YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

UNUTULANLAR… UNUTTUKLARIMIZ…. ERTUĞRUL FIRKATEYNİ -3-

( 6 Haziran 2017'den devam)

Bahriye Mektebi'ni bitiren öğrencilerin denizde daha iyi yetiştirilmeleri için, donanmadan uygun bir talim gemisi ile Hind-i Çin ve Japon denizlerine gönderilmek istenmesi üzerine bu iş için ahşap Ertuğrul Fırkateyni'nin elverişli olduğu ve Mart sonunda yola çıkarılmasının uygun olacağı 21 Şubat 1888 tarihli tezkere ile bildirilmiştir.

C. YAZIŞMALAR

Meselenin aslı şu idi; Mikado'nun amcası, 1887 senesinde İstanbul'a gelmişti. Padişah bu ziyarete karşılık vermek istiyordu. Padişah'ın Mikado'ya hediyelerini götürecek olan bir harp gemisi ile o yıl Mekteb-i Bahriye'den mezun olanların bilgi ve becerilerini artırmaları uygun görülmüştü. Bunun devletin idare kademesince de onaylandığını Sadrazam Kamil Paşa'nın 14 Şubat 1889 tarihli tezkeresinden öğreniyoruz. Kamil Paşa, Bahriye Nezareti'nden eldeki harp gemilerinden hangisinin eğitim gemisi olarak seçileceği ve hangi mevsimde yola çıkarılmasının uygun olacağı hakkında bilgi istemiştir. Bunun üzerine Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa tarafından yazılan 25 Şubat 1889 tarihli tezkerede Ertuğrul Fırkateyni'nin bu işe uygun olduğu, gerekli tamiratın yapıldığı, mevsim olarak da Mart ayı sonunda yola çıkarılabileceği bildirilmiştir. Kamil Paşa'nın 26 Şubat 1889 tarihli Sadaret tezke¬resinden öğrendiğimize göre, Bahriye Nezareti cevap olarak, daha önce de, Mekteb-i Bahriye'den mezun olan talebenin öğrendiklerini uygulayabilmeleri için Mehmet Selim Fırkateyn-i Hümayunu'nun eğitim gemisi olarak kullanıldığını ve Bahr-i Sefid'de bulunduğunu örnek olarak göstermiş ve bahriye talebelerinin bu kez Hind, Çin ve Japonya taraflarına gönderilmesi için ahşap Ertuğrul Fırkateyni'nin seçildiğini, yola çıkış tarihinin de Mart sonu olarak belirlendiğini bildirmiştir. Ayrıca daha önceleri de 1863'te Hüdavendigar Okul Gemisi'nin Trablus ve Tunus'a, 1873'te de Muhbir-i Sürür Fırkateyni'nin Basra'ya gittiği göz önüne alınmalıydı.

Buna karşılık Sadaret makamından gönderilen l Nisan 1889 tarihli tezkerede, belirtilen geminin ve mevsimin uygun olduğu, Padişah tarafından Japonya İmparatoru'na gönderilecek olan hediyeler ve İmtiyaz Nişanı'nın firkateyn komutanı ile ulaştırılacağından komutanın dil bilmesi gerektiği belirtiliyordu. Bunun üzerine Bahriye Nezareti, 6 Nisan 1889 tarihli tezkeresinde;

Padişah'ın gönderdiği nişanı takdim etmek görevine ve gemi komutanlığına birkaç dil bilen ve denizcilikte yetenekli olan Osman Bey'in atanmasına,

Yolculuk sırasındaki masraflar ve subayların ailelerinin geçimini sağlamak için 12.000 kuruşun tahsisine,

Yirmi kişiden oluşan mızıka bandosunun bulundurulmasına,

Komutana kendisinin ve subayların davranışlarına ve yolculuğa dair (nerelere uğranılacağı vs. gibi) talimat gönderildiği bildiriliyordu.

Bu talimat Bahriye Nezareti tarafından Ertuğrul Fırkateyni komutanına hitaben yazılmıştı ve on bir maddeden oluşuyordu. Geminin uğrayacağı yerler ile mürettebatın yapması gerekenler belirtiliyordu. Talimatın birinci maddesinde Ertuğrul'un yol güzergahı şöyledir:"Mezkur fırkateyn-i hümayun Dersaadet'ten hareketle Marmaris'e uğrayarak oradan Port Sait'e gidecek ve kanaldan ba'del-mürur icab eder ise Bahr-i Ahmer'e Cidde veya Kameron limanlarına dahi uğrayarak Aden'e muvasalatla oradan Bombay veya doğruca Serendib Adası'nda Kolombo'ya, Gale ve Trinkomali limanlarına gidecektir. Mahall-i mezkure Hindistan'ın meşhur iskelelerinden olmak hasebiyle burada görülmeye şayan olan mevaki ve mümkün olduğu halde istihkamat şakirdana gösterildikten ve icabı kadar aram edildikten sonra hareketle mevsim rüzgarları gözetilerek Hindistan'ın taraf-ı şarkisinde bulunan Madras, Pondişeri ve icabında Kalküta limanlarına dahi uğranılarak şayan-ı temaşa olan mahaller şakirdana gezdirilerek ve lüzumu kadar aram olunarak buradan dahi kıyam edildikten sonra Akyab nam limana teveccüh edilecek ve mahal-i mezkure muvasalatta dahi lüzumu görüldüğü kadar oturulduktan sonra kıyam ile Malaka Boğazı'na müteveccihen seyr ü hareket ve boğaz-ı mezkurda Penan ve Malaka ve Singapur limanları gibi meşhur limanlar görüldükten sonra cihet-i şimale teveccüh ile Saygon limanı dahi görülerek Çin'in meşhur iskelesi olan Hongkong limanına azimet olunacaktır. Burası Çin ikliminin en meşhur memleketi olmak hasebiyle me-vaki'-i mu'tena ve müstahkem görülüp icabı kadar aram edildikten sonra kıyam birle lüzumu görüldüğü ve heyet-i sefinece tensip kılındığı halde Svatov ve Amoy ve Şanghay limanlarına uğranılarak Çapon'da vaki' (Nagasaki) limanına teveccüh edilecek ve oradan da Çapon Devleti'nin makarr-ı hükümeti iskelesi olan Yokohama limanına azimet olunacak ve bi-mennihi teaia şehr-i Teşrin-i evvel'de Dersaadet'e avdet edilecektir. Mezkur limanlardan başka isimleri ta'dad olunmayan sair bir mahalle gidilmek ve bu limanlarda ne müddet durulmak veyahud hın-i hacette es-bab-ı mani'a-i bahriyye hayluletiyle zikr olunan mersaların bazısı terk olunmak veyahud havaların müddet-i medi-de muhalif gitmesi hasebiyle limanlarda mu'taddan ziyade durmak gibi hususat kumandan olan zatın heyet-i sefine ile bil-istişare vuku' bulacak karar ve tedbir-i makule menut olup ancak bu gibi halatın esbab-ı mucibe ve kavi-yesi sefine jurnaline dere ve tezbir edilerek Dersaadet'e hin-i muvasalatta Bahriye Nezaret-i Celilesine izahen arz ve beyan edilecektir".

11 Nisan 1889 tarihli tezkerede Sadrazam Kamil Paşa, yukarıdaki konulara ilişkin Padişah iradesinin çıktığını, ayrıca Fırkateynin eksiklerinin olup olmadığının tespitini, eğer varsa giderilmesini ve bir aksilik çıkmazsa Ramazan Bayramı'nın beşinci günü (4 Haziran 1889) hareket edileceğini, hareket gününe kadar da eksikliklerinin tamamlanıp hazırlanmasını emrediyordu. sürecek

07.06.2017
Bu yazı 283 defa okundu.

Diğer Yazıları