YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

SUÇLANDI, SONRA AKLANDI

3) Gülen, 1999'dan beri, görünürde tedavi (kalp rahatsızlığı ve diabet) gerekçesiyle gittiği ABD'de yaşıyor. Ancak, bu dönemde, Türkiye'de devleti yıkma planı yapma suçundan da yargılandı. Bu suçlama, Gülen'in 1986'da yaptığı bir konuşmadan kaynaklandı. (...) Hakkındaki iddianame nedeniyle, Gülen'in ABD'ye seyahati, Türk yargısından kaçtığı izlenimini yarattı. 2006'da bir Türk mahkemesinde hakkındaki bütün suçlamalardan beraat etti. Bu karar temyiz edildi ama 2008'de yeniden onandı.

HK:Yargılandığı suç: Türkiye'de devleti yıkma planı yapma suçu olmasına rağmen ABD KOLLARINI AÇMAKTA SIKINTI GÖRMÜYOR..

4) Bu arada, Gülen ABD'de Sürekli Oturum statüsü için başvurdu. Göçmenlik Bürosu yetkilileri ilk başta Gülen'in 'olağanüstü yetenekli bir yabancı' olarak sınıflandırılması başvurusunu geriçevirdiler ama bir Federal Mahkeme 2008'de bu geriçevirme kararının yanlış olduğuna hükmetti. Gülen'in şimdi Yeşil Kart'ı var ve Pennsylvania'nın Pocono Dağları'nda gözden ırak bir yerleşimde yaşıyor.

HK: Lütfen dikkat ediniz, FETTULLAH GÜLEN in Amerika tarafından verilen YEŞİL KARTI ülkemizi kan gölüne çevirmiş olmasına rağmen hala iptal edilmedi.

5) Fethullah Gülen Hareketi'ninçekirdeğinde Güney Afrika'dan ABD'ye kadar uzanan bir okullar ağı var. Bu okullar yüksek seviyede akademik başarıya önem veriyor ve işçi sınıfına mensup ve yoksul ailelerden gelen en parlak öğrencileri alıp onlara burs sağlıyorlar. Türkiye'deki Gülenci okullar, her yıl yapılan üniversite giriş sınavında, rutin biçimde en üstteki yüzde birlik puan grubuna giren mezunlar veriyorlar. Bu parlak mezunlarınçoğu da genellikle (bu okullarda) öğretmen oluyor. Gülenci doktrin, muhafazakâr ve dinî vecibelere bağlı yönüyle, 1990'larda Gülencileri toplu halde sınırdışı eden Rusya gibi rejimlerde keskin bir husumetle karşılaştı.

6) Ama bu hareketin kökleri, en kalabalık takipçi grubu ve en büyük sorunları Türkiye'nin içinde. Gülen Hareketi sadece Ankara'daki ünlü Samanyolu Lisesi ve Fatih Üniversitesi gibi eğitim kurumlarından değil ama aynı zamanda Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'ndan, çeşitli şirketlerden, Zaman, Today's Zaman, Samanyolu TV ve Aksiyon gibi medya organlarından oluşuyor. Gülencilerin ayrıca Ergenekon (...) soruşturmasının öncüsü olarak görev yaptıkları Türk Milli Polisi'ne de hâkim oldukları belirtiliyor. Bu soruşturma, askerî şahsiyetler dahil olmak üzere iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin pekçok laik muhalifinin derdest edilmesine neden oldu ve bu da Gülencilerin nihai hedefinin, Türkiye'nin görünür biçimde İslamcı bir hale gelmesini onaylamayan bütün kurumların yıpratılması olduğu yönündeki ithamlara sebebiyet Verdi. (YORUM: Türk Milli Polisi'nin Gülencilerin kontrolünde olduğu iddiasını teyid etmek imkânsız ama biz buna karşıçıkan kimseye rastlamadık ve Gülenci yurtlarda kalan polis adaylarına polislik sınavındaki soruların cevaplarının önceden verildiğine ilişkin tanıklıklar işittik.)

HK: Çok acı ifadeler. TÜRK ORDUSUNU-TÜRK POLİS TEŞKİLATINI nasıl da yıpratmak için uğraşmış……“Gülencilerin ayrıca Ergenekon (...) soruşturmasının öncüsü olarak görev yaptıkları Türk Milli Polisi'ne de hâkim oldukları belirtiliyor. Bu soruşturma, askerî şahsiyetler dahil olmak üzere iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin pekçok laik muhalifinin derdest edilmesine neden oldu ve bu da Gülencilerin nihai hedefinin, Türkiye'nin görünür biçimde İslamcı bir hale gelmesini onaylamayan bütün kurumların yıpratılması olduğu yönündeki ithamlara sebebiyet Verdi.

ERGENEKON SORUŞTURMASININ BAYRAKTARLIĞINI YAPMAK

7) Zaman gibi Gülenci gazeteler Atatürk'ün mirasının geçerliliğini bıkmadan sorguluyor ve AB heveslisi bir ülke olarak Türkiye'nin siyasi konularda Türk ordusunun sesinin kısılmasını sağlaması gerektiğini savunuyorlar. Bu gazeteler, Ergenekon soruşturmasının bayraktarlığını yapıyor ve Türk ordusunun geleneksel hâkimiyetinin Türkiye'nin tarihinde olumsuz bir etken olduğunu sürekli olarak vurguluyorlar. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Türk Genelkurmayı'na yakın kaynaklar Gülen'den açıkça nefret ediyor; onun ve onun destekçilerinin sadece Türk ordusunu yıpratmak değil, aynı zamanda Türkiye'yi İran benzeri bir İslami cumhuriyete dönüştürmek için de amansız bir mücadaleye giriştiklerini savunuyorlar.

HK: ATATÜRK ü sevmeyen çok sayıda genç nesilden insanlar yaratan Fettulah Gülen grubu, TSK ve POLİS teşkilatına çok sinsi bir şekilde yerleşmişti. Çok ŞÜKÜR Bitirildiler.

8) Hatta bazı İslamcı örgütler nezdinde bile, Fethullah Gülen Hareketi'nin karanlık bir imajı var. Başkent Kadın Platformu'nun eski başkanı Hidayet Tuksal bize kendi grubunun, şiddet kullanımına karşıçıkması yüzünden Gülen'e olumlu baktığını ama şeffaflıktan yoksun olmasının Gülen'in amaçları hakkında şüphe doğurduğunu ve bunun, Gülen'in en etkin olduğu topluluklar arasında bile geleceğe ilişkin kuşkuları beslediğini söyledi. Gülen'in temel hedefinin dinlerararası diyalog ve hoşgörü olduğu öne sürülse de, onun gündeminin daha derin ve daha sinsi olduğu düşüncesi Türkiye'deki pekçokçevrede yaygın.

9) Gülen Hareketi, Sünni Hanefi İslam'ın modernleşmiş bir versiyonu olarak tarif ediliyor. Bu eğilimi, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın Milli Görüş grubuyla paylaşsa da, Milli Görüş, Türkiye merkezli bir hareketken, Gülen Hareketi'nin daha geniş bir kapsamı var ve amaca ulaşmaya yardımcı her aracı mubah gören bir yaklaşımdan rahatsızlık duymuyor; mesela, gerektiğinde başörtüsünü deçıkartabiliyor. Yine de, başka bazı ortak paydalar sözkonusu: AKP'nin kurucularınınçoğu Milli Görüş'ten gelirken, AKP'nin birçok yetkilisinin de Gülen Hareketi'ne yakın olduğu biliniyor.

HK: İşte en acı olan da bu. AKPARTİ Milletvekillerinden, geçmiş dönem genel başkan yardımcılarına kadar FETÖCÜ BİR ÇOK SİYASETÇİ vardı. Hızlı bir şekilde tutuklanmaları lazım. Ama nerdeeee…

10) Türkiye'de Gülen'e değinen tartışmaların büyük bölümü nezaket ve incelikli bir ustalık içeriyor. Bizim irtibatta olduğumuz kişiler, konuşmaları halinde bunun sonradan kendilerine zarar verip vermeyeceğinden emin değillermişçesine, bu konuda görüşlerini açıklamakta sıklıkla tereddüt gösteriyorlar. Dahası, Gülen'le ilgili konuşmaların siyasi bağlamı da karmaşık, zira Cumhurbaşkanı Gül, bizim ilişkide olduğumuz kişilerin hemen hepsi tarafından Gülenci olarak görülüyor ama Başbakan Erdoğan öyle görülmüyor. Esasen, görüştüğümüz bazı kişilerin iddiasına göre, Erdoğan, o kadar kararlı biçimde Gülen cephesinin dışında duruyor ki, Gülen'in sadıkçevresi onu bir yük (liability) gibi görüyor. Bu arada, Cumhuriyet Halk Partisi ve AKP'nin diğer muhalifleri ABD'yi, sözümona Türkiye'nin laik temellerini zayıflatarak bir ılımlı İslami devlet "modeli' yaratmak amacıyla, gizliden gizliye Gülen'i desteklemekle itham etmekte pek aceleci. Bu itham, Türkiye'de laiklik karşıtı faaliyetleri nedeniyle yargılandığı bir sırada Gülen'e ABD'ye sığınma imkânı ve nihayetinde de sürekli oturum statüsü tanınmış olması gerekçesine dayandırılıyor.

HK: Amerikalıların bir doğru tespiti daha. Eski Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL her zaman Fettullahçı olarak lanse edildi. Yeni Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan ise hiçbir zaman Fettullahçı olarak yorumlanmadı, görülmedi. FETÖ ÖRGÜTÜ 15 Temmuz da onu öldürmek için düğmeye basmıştı. Allah korudu. Bilinmeyen konular, gizlenen gerçeklerdir. Gün gelir ortalığa dökülür.””Dökülüyor da.

11) Gülen'in İslami olmayan destekçileri de var ve İstanbul'daki Ekümenik Patrik bunlardan biri. Patrik, kısa süre önce Büyükelçi ile yaptığı bir konuşmada, ABD'ye yaptığı son gezi sırasında Gülen'i ziyaret ettiğini ve bir saatten fazla başbaşa görüştüklerini anlattı. New York'a yaptığı ziyarette de Gülen'i yeniden görmeyi planladığını söyledi. Patrik, Büyükelçi'ye Gülen'den "çok etkilendiğini' anlattı ve Kazakistan'da Süleyman Demirel'in adı verilen bir üniversite dahil olmak üzere Gülen okullarının kalitesini övdü.

HK: Lütfen dikkat ediniz. Ülkemizde darbe yapmaya kalkan 240 vatandaşımızı şehit eden FETÖ ÖRGÜTÜ nü destekleyen hangi azınlıklar. EKÜMENİK PATRİKHANE…

12) Türkiye'de mevcut AKP-laik bölünmesi veri alındığında, herhangi bir İslami hareketin kendi amaçları konusunda temkinli konuşması şaşırtıcı olmamalı. Ne yazık ki bu durum, Türk toplumunda adeta bir refleks olan komplo teorilerine inanma eğilimini besliyor ve Gülen Hareketi'ne ilişkin kuşkuların üzerine de büyüteç tutuyor. Gülen'in amaç edindiği öne sürülen dinlerarası diyalog ve hoşgörüye söylenecek söz yok ama Gülen Hareketi'nin arkasında ABD hükümetinin olduğu iddialarında kaygı verici bazı yönler görüyoruz.'

ABD'nin Fethullah Gülen'e bakışını genel hatlarıyla yansıtan "KİŞİYE ÖZEL' bir diğer telgraf 11 Kasım 2003 tarihini taşıyor. Bu tarihte, Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Fethullah Gülen Davası'nın kesin hükme bağlanmasını 4616 sayılı Şartla Salıverme ve Dava ve Cezaların Ertelenmesi Yasası kapsamında beş yıl süreyle ertelemişti. Zaten dönemin Ankara Büyükelçisi W. Robert Pearson'ın yazdığı telgrafın başlığı da, "Türk Sivil Toplumu: İslamî lider Fethullah Gülen aleyhindeki hüküm ertelendi.' Pearson, Gülen'i şöyle tarif etmiş:

"1970'lerde işe başladığındaçok daha militan olan Gülen, ekümenik (evrensel) bir anlayışla ilgilendiğini iddia eden ama kökleri yoğun biçimde İslami olan bir ruhani liderdir. Bu hareket diğer İslami tarikatlar gibiçalışıyor ama nispeten daha hiyerarşik ve daha disiplinli. Gülen ve takipçileri, eski Cumhurbaşkanı Demirel ve baş-laikçimilliyetçi eski Başbakan Ecevit dahil olmak üzere kendi içindeçok geniş bir yelpazedeki Türk siyasetçileriyle iletişim halinde ve onlardan kamuoyu önünde

destek almış durumda.'

Bu telgrafın sonundaki "YORUM' bölümünü ise aynen aktarıyoruz:

"Her ne kadar, tecrübelerimize göre, bu hareket (Gülen Hareketi) Devlet'in baskısı altında gizemli bir hale geldiyse, temsilcileri bize karşı daha temkinli davranıyorsa ve dolayısıyla hedeflerini okumak daha zor oluyorsa da, devletin Gülen'e yönelik tacizi, bize bulanık ve keyfi şekilde yorumlanmış bir dizi delile dayalıymış gibi görünüyor. Ayrıca, daha militan İslamcıların Türkiye'deki bazı Gülen yapılanmalarına girdiklerini de tecrübe ettik. Ama Gülencilerle kapsamlı ve sürekli temaslarımıza dayanarak şu sonuca varıyoruz: Gülen'in yaklaşımı öylesine tedricî ve onun kurmayları militan olarak karalanmamak konusunda öylesine sakıngan ki, bu hareket Devlet'e karşı açık ve yakın bir tehlike oluşturmamaktadır.'

HK: Rapor da her ne kadar ABD nin FETÖ ÖRGÜTÜ nü desteklemediğini söylemiş olsada bu durum hiç de inandırıcı değil.

Çünkü..

* 2006 dan bu yana FETÖ LİDERİ Amerika da.

* Green Kart sahibi.

* TÜRK MİLLETİ nin parası olan ve HİMMET adı altında topladığı 25 milyar dolarlık şahsi serveti Amerikan bankasında.

Durum ABD açısından hiç iyi görünmüyor. ABD Türkiye de DARBE yaparak yönetimi ele geçirmeye kalkan FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN LİDERİNİ hala bize teslim etmiş değil. Stratejik ortağımız bize ihanet etti. Artık kılıçlar çekildi. Bu saatten sonra da kanlanmadıkça kınlara girmeyecektir.

Bana göre ilk ve hızlı bir adım İNCİRLİK ÜSSÜNÜN ABD YE KAPANMAASI OLACAKTIR..

İkinci adım ise TÜRKİYE nin NATO dan ayrılması kararı olacaktır.

Bekleyip göreceğiz.

Kaynak:http://www.nasname.com/a/wikileaks-turkiye-belgeleri-abd-belgelerinde-fethullah-gulen

 

31.08.2016
Bu yazı 750 defa okundu.

Diğer Yazıları