YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

AŞKTI,AŞIKTIM,AŞIKTI- 2

 

  Hidayet Yetiştirme Yurdunda Büyümüştü...

.Akşamları yatakhanede bizimle kalan,belletmen öğretmenlerimizin,çay kahve yapmak için odalarında kullandıkları küçük tüplerinin bitmesini dört gözle beklerdik,çarşıya  tüp almaya gitmek gibi angarya bir iş, bizim için piyangonun çıkması gibiydi çünkü bu sayede çarşıya çıkabiliyorduk,okula çok yakın mesafede olan tüpçüden tüpü değiştirip gelmek,bayram etme sebebiydi....Öyle bir günde kesişti yolumuz Hidayet'le...Tüpçünün yan tarafındaki yapı malzemeleri satan dükkândaki getir götürcü çocukmuş,beni gelir geçerken görürmüş...Günlerden bir gün,elimizde doldurduğumuz tüple okula dönerken,meşhur ıslık melodisiyle uzun süre peşinizden yürümüş,yolun tenha olduğu bir anda önümüze geçip,bizi de durduru vermisti, o titreyen sesiyle" benimle arkadaş olur musun?"demişti....zarif,tatlı yüzünü görür görmez yüreğim pır pır etmişti ama hemen cevap verememiş düşünmek için süre istemistim, adettendi çok beğensen bile hemen olumlu cevap vermek ayıptı,daha önce kimseden teklif almamıştım ama büyük ablalardan bu işin etik kurallarını öğrenmiştim.

          Mis gibi bir Aydın akşam üzereydi,beni kendimden geçiren hayatımın ilk flört teklifini alarak,mutluluk içinde okuluma dönmüştüm....Yoğun ders saatleri, etütler, haftasonu üniversiteye hazırlık kursları..Bizim okulda adetti,lise sona gelince,o zamanların en prestijli dershanesi Konaklı'ya gidilir, Tıp lar, hukuklar, Eğitim fakülteleri, mühendislikler kazanılırdı... Aydın'ın en gözde okuydu Cumhuriyet Lisesi,herkes kaydolamazdı,özel çocukların,sınav kazanarak girebildiği bir okuldu,ben de kazandığım bir sınav sonucu başlamıştım bu okula,düşe kalka ortaokul ve liseyi tamamlamıştım,bugün bile devam ettirdiğim nice dostlukların,arkadaşlıkların temelini atmıştır o okul....Hidayet ve ağabeyi,çok küçük yaşlardan beri,benim daha önce varlığından bile haberdar olmadığım yetiştirme yurduna verilmisler. Babaları onlar çok küçükken ölünce,anne başka bir evlilik yapmış, İzmir,e yerleşmiş çocukları yurda vermiş ,ağabeyi on sekiz yaşını doldurduğu için yurttan çıkarılmış, Aydın'da küçük bir evde bir kaç arkadaşıyla birlikte yaşamaktaymış.Hidayet ortaokulu bitirmiş,lise ye devam etmemis, henüz on sekizine gelmediği için yurtta kalmaya devam ediyormuş.ona,yurt tarafından bulunan işte çalışıyormuş.....

              Günler öncesinden,o hafta sonu dershane çıkışında hep birlikte sinemaya gitmeye karar verdik..Nigar Hanıma gidip,izin istememiz gerekiyordu,Havva Hocamızın yıllardan beri,bizi yurtca götürdüğü sinema için izni kopardık çok zor olmadı lise son olmanın bazı avantajları hoş ayrıcalıkları vardı.Manastır' da yaşayan rahibeler misali çok katı kurallarla isleyen bir sistemi vardi okulun.Kızların,çarşı izinlerinde herhangi bir randevulaşma tehlikesine karşı,okulumuzun müdür yardımcıları pastane pastane dolaşır kontroller yaparlardı.Yücel bey,Niyazi bey,Mustafa bey ve daha ismini anımsayamadığım bir dolu müdür yardımcısının asli işlerinden di pastane baskınları...pastanede yakalananın vay haline....

   Salı günü buluşuyoruz...Sevgisiz kalmayalım.

05.01.2017
Bu yazı 1409 defa okundu.

Diğer Yazıları