YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

AYDIN LİSESİ 1973-74 ORKESTRASI

Hayatımızın ergenlikten sonra en güzel yıllarını kim anımsamaz ki... Alpayın Eylülde gel dediği gibi, Okulumuz, öğretmenlerimizi ve bizi çağırırdı . Biz de en güzel duygularla postane yolundan şimdiki okul yolundan koşarak giderdik.

     Bugün, Okul orkestrası ve okulun mezuniyet günlerini yazmak istiyorum.Çünkü,Ercüment Köybaşının İzmir kızlarağa hanında sahaflarda 1973-1974 yılından kalma AYDIN LİSESİ KONSERİ  davetiyesini  bulması ve o akıcı güzel uslubuyla yazdığı yayımlanan yazısı birkaç gün önce tekrar elime geçti.Tarihe tanıklık eden birkaç fotoğrafı da ekleyerek ben de katkıda bulunmak istiyorum. Ancak liseye gelmeden önce 1960 yıllarında müzik ve konservatuvaralar hakkında kısa bilgiyi yine yaşadıklarından bir örnekle aktarmak istiyorum. Bugün tv de her kanalda izlediğimiz  “o ses Türkiye “ gibi programlar yoktu. Konservatuvarlardan haberimiz olmazdı. Ankara radyosunda her c.tesi çocuk korosu olurdu. Öğretmen çocuklara ses eğitimi verirken ben de tekrarlardım. Sasay 12 de de yemek müziği verilerek klasik müzik yaygınlaştırılmaya çalışılırdı..

 60 lı yıllarda ilkokuldayken İzmir konservetuvarı yetenekli öğrencileri yakın ilin ilçelerindeki okullara gelerek seçerlerdi. Konservetuvar yatılıydı. Öğretmenim gelen hocaların yanında beni çağırdı ve bir şarkı söylememi istedi. İnsanın utanma duygusunun,” acaba beyenecekler mi ? ne derler düşüncesinin “ büyüdükçe geliştiğini sonra öğrendim. Gayet rahat söyledim sarkımı. Bana “ baban yarın okula gelsin dediler. Evde babama söyledim. Ama işinden fırsat bulup görüşmeye gidemedi.Belki de kasabada konservatunarda gidince karkıcı mı olacak sorusuna yanıt vermemek için gitmedi. Benim de ilk konservatuvar heyacanım hayal kırıklığı ile  sonuçlanmadı.. Bu hevesim hiç bitmedi. Sonra orta okulda öğretmenlerim okul gecelerinde şarkı söyletiyordu. Okulun bahçesine sıraların üstüne tahtalar konularak yapılan sahnenin dört tarafına dikilen direklere perdeler geçiriliyor, bir tarafı hareketli olan perdenin önüne tahta sandalyeler konuyordu. İlk sıra protokolun oluyordu.Olabildiği kadar çok sandalye sıralansa da birçok veli ayakta ya da yere oturarak seyrederdi oyunlarımızı. Oyunlar için sahne hazırlanırken ben şarkılar söylerdim. Bir keresinde” those were the days “parçasını söylemiştim. Mary Hopkins  ne zaman radyoda söylese duyduğum bu parçayı hızlıca yazar sonra mırıldanırdım. Orta okulda öğrendiğimiz  ingilizce yoktu ama kimse de bilmiyordu nasıl olsa... Şimdi cesaret edemem buna.

   1973 yılında Aydın lisesinde son sınıftaydım ve Germencikten de Aydına taşınmıştık. Artık trenle gidip gelmiyordum.Arkadaşlarımla, seçmeli derslerimden müzikle daha yakın olduğum yıllardı o yıllar.Yıl sonu için hazırlanmamız lazımdı. Müzik öğretmenlerimiz karı koca Zehra_Metin Aydın’dı. Zehra Hanım Orkestra ile ilgilenecek Metin Bey de koro çalıştıracaktı.Üç yıl piyanonun başına geçen metin beyden solfej derslerinde sesimin güzelliğini n dillendirilmesi hoşuma gidiyordu. Son sene  Zehra Hanım dersimize girdi. “Sen” dedi bana” hem koroda hem soloda olacaksın.” Seçilmek hoş bir duygu ya...pek gururlandım pek hoşuma gitti. Ders bitiminde koro çalışmalarımız olurdu.Cumhuriyetimizin de o yıl 50. Yılıydı. 10. Yıl marşımızı, Aydın Lisesi marşımızı mahalle mahalle söyledik. Koro arkadaşlarımız da hatırlar, Kemer mahallesinde, soğukkuyuda soğuk kış gününde ellerimizin donduğunu ...  Cumartesi günleri de orkestra çalışmalarımız devam ederdi.Saçlarımızın iki örgülü  giderdim okula. saçlarımı savurduğum okul içinde tek günüm orkestramızla  çalıştığım Cumartesi günüydü.

 Birol Kösemihaloğluile aynı sınıftaydık. Birol Ritm gitar çalardı  Teksitilden gelip giden arkadaşımız vardı Adı Haluktu. Haluk da gitar çalardı.Haluk ‘u mezuniyetten sonra  düğünlerde Tevfik Apaydın orkestrasında çalarken görmüştüm. Genç yaşta da kaybettik. Hüsnü Tanyeli  basgitarla gelirdi. Aydında klavye deyince ilk akla gelen isimdir İhsan Ertandı.İhsan halen Piyano ve orgla birçok yerde profosyonelce sahne alıyor. Ve Bateride Behiç Alparsa. TFT TRALLEİS Fotoğraf toplulugunun kurucu eğitmeni olarak Aydında aramızda.

           Biz iki solisttık. Şenay da aynı sınıftan arkadaşım dı. Çok da iyi anlaşırdık. Sadece dil derslerinde o almanca olduğu için ayrılırdık. Ve ayrıldığımızda o da Almanca öğretmeni olmak üzere Eğitim Ens. gitti.

             Müzik - Resim odalarımız  okul bahçesinde, dersliklerden uzakta yerdeydi. Kimseye zararımız dokunmazdı. Seçmeli derslerimizdendi . İki  derslik yanyana ve birkaç basamakla çıkıldıktan sonra  gri boyalı kapıları olan odalardı. içi keman, piyano,  ve bizim orkestra aletlerimiz,ses düzenegi ile dolu müzik odamızda   güle oynaya ama sıkı disiplinli çalışmalar yapıyorduk.  Bizi çalıştıran  bir ağbimiz vardı. Adı İnandı. Zehra hanımın dersi ya da işi olduğunda gelirdi.    Ses rengimize göre şarkılar seçilirdi.

             Konserimiz gündüz ve gece olarak iki bölümde olurdu. Gündüz konserlerimiz  üç kez olmuştu.. Konferans salonunda gerçekleşen  konserde tüm öğrenciler  bölüm bölüm alınırdı. Gecemizde ,

              İbrahim Etem Şehitoğlu, Garnizon komutanı,Milli eğitim Müdürü  o gün gelenlerden hatırladıklarımdı. En son sahneye çağırılmıştım. Hayallerimin gerçekleştiği andı. Gökyüzündeki yıldızlar alkışlarla yeryüzüne iniyordu. Her şarkıdan sonra daha da rahatlıyordum. Arkadaşlarımızla  o günün kutlamasını  yapamadık... yoktu çünkü oyle şeyler.. Ertesi gün öğretmenlerimiz teşekkür etti o kadar...

1973-74 yılından geriye fotoğraflar ve o gün davetiyesi  kaldı..

            **** Aydın Lisesi  Derneği Başkanımıza şu öneride bulundum.  1973-1974 yılında orkestrada görev alan sağ salim olan arkadaşlarımla bizi biraraya getirin size o günü tekrar yaşatalım.  Behiç ve  İhsan Aydında.Birol Antalyada, Şenay Balıkesirde. Telofonlarımızı verelim. Bize  müzik ve ses düzeneğiyle Haşim bey sponsor olsun.. Her yıl düzenlenen Aydın lisesiler pilav gününde  güzel bir an’a imza atalım.. Haber bekliyorum.. 

18.10.2016
Bu yazı 1239 defa okundu.

Diğer Yazıları