YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

GAZİANTEP’te ÇİNGENE KIZ AĞLIYOR!

Bir düğün düşünün, herkes mutlu...

     Bir okul bahçesi düşünün , çocukların koşup oynadığı , kardeşliğin temelinin atıldığı yer. Üstelik din dil ırk nedir tanımadan bilmeden tohumların yeşerdiği bahçe...

    Ve bir düğünde bir araya gelmiş onlarca insanları düşünün..

 bir çocuk tarafından öldürülmesini, katliamı düşünün...

    Olamaz diyorum. Olamaz..

 Gaziantep’e iki kez gittim. Belki de o okulun bahçesinde gezdim. O insanlardan birini tanıyorum.

Tanımasam da o hayatlardan bir çığlık kalbime yerleşti.Yazmalıyım dedim.Nasıl güzel bir şehirdin Gaziantep yazmalıyım.

********Birkaç yıl önce Gaziantep'teydim. Gaziantep, Türkiye'nin beşinci büyük şehriymiş. Kimi yemek için kimi içmek, kimi yatmak kimi de müze için  gezermiş. Kimi düğün, kimi dernek, kimi sanat, kimi din, kimi teknoloji dermiş. Bizim ilk dediğimiz ; “Aç gezilmez ki..”oldu.. tam da öğle saatiydi; girdik Fetullah Usta’ya… Masaya oturduğunuzda, adettenmiş soğuk  yöresel  çorba getirdiler. Aydın’da mis gibi Karacasu pidesi varken lahmacunu hiç tercih etmedim. İlk lahmacun denemem diyebilirim. Afiyetle bitirdim..  Alinazik istemiştim; çok beğendim.  Baklavası ise nefisdi… Akşam tekrar yeme kararıyla tatlı tabağından ayrılabildim. Demek ki her yemek kendi bölgesinde yapılınca güzel oluyor görüşüme katılan  Emine Göğüş, Eski bir Antep evini değerlendirerek Türkiye’nin ilk “MUTFAK MÜZESİNİ ” açmış. Mutfak malzemeleri, sofra düzeni, yöreye özgü kullanım ve nineden toruna öğretiliş şekilleri, baharatlar, salçalar,  bu müzede sergileniyordu.

Gap gezisine Müzeleri görmek için çıkmıştım. Şehirlerde Kent müzeleri, bir de arkeoloji müzeleri olur sanıyordum. Bu kadar müze olacağını düşünmemiştim. Ne bileyim Aydın’da bir tane ya.. herhalde ondan! Birkaçını detaya girmeden Aydınlılara fikir açısından yazıyorum.

Aydın’da yıkılacak durumda hamamlarımız var! Bekliyoruz! Neyi ve kimi bekliyoruz? Tartışılır. Antep napmış? Naib Hamamı’nı restore  edip, müze haline getirmiş. Bir de seyirlik yapmış önüne; şehre tepeden bakıyorsunuz. İçerde  Osmanlı hamam geleneğinin  günümüze kadar taşınmışlığını bize yansıtıyor objelerle.

Kent Müzesi harika; Beyazhan, kent müzesine dönüştürülmüş. Gaziantep’in, turizmi, ekonomisi, turistlik mekanları, hayvanat bahçesi, şehrin kültürü, kahramanlığı, eserleri, mahalleleri, siyasileri, belediye başkanları  herşey ama herşey, ziyaretçilerine yaşayarak, görerek, hissederek detaylıca  sunuluyor.

Gaziantep savunması ve panoraması müzesi,Nasıl Gazi ünvanı verilmiş  görüyoruz.

Bir mimar ve eşinin özel kolleksiyonundan, neolotik çağdan günümüze cam adlı müze.(özel)

Ömer Ersoy Kültür merkezi: Bir kilise restore edilmiş, Sanat ve kültür alanında  sadece bölgenin değil, Türkiye ve dünyada ses getirecek güzellikte buluşmalara ev sahipliği yapıyormuş. Ermenilerin çok olduğu bir şehir.

Hadi sedef kakma atölyelerini, bakırcılar çarşısını, tarih ve kültür yolunu da yazayım  darılmasınlar.

 Eminim, en önemlisi  Dünyada  ikinci büyük  Mozaik müzesi olan ZEUĞMA MOZAİK müzesi. Çingene kızın mozağiyi artık ağlıyor...

Akşam yemeğinden sonra Ermeni mahallesi ya da diğer adıyla BEY Mahallesine gittik. Bir Ermeni konağının bahçesinde , garsonun mutlaka içmelisiniz tavsiyesinde bulunduğu Menengiç kahvesiyle tanıştım. Daha iki yudum çekmiştim ki kahveyle tanışıklığımızın yıllar önceye dayandığını anladım. Baksanıza,  menengiç kahvesi, kahve sıkıntısının yaşandığı  yıllarda Aydın’da nohut, çıtlık kavrularak yapılan kahvenin ta kendisiydi. Hani şu  ballandıra ballandıra anlattığım bizim çıtlık ağacının kahvesiydi… Ahh! dedim ahh bunu da kaptırmışız!” Düşüncelerim darmadağınık oldu. Oysa bu geziye çıkmadan önce herşeyin en’i bendeydi. En güzel il Aydın, En yeşil yer Aydın, en gelişmiş kent Aydın; Bulvarımız var, Kipamız var, hemde şehrin içinde-, forum var, Tralleisimiz var, bitmedi.. güzel bir tanecik müzemiz var. v.s v.s… Şimdi kulağımda rehberin sözleri çınlıyor: “Gaziantep beşinci büyükşehrimiz.” Sanki “Havva hanım çok havalanma, havanızı böyle bozarlar…” diyordu.

             Havam bozulsun ama Gaziantep'te, Urfa'da, Şırnak'ta, Bursa'da, Ankara'da insanlar ölmesin..

Çocuklara silah yerine kitap verilsin.

 

 

23.08.2016
Bu yazı 1352 defa okundu.

Diğer Yazıları