YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

AYDIN’LI YÖNETMEN, YAPIMCI ÖZDEMİR BİRSEL ...

   Aydın’da  yerel tarih çalışmaları Üniversitemizin öncülüğünde ve rehberliğinde alabildiğine büyük bir hızla devam etmektedir. Biz  mahalli araştırmacılar  akademik çerçevenin dışında popüler konuları gündeme getirmenin heyecanını taşırız her zaman. Ben bu çalışmalara  katkı koymak amacıyla Aydın’da yaşamış ve ülke çapında popüler olmuş kişileri sizlere tanıtmaya ve söz konusu kişilerin yaşamında Aydın’ın yerini, Aydın’daki yaşamlarını yazmaya  çalışacağım.

      Bu yazımda Türk sinemasının küçük hanımefendisi Belgin Doruk’tan, Kestelli ailesinden, Çörüş ailesinden ve Özdemir Birsel’den söz edecegim.Tabii geçen yazımda söz ettiğim Nazire teyzemden aldığım bilgilerden sonra sinemanın emektarı Kürt Hasanın anlattıkları ve Çörüş ailesinden aldığım bilgiler işiğinda...

          KÜRT HASAN ANLATIYOR,

      1950 yıllarının ortalarında aslen Aydın’lı, görev yeri Ankara olan genç bir hakim, İskenderun’a askere gider. Aynı yıllarda Bingöl’den bir genç de aynı yerde askerdir ve askeriyenin kantininde çalışmaktadır. Bir gün; Aydınlı subay hastalanır ve acil yardıma ihtiyaç duyulur. Kantinde çalışan görevli er yardıma koşar, baygın subayını faytonla hastaneye götürür. Subayımız, kendine geldiğinde üzerinde parası yoktur. Üstelik hastanede yattığı süre için de havlu, kolonya gibi.. ihtiyaçları vardır. Ailesine de bir telgraf yazmıştır. Bunları yardım eden erinden yerine getirmesini ister. Er istenileni yapar ve kantine döner.

Birkaç gün sonra kantine siyah renkli o yılların lüks arabalarından biri gelir. İçinden bir bey ve hanımefendi iner; askeri de alarak, o subayın yanına giderler. Aile, asker genc ile subay oğullarını kankardeşi görmek istediklerini söylerler. Böylece bir dostluk temeli atılır.

Subay genç, Hamdi Kestelli’dir ve İhsan Çörüş’ün gelecekteki damadıdır. Asker genç ise; şimdi satılık olan demiryolu kenarındaki, Taşdöner yada diğer adıyla Hisar sinemasının emektarı, inşaatından- satımına kadar orada çalışan, ekmeğini kazanan Hasan İnce’dir.

         ÇÖRÜŞ AİLESİ’NİN SİNEMA İLE İLGİSİ; TAŞDÖNER SİNEMASI,

            Belgin Doruk ve Çörüş Ailesi;

      Aydın Umurlu beldemizde Nigar, Bedia ve Belkıs Çallı kızkardeşler birbirinden güzel bey kızlarıdır. Emin Çakmar da bu kızların kardeşidir. Nigar hanım, Umurlu beylerinden olan İhsan Çörüş’le evlenir. Belkıs Hanım da İzmir’e gelin giderek, Neşet Birsel’e eş olur. İhsan ve Nigar Çörüş’ün iki kızı bir oğlu dünyaya gelir. Merih, Sanay ve Atalay isimleri verilir çocuklara… Neşet ve Belkıs Birsel’in de iki oğlu olur. Özdemir ve Nüzhet Birsel. İhsan Çörüş ile Neşet Birsel bacanaktır. Birsel Ailesinin sinemaya olan düşkünlüğü, İstanbul’da bu sektörde hızla ün kazanmaları, üstelik Hisar Film Şirketi’nin sahibi olmaları o günlerde sosyal hayatın bir parçası olan Aydın Hisar Sineması’nın yapılmasında önemli rol oynar. İhsan Çörüş’ün yeğeni o dönemin parti başkanı Doğan Çörüş’ün “Aydın’a Sinema yapalım “ teklifini teyze oğulları Atalay Çörüş’ü de ortak ederek gerçekleştirirler.

İşte, subay Hamdi Kestelli Merih Hanım’la, Teyzeoğlu Özdemir de Belgin Doruk’la evlenir./ikinci bölümde buluşmak üzere.....

18.11.2016
Bu yazı 1150 defa okundu.

Diğer Yazıları