­ta ha­re­ket eden bir şey­ler gördü. Hemen ti­mi­ni sa­vun­ma du­ru­mu­na ge­çi­re­rek bek­le­me­ye baş­la­dı.
Ger­gin bek­le­yiş so­nu­cun­da kısık bir me­le­me sesi du­yul­du. Ka­ran­lık­ta gö­rü­len o ha­re­ket­le­rin keçi ol­du­ğu fark edil­di. 
Ko­man­do timi derin bir nefes aldı, adada kimse yoktu. Kısa sü­re­de adaya Türk bay­ra­ğı di­kil­di. Günün ilk ışık­la­rı ile bir­lik­te Tür­ki­ye'de se­vinç ve gurur, Yu­na­nis­tan'da ise kız­gın­lık ve şaş­kın­lık ha­kim­di. Bir avuç Türk ko­man­do­su, on­lar­ca Yunan ge­mi­si­nin ara­sın­dan ses­siz­ce sü­zü­le­rek, Yunan do­nan­ma­la­rı­nın ku­şat­tık­la­rı ada­nın kar­şı­sı­na çık­ma­yı ba­şar­mış­lar­dı. Artık ya­pa­cak bir şey yoktu. Eğer Yu­na­nis­tan Türk ko­man­do­la­rı­na ateş açsa, bir savaş baş­la­ta­cak ve kar­şı­sın­da Ame­ri­ka'yı bu­la­cak­tı. Bu olay­lar üze­ri­ne Yu­na­nis­tan Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı is­ti­fa etti. ABD'nin ve Baş­kan Bill Clin­ton'ın olaya mü­da­ha­le­si üze­ri­ne iki ada­dan da as­ker­ler çe­kil­di ve kriz böy­le­ce son­lan­dı­rıl­mış oldu.
Bugün ya­nı­mız­da kim var, hiç kimse. Türk'ün Türk'ten başka dostu ol­ma­dı­ğı­nı tek­rar ha­tır­lar­sak bir­bi­ri­mi­ze daha iyi sahip çık­ma­lı­yız. Re­fe­ran­dum­da her­kes di­le­di­ği oyu kul­lan­sın ama kimse bir­bi­ri­ni kır­ma­sın.

11/02/2017

11.02.2017
Bu yazı 634 defa okundu.

Diğer Yazıları