YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

ÇEYİZİMİZ SÜMERBANKTAN

Bir kaç gün önce temizlik yaparken elime geçen bir naylon poşetin anımsattıklarını aktarmak istiyorum. Poşette Sümerbank Yeni Çizgi, altında Klasik giyim yazıyordu. Kaç sene öncesinden  kalma bu poşetten,  bir  gömlek düştü anılarıma...

     19 75 yılında yağcılar içinde ilk yerinde ( Defacto)   Sümerbenk satış mağazası artık ihtiyaca yanıt vermiyordu . Alt katta halılar,yemek takımları, üst kattaki vitrininde mankenler, mankenlerin üzerinde  basmalar, takım elbiseler alıcılarıyla buluşuyordu.

         Basma , pazen deyince tabii ilk akla gelen yerdi Sümerbank.   Çiçekli desenleriyle yakınımızdaki dokuma fabrikasından geliyordu.Elbiseler, gecelikler dikiliyordu. Yıllar sonra moda olan, dizilerde sıkça gösterilen erkek çizgili pijamalar evlerimize o günlerde mutlaka giriyor, babalarımız göbeginin üstüne kadar çekiyor, üst kısmını dışarı sarkıtarak göbeğini kamufle ediyordu.

        Henüz hazır çocuk bezleriyle tanışılmamıştı. Çocuklarımızın poposu pişik olmasın diye en yumuşak bezler aranıyor. Mermerşahin denilen kumaştan alt bezleri dikiliyor. Büyüdükçe bezlerin kalınlığı ya da çeşidi artıyordu..  Beyaz mermerşahin ya da alt bezleri beyaz olup, sadece sabun ile kaynatılır kar gibi kurutulmak üzere asılırdı. Damgası olmasa da bilinirdi Sümerbanktan alındığı.

 Birçok resmi daire ve şirket  Sümerbankta kullanılmak üzere kıyafet parası ya da  çeki veriyordu çalışanına. Mesela (Münevver Çetin) teyzem Erbeyli İncir İşletmesinde çalışıyordu. Ona verilen  ikramiye, giyim yardımı sümerbank çekini burada kullanıyordu. Çok özenirdim ...

      Sümerbank satış mağazası daha da genişletildi. Şimdi  Z.... alışveriş merkezinin  yerinde de hizmet veriyordu. Artık ne ararsan vardı. Çarşaflar, gömlekler, kumaşlar, ayakkabılar, yolluklar, yemek takımları...

   Bir söz vardır bilirsiniz “kız beşikte çeyiz sandıkta “ diye..Annelerimiz İncir işleri biter bitmez, tüccardan ya da Tarişden aldığı parayla kızının çeyizi için bir şey mutlaka alırlar. Çocukken sandığa konabilecek olanlar büyüdükçe eşyalar..

     1976 yılında  illaki yemek takımı alınacaktı. Gittik iki altışar kişilikten bilmem kaç tane tabak aldık. Altı kişilik olduğundan iki çorba kasesi, dort sosluklu samanlar içinde yemek takımı yıllarca o köşe senin bu köşe benim evin köşelerinde bekledi, anneme göre saklandı durdu...hala kırılmayanları var.. güllü ve güzel . İçinde kahve takımı olanından almamışız.. Fincan biriktirirken farkettim.

      Bugün ne kadar hikayesi olan Sümerbank fincanı varsa onları da çıkarttım. Altın yaldızlı,bordo kenarlı , ince porselenli üzerinde R.K işlemeli Royal serisi  (ihraç) ,Üstünde küpeli çiçeğinin olduğu Yedieylül Öğretmenlerinden İlhan Kışanının dudak kenarı siyah çizgili fincanı,Rahmetli yengemin kızı Sevinç Erkan için aldığı, ortası boğumlu farklı bir fincan modeli, ve arkadaşım Bihter Bilirin Balıkesir'de Sümerbank müdürlüğü yapmış babası Necmettin Oraldan kalan daha da güzeli yemek takımıyla kızına hediye ettiği fincanlar...Onlarla zaman zaman  mercanköşklü kahveler içtim. Her içişimde kimbilir kimlerin dudakları değdi, kimler niyet tutup fal kapattı diye düşündüm ve gülümsedim.Bizim Nazilli de porselen üretimi yoktu.Nazilli dokuma üzerine gelişmişti.. Eee Aydınımız da maşallah Adanadan sonra pamuk merkeziydi. Hanginiz hatırlamaz demiryolunun  paralelinde Kipanın olduğu alanlarda günlerce bekleyen pamuk dolu traktörleri.?

 Atatürk’ün kurduğu ilk fabrika Nazilli Sümerbank fabrikası, modern yapısıyla Cumhuriyet döneminin aydınlığını temsil ediyordu. İçinde çocuk kreşinin bulunduğu, işçilerin  fabrikaya geliş gidişini kolaylaştıracak gıdı gıdı trenine kadar her şey  düşünülmüştü ve o günün sosyal hayatını anlatan içinde Cumhuriyet balolarının yapıldığı  salonu havuzlu çiçekli bahçesi de vardı.   Kapanmadan bir iki kez görme fırsatım olmuştu.Şimdi ne mi oldu ? tarih oldu ..

 Müze kurup yaşatmak isteyen başta Nazilli Belediye Başkanım, Haluk Alıcık, Adnan Menderes Üniversitesinden Araştırma görevlisi Mükerrem Kürüm, Mimar Tüzel Ataş Künkçü özverili çalıştılar doğrusu. O yılların tozları üzerine birikmiş makinaları yılmadan temizlediler . Bu konuda emeği olan  tüm çalışan emekçilere teşekkür ederim.Gıdı gıdı trenden sonra umarım Basma fabrikası müzesi de açılır. Bu arada Sümerbank ‘a ait bazı eşyalar, kalıplar, objeler Bilal Ağa kültür evinde sergilenmekte.Benim de bazı objelerle katkıda bulunduğum Kültür evinde 1974 yılında Kuşadası Sümerbank mağazasından satın aldığım vazo da bulunmakta..

        Havva Çetintürk

09.08.2016
Bu yazı 2742 defa okundu.

Diğer Yazıları