YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

…UNUTULANLAR… UNUTTUKLARIMIZ…. ERTUĞRUL FIRKATEYNİ -4-

(7 Haziran 2017'den devam)

Bahriye Nezareti, bu konuda Sadaret'e bir cevap vermemiştir, 13 Nisan 1889'da Mabeyn Başkitabeti'ne bir maruzat göndermiştir. Bu maruzatta, Mekteb-i Fünun-u Bahriye'den mezun olan öğrencilerin Ertuğrul Fırkateyni ile Hind, Çin ve Japonya sularına gönderilmesi, hükümetin emri olduğu için bu firkateyne bilgili ve yetenekli bir komutan ile muavin (ikinci komutan) gerekli olduğu, bu görevlere Tekfurdağlı (Tekirdağlı) Ali ve Cemil Efendi kaptanların atanmasının uygun görüldüğü, rütbelerinin kaymakamlığa (yarbaylığa) yükseltilerek, Ali Efendi Kaptan'ın komutanlığa, Cemil Efendi Kaptan'ın ikinci komutanlığa atanmalarının uygun görüldüğü bildiriliyordu. Mabeyn Başkitabeti'nin bu teklifi kabul ettiği 14 Nisan 1889 tarihli cevabından anlaşılmaktadır.

Ertuğrul'un gönderilmesi konusunda Padişah iradesinin geç çıkmasının sebebi, geminin bu kadar uzun bir seyahate çıkmaya elverişli olmadığı görüşünün yaygın olmasıdır. Japonya'dan gelen bir mektup sözü edilen nişanın ne zaman gönderileceğini soruyordu. 24 Nisan'da Hariciye Nazırı bu mektuba nasıl cevap verileceğini Sadaret'e sorduğunda, Kamil Paşa konuyu Padişah'a bildirmiş, 30 Nisan'da buna cevap olarak yazılan iradede; "...zikrolunan Nişan-ı Ali'nin vapur-ı mahsus ile gönderilmesi mukarrer bulunmasından neş'et eylediği..." şeklinde karşılık verilmiştir. Buna dayanarak, Ertuğrul'un gönderilmesinden bir ara vazgeçilmiştir diyebiliriz. Ayrıca, 3 Nisan 1889 tarihli "Times" gazetesindeki "...Osmanlı Deniz Kuvvetlerinden bir savaş gemisinin Japonya'ya gönderilmesi düşünülmekteydi. Ama vazgeçmişler..." şeklindeki haberden anlaşıldığı kadarıyle, Ertuğrulun Japonya seferi hakkında ortalıkta birtakım söylentiler de dolaşıyordu.

Sadaret tezkeresi ile emredilen Ertuğrul'un incelenmesi tamamlanarak, "...Fırkateyn-i Hümayun-u mezkurun Japonya sularına kadar azimet ve avdete ve şan-ı celil-aza-met-i delil-i saltanat-ı seniyye-yi i'fa için rayet-i zafer-ayet-i Osmani'nin münteha-yı şark sularında kemal-i muvaffakiyetle temevvücüne vasıta olabilecek bir hali haiz bulunduğu kemal-i şükran ve memnuniyetle görülmüş..." şeklinde bir rapor, 9 Mayıs 1889'da hazırlanmış ve Bahriye Nezareti’ne sunulmuştur". Raporun altındaki imzalar arasında Ertuğrul'un başçarkçısı olan Harty'nin imzası dikkat çekmektedir. Çünkü Harty'nin daha sonra bu raporu nakzeden bir başka rapor sunduğu bilinmektedir.

Ertuğrul'un durumu ile ilgili olarak üç rapor verilmiştir. Bunlardan birincisi yukarıda bahsi edilen inceleme heyetinin hazırladığı rapordur. Diğer ikisi de İmalat Komisyonu ve Fabrikalar Komisyonu'na aittir.

İmalat ve Fabrikalar Komisyonu'nun hazırladığı raporlarda, Ertuğrul'un her yönden bu yolculuğu tamamlayabilecek güçte olduğu belirtiliyordu. Her iki komisyon da raporlarını, 27 Mayıs 1889'da Bahriye Nezareti'ne sunmuşlardır. Bahriye Nezareti bu raporları, Sadaret'e 28 Mayıs 1889'da takdim etmiş ve geminin mükemmel bir halde olduğunun anlaşıldığından, hareket zamanının da yaklaştığından görevinin icrasına; ayrıca on bin liranın tahsisine emir ve müsaadesini istemişti. Ardından Maliye Nezaretince gemi komutanlığına maaş, ta'yinat ve kanal rüsumuna ait olmak üzere on bin adet Osmanlı altınının gönderildiği ve hazineden 14 Temmuz 1889 tarihiyle Bahriye Dairesinin 1889 senesi tahsisatına geçirildiğini öğrenmekteyiz.

Bu raporların 28 Mayıs'ta Sadrazam'a takdim edilmesi bazı şüpheleri de ortaya çıkarmaktadır. Çünkü Ertuğrul'un hareket tarihi 4 Haziran 1889 olarak belirlenmişti. İnceleme sonucunun bu tarihe yetişmesi gerektiği halde, raporlar ancak 28 Mayıs'ta verilebilmişti. Bu gecikmenin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte Ertuğrul'dan vazgeçme düşüncesi olabilir. Çünkü Japonya yolculuğu için seçilen Ertuğrul'un bu seyahati tamamlayabileceği üzerinde şüpheler vardı. Hatta Ertuğrul'un bu yolculuk için uygun olmadığını belirten Harty bile daha önce Japonya'ya Ertuğrul'un gitmesinde bir sakınca görmeyen raporun altına imza atmıştı. Komisyonların hazırladıkları raporlar da gecikince, hareket tarihi 4 Haziran olarak belirlenen Ertuğrul, ancak 14 Temmuz'da Japonya'ya doğru yola çıkabilmiştir.

sürecek

08.06.2017
Bu yazı 293 defa okundu.

Diğer Yazıları