YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

BAYRAMIN EN TATLI KADINI

Nerde o eski bayramlar başlıklı bir yazımda, annemin bayram tatlısı hazırlıklarını uzun uzun anlatmıştım. Evlendikten sonra ben de bu geleneğe uydum uydum uymasına da bayram tatlısının yanına  eşim  Hacı Velinin baklavasını da mutlaka gelitırdi.

Arefe günü bayram tatlımı almak üzere yağcılar içinde yürürken ne kadar değiştiğini hayretle izledim. İlk girişte güzelim sinema yok olmuş yerine alış veriş merkezi kurulmuş. Onun az ilerisinde otel vardı onun yerine tuhafiyeci mi desem penyeci mi desem açılmış. Kahveler kapanmış, git gide Atça helvacının önüne geldim. İşte 1905 yılından bu yana devam eden bir yağcılar içi işletme dedim. Az ilerisinde yine üç nesil süregelen değişmez Hacı Veli tahin helva, tatlıcısının vitrininin gerisinde saçlarını toplamış gözlüğünü takmış gülümseyen yüz ifadesiyle tatlı satıcı yapan ,tatlıyı paketleyen kadını gördüm.Uzaktan, haberi olmadan bir fotoğrafını çekmek üzere çantamı karıştırdım. Telefonumu buldum. Ve çektim.

Yanına gidip beni fark edinceye kadar gözümün önünden anılar kelebek  gibi ucuştu.

Bu fotoğraf karesinde yaşasaydı Aydın Sandıklılı olacaktı. Aydın Sandıklılı Eşim (Mustafa ) nın ve benim de arkadaşımdı. Ama eşimle çok güzel arkadaşlığı vardı. Aydın Sandıklılının dükkanının önü onların buluşma yeriydi. Bayram oncesi de yardım ettikleri yerdi. Onların arkadaşlıkları dükkanın önünde kalmaz evlerde eşlerle devam ederdi. Aydın Sandıklılı Adı gibi güzel adamdı. Aramızdan erken ayrıldı.Doyamamıştık kendisine.Geride harika iki evlatla bir de eş bırakmıştı.

Denizhan la yollarımız Cumhuriyet lisesinde öğretmenler odasında kesişti. Öğrencilere karşı cömertliği, arkadaşlarına karşı saygısı ve neşesiyle çok sevilenler arasında oldu hep. O günlerde rehber öğretmeni yoktu okullarda. Branş öğretmenleri aynı zamanda rehberlik yapardı. Bu da öğrencilerimizle aramızdaki bağı güçlendirirdi.Denizhan’a ayrıca kol çalışması da verilirdi. “Sosyal yardımlaşma ve dayanışma Kolu” bu kol ihtiyaç sahibi öğrencilerimiz için yemekler çaylar düzenlerdi. Yetmeyeni de cebinden verirdi. Kimse duymaz bilmezdi. Bayramlarda bir tepsi baklavamız gelir neşe içinde yerdik. Beni en çok etkileyen nedir biliyor müsünüz ?O günler kaloriferli değildi evlerimiz. Çocuklar küçük ve sobalı bir göz odada oturur sobamızı kendimiz yakardık. O da yetmiyormuş gibi oturmaya giderdik. Denizhan gibi çocuklar da çok severdi misafirleri. Gitmek üzere ayağa kalktığımızda İdil ( küçük kızımız,O şimdi anne ) koşarak kapıya gider. Kollarını açar. “ati yok ,ati yok diyerek tekrar oturmamızı isterdi.

Ve Denizhan beni fark etti. İşine devam etti. Çünkü  müşteri bekletilmezdi. Gülerek “Havvacım Fen bilgisi öğretmenliğinden sonra işim bu “dedi. Üç tarafı tezgah olan dükkanın içi ekmek parası için çalışanlarla doluydu. Duvarda Üç neslin fotoğrafı gururla bakıyordu  Denizhan’a. Çalışkan ,çalışanları bir arada tutan işinin başındaki bu kadına ben de sevgi ve saygıyla baktım.

Denizhan’la çok gazete dergi röportaj yaptı ,yazdı çizdi. AYTO daki yeri ,İş kadınları Dernegindeki çalışmaları ve diğerleri.. Birgün karşılaştığımızda ticarete nasıl başladıgını şu özet cümlelerle anlattı. 

 “ Ben ticaretten anlamam. Eşimi kaybedince işyerini kapatmayı düşündüm. Çalışan cocukları toplayıp konuşma kararımı bildirecegim ama ne kelime? her kelime boğazımda düğümleniyordu. onların işsiz kalmaları içime sinmedi. Her biri eşimin eli kolu çocuklarıydı. Biz bunu yapabilir miyiz ? Yürütebilir misiniz ? “dedim. Evet dediler ve başladım ve onlardan çok şey öğrendim.

Ben Deniz ve Deniz gibi kadınlara hayranım. Ayakta kalan ,yılmayan, başkasına faydası olan, çalışkan üretken kadınlara…

Hem cinslerim hepiniz çok tatlısınız, çok şekersiniz  ama baklava satan Denizhan,BU BAYRAMIN EN TATLI KADINIYDI. Benim için.

 

20.07.2016
Bu yazı 1063 defa okundu.

Diğer Yazıları