YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

ADÜ DE KENDİ DEĞERLERİMİZ KANSER ACI GERÇEĞİMİZ.

Adnan Menderes Üniversitesinde devam eden  etkinlikleri uzak demeden Aytepe namı diğer Kepez deki  merkez kampüste izlemek  her Aydın’lının aydınlanması  için mutlaka gerekli .

Kendi Değerlerimiz seri konferanslarında konusunda uzman  onlarca akademisyen  ilk elden bir arada  tartışılıp , konuşuluyor.

Ekonomi ve tarih konularındaki etkinlikleri  haberdar olamadığımdan izleyemedim.

Ama mobil halde gezen bizleri anında haberdar etmek üzere kurulan akıllı telefon whatsup grubu sayesinde son konferans’ta hazır bulundum.

Pek  sevimli olmayan bir konu da olsa, çağımızın illeti kanser başından sona 4 saat görüşüldü, tartışıldı.

ADÜ Rektörü Cavit BİRCAN moderatörlüğünde  yapılan konferansa uzman ve her biri kendi değerimiz 6 profesör hocanın katılımıyla ve özellikle rektör hocanın böylesi kasvetli bir konuyu , mizahi üslubuyla  sunum yapması , salondakilere , zamanın nasıl geçtiğini adeta unutturdu..!

 Engin hoşgörüsüyle , itiraf ederek paylaşayım,  Rektör Hoca , modern bir   meddah gibiydi, hatta  Cem Yılmaz ‘dan daha da ustaydı.

Dört saat boyunca salon hiç sıkılmadı.

Aydın’da ADÜ de görev yapan  Profesörlerin ,Doçentlerin ve diğer akademisyenlerin çalışması kentin kazancıdır. Diğer Üniversitelerle rekabet , gün geçtikçe kaliteyi de artıracaktır.

 Anacığımın  geçen hafta  ADÜ de   rahatsızlığı nedeniyle yapılan anjiyo kapısında beklerken ,Muğla dan hasta gelmesi beni şaşırttı. Ortaca’lı kardeşime sorduğumda eşinin içerde olduğunu ve Muğla daki Üniversite nin Tıp Fakültesinin Aydın a sevk ettiklerini anlattı.

Ne yalan söyleyeyim, gururlandım.

Aydın kenti olarak Büyükşehir adına yakışan kalite ve sağlık hizmetinin artması beni sevindiriyor.

Aynı büyümenin  Ekonomi ve  Sosyal ve Kültürel hayatta da gelişmesi en büyük dileğim.

Konuşmacıların anlattığı başlıklardan bir acı gerçek de Jeotermalin Aydın’a şöyle veya böyle mutlak bir zararının olduğu.

Artan kanser ve ölümlerin akasında jeotermal kirliliğin olduğu bir gerçek.

Oysa ADÜ de üçüncü hastane  ek inşaatı devam ediyor.Şehir Hastanesi yılan hikayesine dönse de gündemdeki yerini koruyor.

Oysa Tıp ‘ta KORUYUCU HEKİMLİK  başlığıyla bir uzman tıp dalı daha var. Yani insanları hasta olmaktan korumak için alınması gereken önlemleri esas alan bir önleyici dal.

Siz istediğiniz kadar Hastane açın , hastalık yapan ve üreten Jeotermal’i ,Tarlada zirai ilaç kalıntısı bulunan ürünleri pazarda satışını önleyemezseniz, hastalıklar’ı önleyemezsini.

Hastane yapımının devasa  maliyetinin  en az dörtte biriyle koruyucu hekimlik önlemleriyle , sağlık harcamaları da düşürebilir.

İşte hocalarımızın ağzından kanser;

Kanser kelime anlamı “ yengeç “ demek. Vücudu yengeç gibi kollarıyla sarıp çoğaldığından bu ad verilmiş Hipokrat tarafından.

Kanser genlerdeki kırılmalarla ilgili. Eğer sizin genleriniz ve kromozomlarınızda  bir ayrışma ve farklılık varsa kanser olasılığınız fazla.

Eğer bu gen dizimi  ve kromozomlarınız sağlıklı ise , çok sürekli ve uzun zaman alışkanlığınız yoksa “ sigara içmek veya diğer etkenler”  o kadar etkili “ olamıyor.

Aydın gibi Jeotermal bölgesinde ,  yer altından sürekli radon gazı yükseliyor. Avrupa da ev satın alacaklar , mutlaka iki gün radon gazı ölçümü yaptırırlar .Temiz ise konut satın alırlar.

Doğa  yer altından ve yerüstünden sürekli radyasyon yayıyor. Maden işçileri ile pilotlar ve astronotlar bu radyasyona maruz kalıyorlar.

Kanser kendi içinde kontrolsüz büyüyen anormal ve başka bir hücreye benzemeyen , rektör hocanın deyimiyle  bedenimizin içinde ihanet eden “paralel yapılarıdır “

Bedenimizin bağışıklık sistemi tanıyabildikleri bu farklı hücreleri imha etmekte, ancak vücudumuz ile aynı kodları taşıyan ve kendini gizleyenleri tanıyamıyor.

Kanser hücrelerini laboratuvarda üretmek ve yaşatmak çok güç. Bir sarsıntı ile dahi ölebilirler. Sadece bedenimizde çoğalıp, yaşayabiliyorlar.

Kanser’i önleyici  aşı çalışmaları devam ediyor.

Kanser genel de kendini yenileyen bölünen hücrelerde görülüyor.

Kalp hücrelerinde  yenileme işlemi olmadığından , genelde aksi seyrek olarak görülse de , kalp kanseri görülmez.

Şeker yemek kanseri öldürürse de, beyin sadece şekerle beslendiğinden bu kez vücudumuz zayıf düşecektir.Bu nedenle bilinenin aksine kanserli hastalarda şeker kesilmemelidir.Çünkü  kanser , diğer hücrelere nazaran beslenmek için daha atak ve besini hemen alan bir yapıdadır. Bu kez bedenimizdeki şeker’e el koyan kanser , bizi güçsüz kılar.

Salonda tedavi gören ve iyileşerek şifa bulan hastalarla deneyimleri konuşulurken , kanser illetinin hala bir kesin çözümünün bulunmadığını görmek beni üzdü.

Alternatif tıp , otlar ve fitoterapi  de genel kanı tek başına ümit olmadığı..!

Ancak klasik tedavi ye ek olarak , alınabileceği yönünde .

Aydın ‘lılar olarak ,  altı profesörümüzü , böyle keyifsiz bir konuyu eğlenceyle sunan usta meddah rektör hocamızı ,  zamanın nasıl geçtiğini bilemediğimiz  dört saat boyunca keyifle merakla ve dikkatle izledik.

Aydın lılara ve okuyucularıma önerim.

İYİ Kİ VARSIN ADÜ..!

1992 yılında, Özel İdare kaynaklarıyla ilkokul olarak  ilk temeli atılan binayı ve temel atma törenine  katılan dönemim  Bayındırlık bakanı Cengiz Altınkaya yı ve törenin sunuculuğunu yapan genç Şube Müdürü olarak  ben Mühendis olarak ,

Tüm çalışanları ileADÜ ‘nün   25. Yılını kutluyorum.

Gelecek toplantıları kaçırmayın.

Mutlaka Aydın’lanın..!

Siz de başkalarını aydın’latın.

 ÇÜNKÜ BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA BÜYÜR.

SÖZÜN ÖZÜ :

BİLGİ MUM GİBİDİR. BİR MUM ,BAŞKA MUM’U TUTUŞTURMAKLA IŞIĞINDAN BİRŞEY KAYBETMEZ.

13/04/2017

 

 

 

13.04.2017
Bu yazı 347 defa okundu.

Diğer Yazıları