YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

JEOPOL?T?KA DÜ?ÜNCE VE ANAL?ZLER - 6

KIM MEDENI, KIM VAHSI?

   ?ste Kudüs Müslümanlar taraf?ndan böyle teslim al?nm??t?. Hz. Ömer r.a. zaman?nda henüz konvansiyonel silahlar ke?fedilmemi?ti,  K?talararas? füzeler yoktu. Tanklar, toplar gürlemiyor, büyük küçük bombalar patlat?lam?yordu. Ama Müslümanlar isteselerdi manc?n?klar?n? kurarak ?ehri bombard?mana tutabilirlerdi. Arradelerini isletebilirler, kap?lar? bombalarla de?ilse bile kebs denilen koç basl?klar?yla paramparça edebilirlerdi. Cinayet islemek veya katliam yapmak için 21. yüzy?l?n geli?mi? silahlar?na ihtiyaç yoktu. Pekâlâ, o günün silahlar?yla ve imkânlar?yla da toplu katliamlar, cinayetler islenebilirdi. Nitekim dünyan?n ba?ka yerlerinde isleniyordu. Fakat Müslümanlar, bugün evlerimize ve odalar?m?za


   Her biri bir hüzün bombas? gibi dü?üveren televizyon görüntülerini ya?atmad?lar o günün Kudüslülerine. Çünkü onlar ne haçl? sürüsüydüler, ne de Yahudi kasaplar...

   Evet... Yahudilerden önce de haçl?lar gelmi?lerdi. Papan?n te?vikiyle yola ç?kan 600 bin ki?ilik ilk haçl? ordusu 1099 y?l?n?n Temmuz ay?nda Kudüs’e girdi?inde komutanlar? Goldfrei de Buillon, K?yama Kilisesi’ne gitmek için ?ehri savunan 70 bin Müslüman?n cesedini çi?neyerek ve kan deryas?na gömülerek geçmek zorundayd?.

?kinci Haçl? Seferi, ordunun Kudüs’e varamadan Sam’dan geri dönmesiyle sonuçland?. Bu arada Suriye ve M?s?r topraklar?nda me?hur Eyyubî Devleti kurulmu?tu. Devletin azimli sultani Selahaddin Eyyubî’nin odas?ndaki mum geceler boyunca sönmedi, hep yand? durdu. Bir gün veziri bütün cesaretini toplayarak bunun sebebini sordu. Selahaddin Eyyubî dedi ki “Allah Rasulü’nün s.a.v. miraca ç?kt???, y?llarca Müslümanlara k?ble gah olmu?, üçüncü harem dü?man?n elinde iken bana uyumak yara??r m? hiç?”

   Selahaddin uyumad?. Adim adim ilerleyerek sonunda Kudüs kap?lar?na dayand?. Fakat bu mukaddes sehre kan dökerek girmek istemiyordu. Sehir halkina “Sizin gibi ben de kesin olarak inan?yorum ki, Kudüs Allah’?n mukaddes beytidir. Bu beytullaha sald?rarak hürmetini ihlal etmek istemiyorum.” diye haber sald?. Teslim ?artlar?n? da sunmu?tu. Fakat ?ehrin az?l?lar? direnme karar? ald?lar. Müslümanlar, bir haftal?k s?k? bir ku?atmayla ?ehre girdiler. Fakat kan deryas?nda yüzerek de?il... Selahaddin Eyyubî, H?ristiyanlara ?ehri terk edebilmek için k?rk günlük bir süre tan?m??t?.

   Tarihle biraz olsun ilgilenen herkes, dünya tarihinde Yahudilere ve H?ristiyanlara insan onuruna yak???r biçimde muamelede bulunanlar?n sadece Müslümanlar oldu?unu bilir. Zaten, Sevgili Peygamberimiz s.a.v., “zimmiye eziyet veren bana eziyet vermi?tir.” buyurarak ?slâm tabas?na giren gayri Müslime insanca muamele yap?lmas?n? emir buyurmu?ken, nas?l ba?ka türlü davran?labilirdi ki?..

BITMEYEN SAVAS: HAÇLI SEFERLERI

   Bat? dünyas? Kudüs’ün yeniden Müslümanlara yar olmas?na çok sinirlenmi?ti. H?ristiyanlar, Alman ?mparatoru I. Frederick, Frans?z Krali Philiph August ve ?ngiltere Kral? Richard komutas?nda yeni bir haçli seferi düzenlediler. Bu sefer de basarîsiz oldu. Fakat y?lmad?lar. Dördüncü, besinci, alt?nc?... derken dokuzuncu haçl? seferini düzenlediler. Dokuzuncu Haçl? Seferi, resmi haçl? seferlerinin sonuncusu idi güya. Ama herkes biliyor ki, yeni bir haçl? seferi her Batilinin içinde bir ukdedir. Siyasi mahfilleri, “spor bar?? ve karde?liktir” slogan?na ra?men spor kars?la?malar? dahil, her alanda f?rsat buldukça maskeli bir haçl? seferini yürütmeye her an haz?rd?r. Haçl? sava?lar?, sömürge sava?lar?, Siyonizm, eski sömürgecilik, yeni sömürgecilik, askeri sömürgecilik, iktisadi ve kültürel sömürgecilik, vs. vs... Hepsi asl?nda ayni bütünün parçalar?d?r. O bütünün adi ise, küfrün ?slâm’a kars? birlikteli?idir.

   13. yüzy?l?n sonunda bu mukaddes diyar, güçlü bir koruyucuya, yani Osmanl?’ya kavu?mu?tur. 13. yüzy?ldan 19. yüzy?l?n ortalar?na kadar Kudüs huzur dolu bir hayat yasad?. Çünkü Osmanl?, savas? Kudüs önlerinden Avrupa içlerine ta??m??t?. B?rak?n Filistin’i, Suriye’yi, Anadolu’yu, Trakya’y?; H?ristiyanlar?n Balkanlar? bile geçmeye mecali yoktu artik. Ancak Viyana önlerinde savunma savas? veriyorlard?.

KOVULMUS BIR MILLETE AÇILAN SEFKAT KOLLARI

    Bu s?rada Yahudiler Avrupa’da yüzy?llarca var olma mücadelesi verdiler. 1290’da ?ngiliz Kral? I. Edward, ?ngiliz topraklar?ndaki Yahudilere sürgün cezas? vermi?ti. 1306’da Frans?z Kral? Philip de Bell Yahudilere ayni cezay? uygun görmü?tü. 1498’de XII. Louis, Yahudileri Frans?z topraklar?ndan sürülmekle H?ristiyanl??a girmek aras?nda serbest b?rakm??t?. Almanya, Rusya ve öteki Avrupa ülkelerinde de Yahudiler, daima istismar edilmi?, a?a??lanm??, insanca muameleye hasret bir hayat sürmü?lerdi. Yahudiler, siyasi ve dinî haklar?n?, olu?umuna katk?da bulunduklar? 1789 Frans?z ?htilali’nden y?llar sonra ancak 1874’de elde edebilmi?lerdi.

Bu birkaç örnekten de rahatça anla??labilece?i gibi, Orta ça?da ve Modern ça?da Yahudiler Avrupa’da ezilirken, ?slâm topraklar?ndan ba?ka s???nak bulamam??lard?. Yahudileri, Engizisyon mahkemelerinde cay?r cay?r yak?lmaktan Kemal Reis komutas?ndaki Osmanl? donanmas? kurtarm?? ve dönemin sultani II. Bayaz?d daha 1493’te Yahudilere insanca muamele edilmesini emreden bir ferman yay?nlam??t?. Bu ferman sayesinde onlar, k?sa vadede ülkenin bütün ticari ve iktisadi hayat?na hâkim olmu?lard?. Sultan Bayezid, Yahudilere su ilâhi emir çerçevesinde Ehl-i Kitap muamelesi yap?yordu: “Allah, sizinle din u?runda sava?mayan ve sizi yurtlar?n?zdan ç?karmayanlara iyilik yapman?z? ve onlara adil davranman?z? yasaklamaz.” (Mümtahine, 8)

Fakat daha sonralar? Osmanl? yöneticileri, Yahudilerin ?slâm topraklar? üzerinde milli devlet kurmaya te?ebbüs ettiklerini anlay?nca tav?rlar?n? de?i?tirmi?lerdir. Mesela, Yahudilerin 1876’da zirai alan olu?turma bahanesi alt?nda Filistin’den arazi sat?n alma giri?imi ve 1882’de Filistin’e yap?lmas? plânlanan Yahudi göçü, Osmanl? yönetimi taraf?ndan engellenmi?tir. 1876-1888 y?llar? aras?nda Kudüs mutasarr?fl??? yapan Rauf Pasa, Filistin topraklar?na gayri kanuni yollardan yerle?en Yahudileri tespit edip att?rm??t?r. Devlet iç ve di? meselelerle bo?u?urken bile denetimi ihmal etmemi?tir. 1882’de Bab?ali, Kudüs mutasarr?f?ndan Rus, Romen ve Bulgar pasaportu ta??yan Yahudilerin ?ehre giri?ini engellemesini istiyordu. Hatta 1888’de Yahudilerin ba?ka bir ülkenin vatanda??ym?? gibi bölgeye s?zmas?n? önlemek için Filistin’i ziyaret etmek isteyen turistlerin üzerlerinde dini kimliklerini belirten bir sefer izni bulundurmas?n? Sart ko?mu?tu. Ne zaman ki Osmanl? bölgeden çekildi, sömürgeci ?ngiliz ve Frans?z yönetimi bölgeye hakim oldu...

   Iste Filistin ve Kudüs o gün kaybetti. Ve o günden beri ar?yor Kudüs. K?l?çtan keskin Müslüman merhametini ar?yor..

9/3/2008
Bu yazı 1174 defa okundu.

Diğer Yazıları