YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

ÇOCUK GELİN ANLATIYOR..

           Hala içim titrer bu anımda... Bir insan babasından nasıl nefret eder, çocuk yaşta evlendirildiğinde kocasını sevmeyince nasıl tecavüze uğrar, o tecavüz sonunda nasıl çocukları olur onları bağrına basar..

           Onu tekrar görmeye gittiğimde artık yoktu... kızı almış götürmüştü. Adı Fatma değil tabii ki.. hikaye gercek.

          Onunla bir şehrin huzurevinde karşılaştım.  Huzurevinin bahçesindeki elma ağacının  altında  arkadaşına ramazan tebriğine gitmiştim. Hastane arkadaşım olan arkadaşıyla sohbete başladığımda o , memnuniyetsiz bir ifadeyle bana baktı. Orada bulunduğum surenin yarısında  konuşmayı çok seven teyzenin tam tersi o, konuşmaktan kaçıyordu. Bu süre boyunca göz ucuyla bakışmalarımız  oldu .Sonunda , arkadaşına sordu; “kim bu kadın ?”  Elini avuçlarımın arasına aldım, öptüm. “ Adım Havva.” Adımı yaşlılar çok sever. O da sevmiş olmalı ki “Havva anamızın adı” diyerek karşılık verdi. Doğu şivesiyle sesini alçaltarak konuştuğundan  konuşmasını anlamakta zorlanıyordum. Arada çok konuşan teyze  tercümanlık yapıyor hatta onun yerine konuşuyordu. Sevimli teyzemle  aramızdaki  buz gibi  hava  gitmiş yerini  samimi bir sohbet almıştı.Sırf laf olsun diye sordum ilk sorumu

              -Teyze, kızın var mı ? Sanki bu sorumu bekliyormuşcasına  

              - Var. Kızımda oğlumda  var. Onlar buraya bıraktılar beni. Bizde, huzurevine bırakmak çok ayıptır. Küsüm onlara . Ama gelip çıkaracaklarını söylüyorlar.Bir kan davası yüzünden devlet korumasındayım.

               Hikaye çok ilgimi çekti. Kimliğini açıklamamak şartı ile  hayatını anlatabileceğini söyledi.

               Fatma teyze,Bitlis’in bir köyünde doğmuş . Aynı gün Amcasının da bir oğlu olmuş. Ailede sözü geçen babaanne iki kardeş çocuğunu o gün beşik kertmesi yapmış. Evin tek çocuğu olan  Fatma  Teyzeyi  annesi yememiş yedirmiş giymemiş giydirmiş ta ki Bitls merkezde hoca olan dayısı yanına almak isteyinceye kadar.Dayısı evliyken  küçük bir kıza tacizde bulunmuş hatta kaçırmış. Sonra o kız da dayısının yanından kaçmış. Dayısını kimse sevmezmiş.Fakat babası ne hikmetse dayısının yanında namaz niyaz öğrensin diye vermiş Fatma teyzeyi. Fatma teyzemin Oniki yaşına geldiğinde beşik kertmesi  hastalanmış. Beşik kertmesinin ismi Şivan’miş. Şivan’ı  Bitlise hastaneye getirmişler.Hastanede yatmış.  Doktorlar tifo olduğunu söyleyip birkaç gün sonra taburcu etmişler. Köye dönen nişanlısına bakmak üzere Fatma  Teyzeyi  Bitlisten annesi almış köye getirmiş.       Daha çocuk yaşta amcasının evinde evleneceği adamın iyileşeceğini düşünerek bir süre kalmış. Birgün annesi gelmiş ve kızıyla başbaşa iken  nişanlısının öleceğini söylemiş.. Bunu anlatırken giysisinin düğmelerini açmış, kızının elini göğsüne koymuş, yeşil bir yprak alıp yaprağı da kalbinin üzerine bastırmış.. Fatma. Teyze henüz on üçünde  nişanlısını  son yolculuğuna uğurlamış.

               Birkaç gün sonra babası kızını beeşik kertmesinin evinden alıp  götürmek istemiş. Amcası; benim bir oğlum daha var onunla evlendirelim diyerek vermek istememiş.  Babası bu teklifi  kabul etmeyince  iki kardeş arasına küslük girmiş...

               Babasının başka planları varmış. Kızını başka bir köyden yaşça kendine yakın bir adama vermiş.Ben ona söz verdim diyerek nal demiş mıh dememiş. Köylüler “ sen Muhtarsın, zengin varlıklısın gel verme bu adama deseler  de baba inatla vereceğini söylemiş. Onüçündeki Fatma teyzeyi eşeğe bindirip diğer köye götürmüş.Adama teslim etmiş. Ancak bir şartı varmış onu da arkadaşına söylemiş.: “Kızıma  bir yıl el sürmeyeceksin , dokunmayacaksın “

              Yüzünü bile görmediği adama gelin giden kız , adamın  annesine yakın bir evde hapsedilmiş.Zaman zaman ekmek su getiren kocasından ve kayınvalidesinden başka hiç kimseyi görmemiş.Kocasını da sevememiş.  Bir yıl çabuk geçmiş. On dördünde evden gelin olarak çıkmış. Az konuşması ondanmış.Konuşmazmış gelinler. Daha ilk günden   yaşını, hareketlerini ,tipini sevmediği kocasından önce azar, hakaret görmüş. Onun bu sözlü tacizleri Fatma teyzeyi kocasından  hergün daha da uzaklaştırmış. O uzaklaştıkça bu kez   tecavüze uğramış. Öyle ki, bazen ellerini bağlamış kocası. Bazen dayak atmış... Ama her seferinde  sahip olmuş.” Şerefsiz” dedi kocasına. Ve kocası üç sene önce kan davasından öldürülmüş.Köyde başına birşey gelmesin diye devley koruma altına almış.

              Anlatmasını bitirince şu soruyu sordu bana   ” bu baba affedilir mi ?” dondum kaldım.

             Yanıtlamak yerine aptalca aklıma gelen ilk soruyu sordum:”Çocukların o adamdan mı?”Elbette o adamdandı. Aslında sormak istediğim ve hala aklıma takılan soru şuydu? Hamile kaldıgında ne hissettin?

             Bu yaşanmış hikayenin devamını anlatacaktı ama ezan okundu. F. Teyze’ye “hadi orucunu aç “dedim. Ben  kayıt cihazımı kapatırken F.teyze yemekhaneye doğru gitti.

24.11.2016
Bu yazı 1242 defa okundu.

Diğer Yazıları