YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Gönül Şahin Mezkit

Ey Türk Gençliği!

27 Temmuz gecesi  Aydın gerçekten hoş olmayan bir gösteriye şahit oldu maalesef.   Aydın ilinde ikamet edenler, iyi bir misafirperverlik sergileyememekten dolayı nerdeyse utanç duydu. Bunu en derinden hissedenlerden  biri olarak köşemde bu konuya yer vermek gerektiğini düşündüm. Ola ki okuyanlardan  onda birine ışık olmuş oluruz.

Olaya vakıf  olmayanlar için kısaca özetleyeyim; 27 Temmuz  akşamı Aydın ilimizi komşu ilimiz Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Osman Zolan’ın ziyaret edip meydanda vatanı için nöbetine devam eden vatandaşlarımıza hitap edeceği haberleri hepimize ulaşmıştı. Tabii ki Aydın Büyükşehir Belediyesi bu durum karşısında muhakkak bir şeyler yapmalıydı, zira ev sahibiydi (!). Sayın BB Başkanımız Özlem Çerçioğlu güzel bir ev sahipliği yaptı! Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamaları için 1933'de düzenlenen marş yarışmasının galibi gelen marşı Sözleri Behçet Kemal Çağlar ve Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından yazılan,bestesi  Cemal Reşit Rey bey tarafından yapılan onuncu yıl marşı ile bünyesinde çalıştırmış olduğu elemanları ile Aydın Kent Meydanında günlerdir nöbet tutan vatandaşlar Milli Marşımız olan İstiklal Marşını söylerken sanki düşmanca bir rakip edasıyla bulvarda yürüyüş  yaptırdı. Tabii ki psikolojik olarak meydandaki vatandaşlar ile yürüyüşe katılan vatandaşlar arasında tartışmaların yaşanmasına sebep oldu sayın Aydın BB Başkanı sayın Çerçioğlu. 

Meydanda Denizli BB Başkanı Osman Zolan beyfendiyi beklerken şahit olduğum bu tutum ve davranış karşısında gerçekten derin bir üzüntü duydum. Hangi zihniyetle yapıldığını tahmin etmekle birlikte ayrımcılık yapmadan ‘Yaratılanı sev,Yaratan’dan ötürü’ misyonuyla hareket ettiğimden bu davranışları karşısında içim ağladı. 

Aydın BB Başkanı sayın Özlem Çerçioğlu'nun asıl vazifesi birlik ve beraberliği tesis etmek iken , neden ortaya çok olumsuz görüntüler verdiğini sormak isteriz kendilerine...İlk günden beri ortalarda görünmez iken sayın Zolan'ın gelmesi neden rahatsız etti sizleri?  Halbuki geç de olsa Aynı sahneyi paylaşırken kardeşlik birlik ve beraberliği esas alan bir tutum sergileseydiniz daha güzel olmaz mıydı? Çünkü verdiğiniz görüntü bu.  Ortamın gerilmesine sebep olduğunuzu siz de pekâla biliyorsunuz. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  ‘Ey Türk Gençliği’ hitabesindeki satırları çok iyi okuyup anlamadıkları düşünüyorum doğrusu.. O gün sergiledikleri tavırdan açıkçası ben bunu gördüm. Zira Mustafa Kemal Atatürk o satırlarda bakın nasıl sesleniyor:

‘Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir….

Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Evinin yolunu bulabilecek akıla sahip olan herkes bu cümlelerdeki mevcut anlamı açıkca ve net bir şekilde tercüme edebilir. Bu nedenledir ki; tankın önüne vatanı için hiç tereddüt etmeden yatan kahramanımız Metin Doğan, Nene Hatun misali tankların önüne siper olan kadınlarımız ve komutanın tek bir emriyle vatan hainini alnından tek kurşunla vurup öldüren otuzbeş kurşunla şehadet şerbetini içen 15 Temmuz kahramanı şehidimiz  Ömer Halis Demir ; bu satırları birebir benimseyip vatanını müdafaa için hiçbir imkan ve şeraitlerini düşünmemişlerdir. Allah onlardan razı olsun!

Bir avuç insan topluluğu ile bir yere varılamadığı gibi, gün gelecek bu tür ayrımcılık ile vatanlarına sahip çıkmayı kenara itenlerden de hesap sorulacaktır,Allah adil ve kerimdir! 

Türkiye her daim  #tekyürek  #tekses olmaya devam edecektir, tüm iç ve dış düşmanlar bunu hazmedemeseler de; bu böyle bilinmelidir!

Gönülden vesselam…

 

13.08.2016
Bu yazı 1354 defa okundu.

Diğer Yazıları