YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

2. Tutum Değişikliği

İnsan psikolojisinden istifadeyle grubun içine çekilen bireye gruptaki militanlarca örgüte ait kitap, gazete ve dergiler okutturulmaya başlanır. Çünkü kitaplar, gazeteler ve dergiler beyin yıkamanın ve şartlandırmanın en etkili araçlarıdır.

Çağımızda yaygın olarak kullanılan dergi, gazete, kitap gibi basılı; radyo, sinema, TV. gibi görüntülü ve sesli iletişim araçları, insanlara aktardıkları bilgi ve neden oldukları davranış değişikliğiyle ortak amaçların, beklentilerin, değerlerin, inançların, duygu ve düşüncelerin oluşmasında önemli rol oynarlar.

Her yasadışı örgütün illegal ve legal nitelikli yayınları vardır. İllegal yayınlar tamamen yasadışı ve korsan olarak çıkarılırlar. Bir de yasalar uygun olarak  çıkarılan   kitap, dergi ve  gazete  satıcılarında aleni olarak satılabilen dergi ve kitaplar  vardır ki  insanlar  içeriğindeki tehlikeyi sezemeden etkisinde kalırlar.

Grupta örgüte kazandırılmak istenen bireyin tutum ve davranışlarının değişimine kitap, gazete ve dergiyle başlanmasının nedeni tutumların oluşumundaki üç öğedir. Bunlar düşünce, duygu ve davranıştır.

Bilindiği gibi tutum; “Bir bireye atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan bir eğilimdir.”

“Diğer bir ifadeyle tutum, davranışla anlatılan ve içten gelen bir duygudur.” Tutumlara bu yüzden insan davranışlarının görünmez dünyası da diyebiliriz.

İşte kitaplar, gazeteler ve dergilerle yapılmak istenen, tutumların oluşumunda birinci süreç olan düşünce boyutunun beslenmesidir. Bu boyut beslenirken grupta özellikle gruba yeni katılmış bireyin okuduklarını hazmetmesi için sözde tartışmalar ve münazaralar yapılır. Aslında bu münazara ve tartışmalar genellikle güdümlü sorular ve bunlara verilen cevaplardan oluşur. Bu arada bireye okuduklarına dair görüşleri sorulur. Grup halinde örgütün planlı ve programlı olarak hazırladığı  seminer ve toplantılara gidilir. Bitirilen her yeni kitabın ve derginin yerini ise başka bir kitap ve dergi  alır.

Bu arada,  bireyden sadece örgüte ait yayınlar ile örgütün amaçlarına uygun olarak çıkarılan kitap, gazete ve dergileri okuması istenir ve doğruların sadece örgütün yayınlarında yer aldığı empoze edilir. Bunun amacı bireye bir at gözlüğü kazandırabilmektir.

Düşünce boyutuyla birlikte aynı zamanda duygu boyutu da beslenmeye başlanır. Bunun için de örgüt tarafından hazırlanmış sloganlar ve müzikler kullanılır. Bilindiği üzere insan düşündüğü gibi duygulanan bir varlıktır.

Yasadışı örgütlerin, kendilerince oluşturulan veya desteklenen müzik ve dinleti grupları,  kendilerine  has sloganları ve kalıplaşmış söylemleri  vardır.

Düşünce ve duygu boyutu her geçen günle birlikte beslenen bir bireye davranış boyutu olan silahlı eylemlere hazırlık teşkil etmesi için, içine çekildiği grupla beraber bildiri dağıtma, afiş asma, mitinge katılma gibi faaliyetlerde görev verilir. Hatta, örgütü sahiplenmesi açısından militan adayına örgüt içerisinde küçük küçük sorumluluklar verilir. Grup sorumluluğu, sınıf sorumluluğu gibi...

Grup psikolojisinin etkisiyle örgüte kazanılmak istenen birey, yapılan işlerin yanlış olduğunu düşünse bile artık itiraz edemez. Baş tarafta grubun, ortak değer yargılarının, yazılmamış yasalarının, ortak tavır, tutum ve davranışlarının olduğu belirtilmişti. İşte bu süreç tüm gücüyle bireyin üzerinde ağırlığını hissettirmeye başlamıştır.

Çünkü terör örgütleri, bir kimseyi savaşmaya ve ölmeye hazır hale getirebilmek için o kimsenin kişiliğini bedeninden ayırmaktadırlar. Diğer bir ifadeyle onun kendi gerçek kişiliğine sahip olmasını önlemektedirler.

Ve davranış boyutu...

Düşünce ve duygu boyutu örgütün yaşam felsefesi doğrultusunda beslenmiş bir birey, artık silahlı eylemlere katılmayı kendi ister hale gelmiş olur. Bu arzuyu fark eden örgüt ilk başlarda yeni kazandığı militanına görev vermeye pek istekli görünmez. Tabii ki, bu yeni kazandığı militanına bir taktik davranıştan başka bir şey değildir. Örgütün böylesi bir tutum sergilemesi yeni kazanılan militanı davasına daha da motive eder.

Ve silahlı eylemlere başlar...

Evet, davranışlarımızın itici gücü düşüncelerimizdir. Düşüncelerimizin besin kaynağı ise kitaplar, gazeteler, dergiler vs. Bu yüzden kitapların, dergilerin ve gazetelerin insan zihninde, kalbinde ve ruhunda bıraktığı izleri silmeye yeryüzünde hiçbir çare, çözüm olamaz.

22/03/2017

22.03.2017
Bu yazı 359 defa okundu.

Diğer Yazıları