YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

ALIN YAZISI

Bu bir kitap adı. Yazarı Huzurevinde yaşayan Ahmet Erdem. Kısacası Ahmet amca.

     Sadece 10 tane bastırabildiği kitabını eş dost okumak için alınca kendisinde bir tane kalmış.Bastıramadım parasızlıktan dedi. Ben bir kenara çekilip birkaç saat içinde okumuş iade etmiştim.  Bitirince gözyaşlarımı tutamamıştım. Yok öyle herşeye ağlamam ama aşkın yaşlandıkça vefaya dönüşme hali mi desem, hala kocasına aşık bir kadın mı desem? Benim sonum ne olacak mı desem.. desem ... desem...

Hikayemizin kahramanları, sapasağlam Ahmet amcamla dünyalar güzeli,felçli  eşi Aysel hanım. Onları tanımam bir öğle saatinde  Ahmet amcanın Aysel hanıma yemek yedirmesini görmemle basladı. Ahmet amca kaşıgı uzatıyor, Aysel hanım bir çocuk hırçınlıgında itiyor, mimikleriyle istemediğini belli ediyor, Ahmet amca “ bak bunu da ye başka vermeyecegim diyerek” ikna etmeye çalışıyordu. Yanımdaki hastabakıcıya çekinerek sordum  ? “ kim bunlar?”“Onlar, birbirine aşık karı koca, Ahmet amca yedirir. Eşi de ondan başkasının elinden yemez” dedi..Birkaç gün sonra aynı sahnenin benzeriyle karsılastım, bu kez Ahmet amca , su içiriyordu. Gizli gizli hem bakıyor hem görürlerse ayıp olacak diyerek gözlerimi kaçırıyordum. Birkaç göz temasından sonra tanıştık. Artık,

        Her ziyaretimde   konuşmasından bir şey anlamasam da -Ahmet amca tercümanlık yapiyordu- konuştugum bir arkadaşım vardı. Ben ona “ buranın  en güzel kadını sensin diyordum “ o da bana sarılıp , öperek bir çeşit teşekkür ediyordu. Nasıl olmuştu da Aysel hanım boyle olmuştu? Ahmet amca onu neden burada bakıyordu ? Ben sordum, O, hem kitabı özetlemiş oldu hem de sorularımı yanıtladı.

        Ahmet amca biraz kendinizden bahseder misiniz?

23.2.1948 yılında Sivas ili, Kangal ilçesi, kalkım köyünde dünyaya geldim. İlkokulu kendi köyümde bitirdikten sonra ,sivas imam hatip okuluna gittim.1968-69 yılında mezun oldum. 1970 yılında Erzurum  yuksek islam enst. Sınavlarına girdim kazandım. Okul bitince,Erzurum Müftülüğünde murakıp olarak göreve başladım.1976 yılında da Aydın Müftügüne murakıp olarak geldim. Aydında kurum değiştirdim. Tarım İl müdürlüğüne geçtim.Bundan sonra sırasıyla  Almanya’da,Kosavada, Suudi Arabistanda ve Brükselde çeşitli görevlerim nedeniyle bulundum. 2005 yılında Aydına emekli olarak geri döndüm.

  * Ahmet amca Aysel hanımla nasıl tanıştınız?

     Uzun hikaye. Bir orlon kazak sebep oldu. Birbirimi severek evlendik. Ve görevlerimde hep yanımda bulundu. Modern , sosyal kadındı. İki oğlumuz , gelinlerimiz, torunlarımız var Şükür Allahıma.

  *Aysel hanımın sorunu neymiş, nasıl başladı?

Biz emekliliğin tadını çıkaralım,gezelim tozalım derken,Aysel hanımda sık sık başdönmesi ve denge kaybı başladı. Önceleri önemsemedik. Sonra doktorlara gittik. ADÜ Beyin cerrahisi servisinde Omiriliğe çok yakın yerde çıban oldıgunu giderek büyüdüğünü ve ameliyat olazsa tüm vucudunun iflas edeceğini öğrendik. Ameliyata karar verdik. Aysel hanım yürüye yürüye girdiği ameliyatan ne yazık ki, konuşamaz, yuruyemez,felçli bir deri bir kemik çıktı. Eve getirdik.

•             Kim Baktı ?

•             Tabii ki ben. Eve dönünce görevim başlamıştı. Aysel hanıma hergün saat 7 den itibaren 2 saatte, bir bardak mama ile her saat 1 bardak su içerek beslendi. Günde üç defa vucudundaki yaraları temizliyor verilen merhemlerle yaralarını iyileştirmeye  çalışıyordum. Yaraları öyle derindi ki, kemikleri görünüyordu. Aysel hanımın acı çektiğini de gözyaşlarından anlıyordum.İdrar torbasını boşaltıyor, altını temizliyordum.

•             Buraya gelme kararını nasıl verdiniz ?

•             Aslında komşularımızın önerisiydi. Benim o halimi gördükçe huzurevini öneriyorlardı. Böylece ikimiz de geldik. Burda bakmaya devam ettim. Birkaç kez buradan acile zor yetiştirdik. Her seferinde bir öncekinde gü clü döndük. Buradaki fizik tedavi ve doktor kontrolleriyle  yürümeye başladı. Kimse anlama sa da ben anlıyorum dilinden.

•             BU kitabı neden yazdınız ?

•             Günümüzde kadına şiddet olayları çok arttı. İyi günde kötü günde diye başlayan beraberlikler de bakıyorum kısa zamanda boşanmalarla sonlanıyor. Gençler , özellikle erkeklere örnek olsun diye yazdım.

Kalemim mi tükendi yoksa kelimelerim mi bilmiyorum. Aysel hanımın dudaklarındaki gülümseme yüzüne, gözlerinin içine kadar gelmişti. Gülümsüyordu bana. Ahmet amcanın kolundan tuttu dogrulmaya çalıştı ve duvarda yapıştırılmış fotograflara bakıp birşeyler söyledi. Ahmet amca “ çocuklarını torunlarını anlatıyor dedi.Bu güzel iki insanın yanından ayrılırken;Ahmet amca  birgün kitabını basmak isteyecek bir gönüllü çıkabilir, kimbilir ? dedim sevindi.

           *Alin Yazısı Kitabını basımını üstlenecek sponsor aranıyor.

11.08.2016
Bu yazı 955 defa okundu.

Diğer Yazıları