YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

Christopher Hitchens yazmaya devam ediyor (3)

PKK AYDINLIK YOL'U ANDIRIYOR
    Bu kasvetli resmi aydınlatmaya, birkaç ayrım ortaya koymakla başlanabilir belki. 1991'de Kuzey Irak'ta (gidip Kürdistan'ın zehirli gaza maruz bırakılan kasaba ve köylerini görebilir, o gazın kokusunu duyabilirsiniz hâlâ) Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'nin şunu dediğini duydum: Kürtler, soykırım döneminde Osmanlıların maşaları olarak oynadıkları rolden dolayı Ermenilerden özür dilemeliydi. Bu sözleri sık sık tekrarlayan Talabani, şu an Irak devlet başkanlığı koltuğunda oturuyor.
(Bu arada, Talabani'nin hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen yaptığı bu açıklamayı kendi içinde şunun kanıtı sayıyorum: Gururlu insanlar, aslında işlemedikleri iğrenç suçlar için özür dilemeyi genellikle önermez.) O yüzden elbette, geçen ay doğrultulan Türk topları ve füzelerinin hedefinde, hem bir Iraklı hem bir Kürt olarak, Talabani vardı.
Ve bu noktada daha öte bir ayrım: Kürt hakları ve taleplerinin sıkı destekçileri olarak birçoğumuz sözüm ona PKK hakkında en derin çekincelere sahip. Söz konusu olan, biraz Ortadoğulu bir Aydınlık Yol'u andıran, Stalinist bir tarikat örgütü. Bu haydutsu fraksiyonun Irak Kürdistanı'ndaki yeni özgürlük kuşağını suiistimal etme teşebbüsü büyük bir sorumsuzluk; ayrıca doğrudan doğruya Türk ordusu içinde Kemalist şovenizmi Başbakan Tayyip Erdoğan hükümetine karşı bir silah mahiyetinde diriltmek isteyen güçlerin eline koz veriyor. Ordu içindeki bu güçler Erdoğan hükümetini Kürt taleplerine karşı yumuşak bir tavır içinde görüyor. Bu noktada bir paradoks var: Türk laikliğini savunduklarını iddia eden üniformalı satraplar sıklıkla, kısa süre önce tekrar iktidara seçilen ve büyük oranda İslamcı olan AKP'den daha gerici bir tutum sergiliyor. Generaller bu yıl başında o dönemin dışişleri bakanı, bugünün cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi arasındaki bir görüşmeyi veto etti. Tek başına bu bile generallerin sınır ve PKK meselelerini, iç politika açısından birer mengene gibi kullandığını gösteriyor.
Yani yeterince karmaşık bir durumla karşı karşıyayız, fakat Kongre ve yönetim bu meseleyi akla zarar bir amatörlükle ele alıyor. Ermeni tasarısı eski bir hikâye. Senatör Robert Dole tarafından desteklenip Başkan Bill Clinton tarafından engellendiği günleri hatırlayabiliyorum. Bu tasarıyı on yıllar önce kararlı bir şekilde onaylamamış olmamız ne kadar utanç verici. Fakat şimdi Kürt kelimesini zorla telaffuz edebilen bir Temsilciler Meclisi ve Beyaz Saray, Türklerin sevgisinden başka hiçbir şeyin önemi yokmuş gibi davranıyor. Ve bunun sonucu olarak ABD ve dostları, kararlı davranıp meseleyi başka yollardan ele almak yerine, Ankara tarafından sıkıştırılıyor. Bu da çok alçaltıcı bir durum.
*** H:KANARGI: Bak, bak, bak. PKK Aydınlık Yol'u andırıyormuş. Vay seni gidi CHE GUERA cı seni. Vayy seni gidi Fidel CASTRO cu seni. BU adam PKK'nın Amerika'nın sadık dostu olduğunu ayan beyan yazmış..Ama kullandığı “Aydınlık Yol” ifadesi hızlı komünistlerin yıllarca kullandığı ifadeyle örtüşüyor. ÇOK ÖZEL BİR HEDEF SAPTIRMA HAMLESİ… Bu Christopher Hitchens, denen kişi büyük ihtimalle CIA'nın (Centrsl İntelagent Amerika—Amerika Haber Alma Servisi) siyasi şubesinde görevli bir ajanı olmalı..
     Talabani neler demiş bakın, her ne hikmetse Christopher Hitchens bunu duymuş.  --- Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'nin şunu dediğini duydum: Kürtler, soykırım döneminde Osmanlıların maşaları olarak oynadıkları rolden dolayı Ermenilerden özür dilemeliydi. Bu sözleri sık sık tekrarlayan Talabani, şu an Irak devlet başkanlığı koltuğunda oturuyor. ----
Talabani'ye sorsak aynen şu cevabı verir. “ Kim demiş? Ben mi? Yok yahu ben öyle şey demedim..Yalan söylemişler.” 
HADABA. Demek oluyor ki Doğu Anadolu'muzda Ermeni katliamlarından Kürtler hiç etkilenmemiş. 6 Nisan 1980 de Beyrut'ta  ASALA-PKK ortak anlaşmasının imzalanmasından sonra PKK Kürt Örgütü değil Ermeni Örgütü diyenler bunları boşuna dememişler değil mi?
   Yahu bunlar ne aptal adamlarmış demezler mi?. Ermeniler tarafından ortaya atılan soykırım iddialarının esasını teşkil eden ana düşünce " Büyük Ermenistan hayalidir." 1911 yılı Osmanlı İmparatorluğu Dış İşleri bakanı Ermeni Kapriel Norodungyan'ın hazırladığı " Doğu Anadolu muz, Doğu Kara denizimiz ve Güneydoğu Anadolu muzun büyük bir bölümünü ve batıda Amasya ilini de içine alan ve İngiliz Büyükelçisine sunduğu Büyük Ermenistan Haritası ve sunarken söylediği söz " Burada Büyük Ermenistan'ı kurunuz, sizin kulunuz köleniz olalım." hayalinden başka bir şey değildir. Hayal olarak ta kalmaya mahkumdur.
 1973 ve 1985 yılları arasında Ermeni ASALA terör örgütü tarafından 100'e yakın yetişmiş ve ulusu için çalışan Diplomatımız ve Dış İşleri görevlilerimiz şehit edilmiştir. 

Ermenistan'ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Orusu "ASALA-EKİEGO" 
Örgütün Merkezi: Beyrut/Lübnan
Kuruluş Tarihi : 20 Ocak 1975
Siyasi Görüşü: Hınçak Partisi Yanlısı "Marksisit-Leninist" doğrultuda
Örgütün Lideri: Bedros HAVANASSIAN 
Takma İsimleri: Mihran MİHRANİAN, Agop HAGOPİAN

20 Ocak 1975 tarihinde Beyrut'taki Dünya Kiliseler Birliği Bürosu'na yaptığı bombalı saldırı ile adını duyuran ASALA, kendisini Uluslararası Devrim Hareketi'nin bir parçası olarak kabul etmekte, Türkiye ile müttefiklerini can düşmanı saymakta ve Ermeni davasının ancak, silahlı mücadeleyle çözümlenebileceği görüşünü savunmaktadır. 
Ayrıca, Sovyet yanlısı Hınçak Partisi ile ilişkide oldukları sanılan örgütün militanlarının Filistin Kurtuluş Örgütleri ile işbirliği içinde oldukları ve örgütün elemanlarının Habbaş Fedayin Grubunca eğitildikleri bilinmektedir. Örgüt üyeleri, uluslararası terör örgütü olan Japon Kızıl Ordusu, İtalyan Kızıl Tugayları, EOKB-C, Kürdistan İşçi Partisi, İrlanda Cumhuriyet Ordusu ve Marksisit-Leninist Türk örgütleriyle işbirliği içerisinde olduklarını çeşitli yollarla kamuoyuna açıklamakta ve kendilerinin uluslararası devrim hareketinin ayrılmaz parçası olduklarını ifade etmektedirler.
Amacı;
·    1915 yılında Türkiye'de meydana geldiğini iddia ettikleri " Sözde Ermeni Soykırımı'nın" Türk Devletince itirafını sağlamak, 
·    Türkiye'yi bu sözde soykırım nedeni ile tazminat ödemeye zorlamak 
·    Türkiye'nin işgal ettiğini iddia ettikleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu yöremizdeki toprakların sözde yasal sahiplerine yani Ermenilere iadesini sağlamak ve bu maksatla; 
a.    Bu topraklar üzerinde müstakil bir Ermeni devleti kurmak, 
b.    Bu toprakları Ermenistan Cumhuriyetine bağlı bir cumhuriyet haline getirmek amacını taşımaktadırlar. 
PEKİ ASALA NE OLDU? 
    Başta Kurucusu Bedros HAVANASSIAN (Takma İsimleri: Mihran MİHRANİAN, Agop HAGOPİAN) olmak üzere pek çoğu öldürüldü. Şu anda ASALA'nın tetikçi katillerinden yalnız 5 kişi hayatta kalmıştır. Onlarda Ermenistan dışında gün ışığı görmediklerinden Erivan dışına adım atamıyorlar.
Christopher Hitchens daha neler demiş TALABANİ için.
--- Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'nin şunu dediğini duydum: Kürtler, soykırım döneminde Osmanlıların maşaları olarak oynadıkları rolden dolayı Ermenilerden özür dilemeliydi. Bu sözleri sık sık tekrarlayan Talabani, şu an Irak devlet başkanlığı koltuğunda oturuyor. ---- 
TALABANİ'nin sözleri için aşağıdaki cümleleri kullanıyor..
(Bu arada, Talabani'nin hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen yaptığı bu açıklamayı kendi içinde şunun kanıtı sayıyorum: Gururlu insanlar, aslında işlemedikleri iğrenç suçlar için özür dilemeyi genellikle önermez.) O yüzden elbette, geçen ay doğrultulan Türk topları ve füzelerinin hedefinde, hem bir Iraklı hem bir Kürt olarak, Talabani vardı.
H.KANARGI: Yani biz Türkiye olarak hedefimize Iraklı bir kürdü de almışız gibi göstermiş. Aslında çok gururlu bir insanmış bu Talabani ve aslında işlemedikleri iğrenç suçlar için özür dilemeyi önermezmiş. Allah aşkına Büyük Türk Milletinin her ferdi, değerli okuyucular biraz önce şu sözleri okumadık mı bu yazarın.. Kürtler, soykırım döneminde Osmanlıların maşaları olarak oynadıkları rolden dolayı Ermenilerden özür dilemeliydi. Bu sözleri sık sık tekrarlayan Talabani, şu an Irak devlet başkanlığı koltuğunda oturuyor. ---- 
Bu nasıl tutarsızlık böyle bir bakın. Aslında işlemedikleri iğrenç suçlar için diyor şu Christopher Hitchens (ABD merkezli internet sitesi Slade) adındaki kişi. 
E be salak herif diyeyim. Bu kadar düzmece yazı yazdığın, bu kadar net ve açık bir şekilde satılık kalem olduğu ortada ki, biraz önce okuduğumuz satırlarda Kürtler, soykırım döneminde Osmanlıların maşaları olarak oynadıkları rolden dolayı Ermenilerden özür dilemeliydi dediğine, bir paragraf aşağıda yazdığında ASLINDA İŞLEMEDİĞİ İĞRENÇ SUÇLAR diyebiliyor…. Zaten ortada işlenmiş bir suç olmadığını kendide çok iyi biliyormuş.. 
   Hem suç işlenmemiş diyor hem de suç işlenmiş diyor.. Bu adama kocaman bir sıfat gerek AHMAK-I SALAK CONİ diyeyim.. Hem bilgisiz hem de Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor zibidi DENGESİZ.. 
…/…

07/02/2017

07.02.2017
Bu yazı 638 defa okundu.

Diğer Yazıları