YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

CUMHURİYET KADINI

Bir kaç ay önce Rehber arkadaşım Ergül  Kocamaz, “Havvacığım  senden bir ricam olacak. Kuşadasın'da yaşayan Müjgan Şavkay hanım Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkan yardımcılarından ... Beyle görüşmek üzere geliyor. Kendisine ben eşlik edecektim ama  değişen programım neticesinde tura çıkmam gerekiyor. Onu karşılar mısın? Sorusunu sordu... Müjgan hanımın  Kuakmerdeki  konuşmasını okumuştum. Kitabı olan  konuşmalarıyla herkesi hayran bırakan bir kadına eşlik etmek üzere arkadaşımın beni uygun görmesi inanın beni çok mutlu etmişti.

Arkadaşımın verdiği küçük ön bilginin içinde Tuğrul Şavkay'ın annesi cümlesi  beni 1990 lı yıllara götürdü. O yıllar her eve gazete girerdi.  Hatta okullarımıza da.. gazetelerin Turizm köşesinde Tuğrul Şavkay'dan bir bölüm olurdu.Turizmci bir babanın oğlu, turizimci  Türkiye'nin ilk  gürmesi , iyi bir gazeteciydi. Türkiye'nin dört bir ilinden  gelen gazetecilerimizi ağırlarken,  yazımızla ve anarak  Aydınlı Tuğrul beyi de konuk etmiş olalım. Tuğrul Bey’in  Aydın Zeytinyağını ve zeytinini tüm dünyaya duyurmak için  çalışan gazeteciydi. Bununla ilgili hatırladığım kadarıyla çeşitli ulusal ve uluslararası ödüller de almıştı.

      1951 yılında Nazillide doğan Tuğrul Bey Galatasaray Lisesi Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenimini tamamlamış Yüksek lisasn ve doktoralarını yurt dışında üniversitelerde tamamlamış.  Beş yıl boyunca Birleşmiş Milletlere Bağlı Uluslararası Zeytinyağı Konseyinin tanıtım programlarlarında görev almış. İste bu bile Tuğrul Şavkayı sayfalarca yazmam için yeterli sebep değil mi ?  2003 yılında Aydının ve Türkiye'nin tanıtımı için verdiği mücadele hayattan ayrılarak sona erdi.

     Annesi  Müjgan hanım 89 yaşında  birçok gençten daha genç olan geleceğe dönük projelerini Aydın Belediyesine sunmaya gelmiş. Kuşadası'nda yaşayan Müjgan hanımı  sarı  bir taksi getirdi. İçinden   şapkalı , beyaz etekli , çiçek desenli ceketli, bileklerini kapatan zarif ayakkabısıyla  bir kadın indi.onu gördüğümde  tüm kadınların söyleyebileceği şu cümleyi  söyledim. “ Allahım 89 yaşımda ben de Müjgan hanım gibi olayım. Bastonuyla yürümeye başladı. Koştum kendimi tanıttım ve kolumu uzattım. Reddetmedi. Belediyeden koşup tekerlekli sandalye  getirdiler.  Ama o binmeyi reddetti. “Yürürüm”  dedi. Asansörle çıkarken yüzüne baktım. Çok ferah ,temiz bir o kadar da yaşanmışlığı anlatıyordu. Bizi  randevusu olan yetkiliye götürdüler.

       Mujgan hanım” yaşım 89 ama beynim hala dinç. Birçok projem var Kuşadası için onları size sunmaya geldim.Gerçekleşmesini isterim dedi kendini tanıttıktan sonra. Kitabını ve notlarını aldığı kağıtları çıkarttı eline aldı.

       Kuşadası su altı milli park olmalı dedi. İlk milli parkın Kızıldenizde olduğunu artık buranın da su altı milli park zamanının geldiğinden söz etti.Tratarlar dedi. Yok edilmeli. Ege de balık olmamasının nedeni Tratarlardır.

       Ölen ve yaşayan şehirler vardır eskiden zeytinyağı fuarı düzenleniyordu ? Alıcı ve satıcıların biraraya geldiği,ticaretin yapıldığı fuarlar yapılıyordu bu şehirde yaşıyordu..

       Müzik yarışması yapılıyordu. Yaşayan şehirde .şimdi öldü.

      Miss Bellissima güzellik yarışması yapılıyordu. Şimdi yapılmıyor..

     Kuşadası Akdeniz otelinin sahibi Hümeyra-Halil Özbaşların Macera adlı teknesine bütün dünyadan bilim adamları sanayiciler gelir ağırlanır gezdirilirdi. Para yoktu.. tanıtım vardı.

    Sakız adası yandığında Kuşadasında üç tane sakız ağacı vardı. Bizde fıstık çamı çok. Delicelere sakız ağacı aşılatarak sakız ağaçlarını çoğaltmalıyız..

     Komşu ülkelerimizin turistlik şehirleriyle sürekli gidip gelebilmeliyiz..

Onun önerileri karşısında odada bulunan biz gençler donup kaldık. Kuşadası hakkında yeterli bilgiye sahip olmamanın mahcupluğunu yaşadı yetkililer. Kitabını çıkarttı. Bu kitap Kuşadası'nı anlatır dedi. Geçmişten günümüze kadar . Ben yazdım... Kitabını zarifçe uzattı. Teşekkür etti. Bir çay bile içmedi. Sadece bir bardak su rica ediyorum dedi zarif kadın.

     Görevli saygıyla kalktı, arabası yoksa ulaşımını sağlamayı teklif etti. Müjgan hanım teşekkür etti .Hatıra fotoğrafından sonra sarı taksiye binip, Kuşadası'na doğru yola çıktı.

 

27.10.2016
Bu yazı 2112 defa okundu.

Diğer Yazıları