YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Halil Kanargı

UNUTULANLAR… UNUTTUKLARIMIZ…. ERTUĞRUL FIRKATEYNİ -5-

(8 Haziran 2017'den devam)

ERTUĞRUL FACİASI


Padişah II. Abdülhamit, Japon İmparatoru’nun ziyaretine karşılık olarak, 1889 yılında Osman Paşa’yı Japonya’ya elçi gönderdi. Bu, bir Türk elçisinin ilk Japonya ziyaretiydi. Ertuğrul gemisi, 11 aylık yolculuktan sonra 5 Haziran 1890’da Yokohama’ya vardı. Osman Paşa, Japon İmparatoru’na padişahın özel mektubuyla madalyasını iletti. Üç ay sonra da İstanbul’dan gelen emirle geriye dönüş hazırlıkları başladı.


Kumanozaki’ye kadar gelen ahşap gemi, 16 Eylül’de tayfuna yakalandı ve Oşima’daki Kaşinozaki fenerinin dibindeki kayalıklara bindirdi. Gemi battı, Osman Paşa dahil 587 asker şehit oldu. Hayatını kaybedenlerin cesetleri, Iwaşo’ya bakan bir tepeye defnedildi.

Olaydan bir süre sonra Japon genci Torajiro Yamada tarafından şehit yakınları ve kazazedeler için bir kampanya düzenlendi ve toplanan para, bu genç tarafından dönemin padişahına teslim edildi. Yardım paralarını teslim etmeye gidip uzun yıllar ülkesine dönmeyen Yamada, Türkiye’de ticaretle uğraştı, “halktan bir diplomat” gibi faaliyet gösterdi.

Japon-Türk ilişkilerinin temelini oluşturan Yamada, Oşima’ya şehitler için bir anıt dikilmesine de öncü oldu. Bu anıt önünde her yıl düzenli olarak yapılan anma törenlerine, Tokyo Büyükelçiliği Askeri Ataşesi de katılıyor. Bu ülke için hayatlarını feda eden ve bir eşi daha bulunamayan asil türk şehitleri ve gaziler hiç yokmuş gibi davranılırken bir şekilde ulusal kültür gurur ve kültür unutturulmuşken ve bu konuda her şey yapılırken adeta bu amaçla topraklarımızda yatan zamanın düşman askerlerinin cesetlerine ve mezarlarına gösterilen bu ilgi ve ihtimam ve saygı acaba neyi ifade ediyor unutulmaması gereken nokta o düşman askerlerinin ülkemize vatanı işgal etmek ve türk namusuna el uzatmak için salyalarını akıtarak geldikleri idi hiç te misafirliğe gelmemişlerdir ve örnek olarak Çankkale savaşlarına gönderilen İngiliz askerlerinin hatıralarını okuduğunuzda bu adamların ne iğrenç emellerle ve pis fikirle dolu olarak savaşa geldiklerini ve Gelibolu da kutsal şehitlerimizin fedakarlığı sayesinde bu acının yaşanmasının engellendiğini unutmayınız fırsat bulduğunuzda bu adamların hatıralarını oluyunuz mutlaka sakladıkları bir şey yok Düşman tarafa bu kadar saygıya gerek yoktur bu birazda bizim onlar karşısındaki genel eziklikten kaynakladığını düşünüyorum psikolojik olarak önce kendi şehitlerimiz ve hatıralarımız Boğaz açığında yatan düşman gemilerinin leşlerinden önce gelir önce Kahraman Türk gemilerinin hatıraları çıkarılmalıdır tarihimizde tam bir porl harbour olan ve Türk halkına unutturulmuş olan Navarin faciasından veya Çeşme faciasında batan kahraman ve gururlu gemilerimizden şehitlerin anısına herhangi bir hatıra çıkarılmamış ve bu olay kamuoyuna unutturulmuştur halbuki başta entrika uzmanı İngiliz ler ve fransızlarla Rusların uluslarası hukukun her maddesini ihlal eden dalavereleri /kalleşlikleri ile savaş ilan etmeden ateş açmalarını bu gün Türk genci hatırlamıyor ABD lilerin bir kere uğradığı Porl Harbour muhabbetini hepimize ezberletmesi hatırlanıyor eski Düşman tarafını unutup biraz da kendi insanımıza bakmalıyız nede olsa sömürge ülkelerinde yaptıkları gibi kendi tarihinin kültürünün unutturulduğu ve efendilerin kültürünün istek ve düşünceleri ile ideallerinin benimsetilip yabancılaştırıldığı basit ülkelerden olmak istenmezse Tanzimattan beri kök salan Cumhüriyet zamanında da yerini korumayı başarabilen sömürge aydını zihniyeti adeta bazı şeyleri unutturmaya çalışıyor  

 Mustafa Kemal Atatürk ün o yabancılar hakkındaki sözleri zamanın politik nedenleri ile diş siyaset adına söylenmiştir. Aynı Mustafa Kemal yabancı hayranlığını hayatı boyunca ülkemizde yasaklamıştı ne yazıkkı onun vefatından sonra hemen unutturulmuştur. Yabancı televizyon yayınları ve basınında belgeseller takip edildiğinde görülür ki onlar örneğin gelibolu daki savaşlarda bizimkiler onların askerlerine asillik ve şövelyelik yüklerken onlar tam tersine Türk tarafını hiç te övmüyorlar hiç bir yayında bügüne kadar Çankkale savaşları veya Gelibolu mücadelesinde Türk tarafının asalet ve şovalyelik hakkını teslim eden bir satır bulamadım bu bilinçli olarak yapılan ve kendi kültürlerini öne çıkaran bir harekettir
Büyük harp te Türk tarafının esirlerini İngilizler önce Mısır çöllerine sonra Burma vahşi ormanına ve Hindistan topraklarının bilinmeyen yerlerine sürmüşler bu insanlarımız dan herhangi bir iz de kalmamıştır

Bir zamanlar bir kurtuluş savaşı verilmişti kök salan müstemleke fikriyatının bunu hatırlamasına imkan yoktur

devam edecek

09.06.2017
Bu yazı 284 defa okundu.

Diğer Yazıları