YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

a;Anne ve Ba­ba­la­ra Düşen Gö­rev­ler

Genç­lik bir in­sa­nın ya­şa­mın­da­ki en kri­tik dö­nem­ler­den bi­ri­dir. Ço­cuk­luk­tan er­gen­li-ğe adım atan genç­ler­de ilk de­ği­şik­lik­ler önce fiz­yo­no­mi­le­rin­de baş­la­mak­ta­dır. Fiz­yo­no­mi­de­ki bu ani de­ği­şik­lik­ler, el­le­rin, ayak­la­rın bü­yü­me­si, bur­nun ve çe­ne­nin bü­yü­me­si, vü­cut­ta­ki kıl­lan­ma, ses­te­ki de-ği­şik­lik­ler vs. genci te­dir­gin et­me­ye baş-lar. Fiz­yo­no­mi­de­ki bu ani de­ği­şim bir gen-cin gö­rü­nü­mü­nü ilk za­man­lar­da olum­suz yönde et­ki­le­mek­te­dir. Zira, fiz­yo­no­mi­de o-ran­tı­sız bir gö­rü­nüm söz ko­nu­su­dur. Bu-nun ne­de­ni ise or­gan­la­rın ge­li­şim­le­ri­ni fark­lı za­man­lar­da ta­mam­la­ma­la­rı­dır. Er-gen­lik dö­ne­mi ile genç­li­ğe ilk adı­mı­nı atan bir bi­re­yin fiz­yo­no­mi­sin­de­ki bu oran­tı­sız ve kar­ma­şık gö­rün­tü psi­ko­lo­ji­sin­de de gö­rül-mek­te­dir. Genç­le­rin aşırı alın­gan dav­ran­ma­la­rı, baş­ka­la­rı­na acı­ma­sız­ca eleş­ti­ri­ler­de bu­lun­duk­la­rı halde, hiç eleş­ti­ri­ye ge­le­me­me­le­ri, coş­ku­lu ve ha­yal­ci ol­ma­la­rı, oto­ri­te­den dev­le­te va­ra­na kadar her şeyi eleş­tir­me eği­li­mi ta­şı­ma­la­rı vs. buna en iyi ör­nek­ler­dir. 
As­lın­da genç­ler bu dav­ra­nış­la­rıy­la ana ba­ba­dan oto­ri­te fi­gü­rü­nü tem­sil eden öğ­ret­men ve dev­le­te kadar her­ke­se bir mesaj ver­mek­te­dir­ler. Nedir bu mesaj? Sha­kes­per, “Dünya bir sahne, in­san­lar­da bu sah­ne­de birer oyun­cu­lar­dır” de­miş­tir. İşte genç­ler, anne ba­ba­ya ve oto­ri­te fi­gü­rü­nü tem­sil eden­le­re, dünya bir sahne ise ve bu sah­ne­de bana düşen bir rol var ise şayet, benim bu ro­lü­mü en iyi şe­kil­de oy­na­ya­bil­mem için ken­di­me ait bir ben­lik, ken­di­me ait bir kim­lik ve ki­şi­li­ği­min ol­ma­sı ge­re­kir di­yor­lar. Anne ba­ba­lar da; hayır, siz bizim is­te­di­ği­miz tarz­da kim­li­ğe, ki­şi­li­ğe ve ben­li­ğe sahip bir çocuk ola­cak­sı­nız di­yor­lar. Bu nok­ta­da anne ba­ba­lar­la genç­ler ara­sın­da ile­ti­şim ko­puk­luk­la­rı­na neden ola­bi­lecek ça­tış­ma­lar çı­kı­yor. 
Ya­pı­lan araş­tır­ma­lar­da genç­le­rin anne ba­ba­lar­dan en büyük şi­ka­ye­ti adam ye­ri­ne, ye­tiş­kin ye­ri­ne kon­ma­mak, an­la­yış­sız­lık, gü­ven­siz­lik ve sü­rek­li çocuk ye­ri­ne kon­mak ol­du­ğu gö­rül­müş­tür. 
Bu ne­den­le; bir genç, aile or­ta­mın­da adam ye­ri­ne kon­ma­dı­ğı, ye­tiş­kin ye­ri­ne kon­ma­dı­ğı için ken­di­ne değer veren, adam ye­ri­ne, ye­tiş­kin ye­ri­ne koyan or­tam­la­rı ara­ma­ya baş­lı­yor. Sa­ta­nist grup­lar ve terör ör­güt­le­ri de ma­ale­sef tam bu kav­şak­ta genç­le­ri­mi­zin kar­şı­sı­na çı­kı­yor ve onu ka­za­na­na kadar ile­ri­de be­de­li­ni faz­la­sıy­la almak üzere sözde sev­gi­yi, say­gı­yı ve de­ğe­ri genç­le­ri­mi­zin ar­zu­la­dı­ğı bir şe­kil­de ve­ri­yor­lar.
Bu aşa­ma­da yı­kı­cı, bö­lü­cü, ir­ti­cai ve za­rar­lı ör­güt­ler, bir gen­cin zih­ni­ni, kal­bi­ni ve ru­hu­nu avuç­la­rı­nı içe­ri­si­ne al­dı­ğı zaman o genç örgüt dı­şı­na çık­mak is­te­se de, çık­ma­sı müm­kün de­ğil­dir. 
As­lın­da genç­le­rin bü­yük­ler­den bek­le­di­ği sı­nır­sız bir öz­gür­lük ve tek ba­şı­na buy­ruk olmak de­ğil­dir. 
Onlar; 
·Top­lum­da ken­di­le­ri­ne yer edin­mek, 
·Ken­di­le­ri­ni ispat etmek için ba­ğım­sız olmak, 
·Gü­ve­nil­mek ve adam ye­ri­ne kon­mak is­ter­ler. 
On­la­rın sa­bır­sız­lı­ğı genç­lik ça­ğı­nın be­lir­siz­li­ğin­den bir an önce kur­tul­ma ça­ba­sın­dan kay­nak­lan­mak­ta­dır. 
Anne ve ba­ba­la­ra tav­si­ye­miz, genç­lik ça­ğın­da­ki ço­cuk­la­rı­nı­zı ge­rek­siz yere yar­gı­la­ma­dan, eleş­tir­me­den adam ye­ri­ne, ye­tiş­kin ye­ri­ne koy­ma­la­rı ve on­la­ra bu kri­tik dö­nem­de her­kes­ten daha çok yar­dım­cı ol­ma­la­rı­dır. 
Terör ör­güt­le­ri­ne ve aşırı akım­la­ra ka­tı­lan, uyuş­tu­ru­cu kul­la­nan genç­le­ri ya­kın­dan ana­liz et­ti­ği­miz­de, ge­nel­de aile­vi prob­lem­le­ri­nin ol­du­ğu­nu, en azın­dan aile­le­ri­nin ken­di­le­ri­ne karşı çok il­gi­siz ol­du­ğu­nu gör­mek­te­yiz. 
Van İli Çatak İlçesi, Sır­ma­lı Köyü Do­kuz­dam Mez­ra­sı'nda 13 Eylül 1997 ta­ri­hin­de, gü­ven­lik güç­le­riy­le gir­di­ği si­lah­lı ça­tış­ma­da, ölü ola­rak ele ge­çi­ri­len “Agit” kod isim­li PKK terör ör­gü­tü men­su­bu­nun üze­rin­den çıkan şiir, anne ve ba­ba­la­ra önem­li me­saj­lar ver­mek­te­dir. 

Piş­man etme aman doğ­du­ğum güne, 
Mutlu olmak hak­kım olsa bile 
Bir zalim dü­şür­dü beni bu hale 
Piş­ma­nım anam, inan bı­rak­mı­yor­lar. 

İster miy­dim so­ğuk­lar­da, dağda yat­ma­yı 
Ana­la­rın yü­re­ği­ne ateş yak­ma­yı 
Veren kah­rol­sun elime si­la­hı 
Piş­ma­nım anam, inan bı­rak­mı­yor­lar. 

Bir zalim, ba­şın­dan vu­ru­rum diyor 
Dö­ne­nin sonu ölüm­dür diyor 
Ne kadar piş­man olur­san ol diyor 
Piş­ma­nım anam, inan bı­rak­mı­yor­lar. 

Dost san­dık­la­rım pu­su­da ya­tı­yor 
Kaç­ma­ya kalk­sam nam­lu­yu di­ki­yor 
Her gece bir zalim nöbet tu­tu­yor 
Piş­ma­nım anam, inan bı­rak­mı­yor­lar. 

Her gün biraz daha aza­lı­yor­lar 
Çoğu piş­man olmuş, di­ye­mi­yor­lar 
Ölüm so­ğuk­tur anam ka­ça­mı­yor­lar 
Piş­ma­nım anam, inan bı­rak­mı­yor­lar. 
Devamı Yarın...

27/03/2017

27.03.2017
Bu yazı 429 defa okundu.

Diğer Yazıları