YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

13 EYLÜL 1921 SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ ZAFERİ -2-

-Dünden devam-

Eskişehir — Kütahya Muharebeleri´nden sonra Mustafa Kemal Paşa´nın daveti üzerine İstanbul´da bulunan Kurmay Albay Asım Gündüz Batı Cephesi Karargâhı´na katılmış ve Batı Cephesi Kurmay Başkanlığı görevini üzerine almıştır. Bu surette Batı Cephesi Karargâhı´nda Kurmay hizmetleri üst bir seviyeye yükselmiştir.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Sakarya Muharebeleri´ne ait buhranlı ve sevinçli bilgileri bu karargâhta almıştır. Atatürk 23 Ağustos´tan 13 Eylül 1921 tarihine kadar 22 gün, 22 gece aralıksız devam eden savaşı bu binadan idare etmiş, bütün planlarını burada hazırlamış, tarihi kararları burada vermiştir.

Sakarya´ya çekilen Türk kuvvetleri hakkında anlatılanlar çeşitlidir. Bazı yazarlar, Kütahya-Eskişehir hattında 70.000 kadar hesap edilen Türk kuvvetinden Sakarya gerisine ancak 15.000 kadarının ulaşabildiğini yazarlar.

 

T.B.M.M Hükümetin isteği üzerine gizli oturuma geçmişti. Fevzi (ÇAKMAK) Paşa kürsüye geldi şunları söyledi:

"Düşmanı Ankara batısında, Sakarya mevzilerinde karşılamaya hazırlanıyoruz. Fakat biz Ankara´da kaldıkça, ordu, daima Ankara´yı korumak zorunluluğunu duyacak ve serbestçe savaşamayacaktır. Bakanlar Kurulu, orduyu manevralarında serbest bırakmak için hükümet merkezimizin Kayseri´ye naklini uygun görmektedir.“

Bir şaşkınlık sessizliğinden sonra Meclis patladı:
"Hayırr! Aslaaa! Olmaz öyle şey!!!"
Çoğu ayağa kalkmıştı. Bazıları sıraları yumrukluyordu. Fevzi Paşa konuşmasını gürültüler arasında sürdürerek sözünü zorlukla tamamlayabildi:
"Bu iki hususun görüşülerek karara bağlanmasını rica ediyorum.“
Kürsüden indi. Erzurum Milletvekili Durak Bey (Sakarya) kürsüye yürürken bağırdı:

 "Söz istiyorum!"

Oturumu yöneten Dr. Adnan Bey´in cevabını beklemeden kürsüye çıktı: "Efendiler! Biz bu davaya başladığımız gün, elimizde ne böyle bir ordu vardı, ne bu kadar silah. Bugün eskiye nispetle çok kuvvetliyiz. Bu sebeple Bakanlar Kurulu´nun önerisini reddediyorum.."

Alkışlar yükseldi.

"..Halk gidebilir. Ailelerimiz gidebilir. Memurlar gidebilir. Herkes gidebilir.“ Cebinden silahını çıkarıp kürsünün üstüne koydu:
"..Ama biz, elimizde silah, burada öleceğiz. Hiçbirimiz şehitlerimizden daha büyük değiliz“

Meclis ayağa fırlayıp Durak Bey´i alkışlamaya başladı. Bakanlar Kurulu´nun önerisini her reddeden yoğun alkışla destekleniyordu. Ama birkaç milletvekilinin telaşa kapıldığı da gözleniyordu. Son olarak beklenilmez bir şey oldu, o güne kadar hiç söz alıp konuşmamış olan Tunceli Milletvekili Diyap Ağa´nın elini kaldırdığı görüldü. Dr. Adnan Bey inanamadı, sordu:

"Söz mü istiyorsunuz Diyap Ağa?"
"He ya.“
"Buyrun:"

Meclis sustu. Sakalı göğsüne inen Diyap Ağa ağır ağır kürsüye geldi. Gözlerini kısarak Meclis´i süzdü, "Lafım kısadır.“ dedi, "..biz buraya kaçmaya mı geldik, yoksa kavga ederek ölmeye mi?"
Kürsüden indi.
Meclis alkıştan yıkılacaktı.

Milletvekillerinin isteği üzerine Samsun Mahkemesi de eklenerek, üç yeni İstiklal Mahkemesinin kurulması oybirliği ile kararlaştırıldı. Bu mahkemelere ilerde Yozgat İstiklal Mahkemesi de katılacaktır. Hükümet arşivlerinin Kayseri´ye taşınması kabul edildi.
Seçilecek bir kurul Sakarya doğusuna çekilen orduya Meclis´in selamını götürmek için cepheye gidecekti.

 MUSTAFA KEMAL PAŞA´NIN T.B.M.M TARAFINDAN BAŞKOMUTANLIĞA ATANMASI VE TÜRK ORDUSUNUN KOMUTA KADEMESİNDE YENİDEN TEŞKİLATLANMA


Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk tarihinde bir dönemeç niteliği kazanan bu büyük savaş ve görkemli zaferden sonra başkomutan Mustafa Kemal Paşa´ya 19 Eylül 1921´de 153 sayılı kanunla ″mareşallik“ rütbesi ve ″gazilik“ ünvanı verdi. Bundan sonraki aşama emperyalizmin desteklediği son düşmanı da denize dökmekti. Bunun için 26 Ağustos 1922´ye kadar bir hazırlık için beklemek gerekecekti.

5 AĞUSTOS 1921´de Başkomutanlık yetkisini Mustafa Kemal Paşa´ya veren kanunun kabulü üzerine Mustafa Kemal Paşa doğrudan doğruya Başkomutanlığı üzerine almış; Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı Karargâhları´ndan Başkomutanlık Karargâhı´nı kurmuş ve bu iki kademenin müşterek çalışmalarını sağlamak için Başkomutanlığa bağlı Başkomutanlık kalemini teşkil etmiştir.

Başkomutanlık Kalemi;

* Bir başkan
* Bir emir subayı 
* İki kurmay subay
* Bir evrak memurundan oluşmuştur.

Yeni teşkilatta, Başkomutan; Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa´dır.
Sakarya Meydan Muharebesi´nde Başkomutanlık Karargâhı´nın Alagöz´de kurulmasıyla, Başkomutanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Batı Cephesi Komutanlığı Karargâhları´nın bir arada çalışması, harekâtın iyi bir şekilde sevk ve idaresini sağlamıştır.

29.09.2017
Bu yazı 100 defa okundu.

Diğer Yazıları