YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

GEÇEN YÜZYILIN ERDEMLİ İNSANLARI

 Bu gün 23 nisan ... Büyükşehir  Belediyesi  Kültür Müdürlüğü etkinlik düzenlemiş. Çadırlar kurulmuş meydana.. . Atatürk’ün önünde de bir sahne var... Aileler çocuklarının sahneye çıkmasını beklerken çocuklar soğuğa rağmen gülüyorlar, heyecanlılar.. Sahneden çiçekler atıyorlar, inen çocuk çadırlarda kimi efe olurken kimi pamuk prenses oluyor... Çocukluğum geliyor aklıma. Ezberlediğim şiiri kürsüde okuduğum günkü heyecanımı hatırlıyorum...

  Eve döndüğüğümde daha sonraya bıraktığım  yazımı hemen göndermek üzere  masaya oturuyorum.

       Bir  yardımseverden bahsedeceğim size. Bu,yardımsever  büyüğümüz  1960 lı yıllarda Aydının yeni yerleşim yerlerinden olan  mezarlık yanı dediğimiz mevkii’ye okul yaptırıyor. Okul sadece altı derslikli. Bir sahneli  toplantı salonlu, demir ve ağaç işlerine ait atölyesiyle küçük şirin bir okul.  Köy  Enstitüsü mezunu Kemal Şener öğretmenimizin görev yaptığı  bu okul , yaptıran hayırseverin adını alıyor. İlkokulun adı OSMAN YOZGATLI ....

       1980 yılında öğretmen arkadaşım Saniye Şener’lerle tanıştığımda duymuştum ilk kez Osman Yozgatlı ismini ve mahallesini. Sonra sık sık  bu mahalledeki arkadaşımın evine gitmeye başladım.  Öğretmen Kemal Bey amca Köy enstitüsü tarım derslerinden öğrendiği bilgilerle bahçesini cennet yapmıştı. Kapı girişinde leylak mor sakımlarıyla bir mevsim çiçeğiyken  yasemin neredeyse her mevsim başdöndürücü kokusuyla sarhoş ederdi. Arka bahçede marullar, soğan ,maydanoz, ve meyve ağaçları evi yaşanır kılan diğer sebeplerdi. Evinin bodrumunda marangoz atölyesinde maket evler yapar bize  hediye ederdi, dikiş dikmesini de bilirdi.  Ebe olan eşine ev işlerin de de yardımcı oluyordu. Sohbetlerimiz sırasında ,Osman Yozgatlı’nın 1963 yılında sadece okul yaptırmadığını   1964 yılında da okul bahçesine Atatürk Anıtını ve 1965 yılında çocuklar için oyun araçları olan bir çocuk bahçesini de çocuklara hediye ettiğini  halka  büyük hizmetler  yaptığını anlatmıştı.

    Okulun internet sitesinden aldığım tarihçesinde,  Okulumuz, mahallemize adını veren Osman Yozgatlı tarafından 1959 yılında Mustafa Sarıbıyıktan   alınan  arsa üzerine yapılmıştır. 9  Eylül  1963 yılında  Osman Yozgatlı İlkokulu olarak  öğretime  açılmıştır .  Mahallemizin  sürekli  artan  nüfusuna  okulumuz  cevap veremeyince ,1986 yılında yıkılmıştır. Yerine şimdiki 3 katlı bina yapılmıştır. 1989 yılında bitirilen bina, tekrar Osman Yozgatlı ilkokulu olarak öğrenime başlamıştır.1993-1994 yılında ismi  Osman  Yozgatlı  ilköğretim  Okulu  olarak  değiştirilmiştir .2009-2010 eğitim öğretim yılında yeni yapılan 4 katlı binamızda eğitim ve öğretime başlanmıştır. 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren okulumuz Osman Yozgatlı Ortaokulu olarak hizmet vermektedir. Yazıyordu.  Cennet mekanı olsun o bir tohum atmıştı. Şimdi orada yüzlerce çocuk yeşeriyordu.

      Çok merak etmiştim Osman Yozgatlı beyi.. eminim siz de merak ediyorsunuz... Onun hakkında bilgiyi yine H. Hilmi Bayındır ve H.Fehmi Poyrazoğlunun kitabından öğrendim.

        1966 yılında   kitap yazma hazırlığı içinde olan iki yazar  Osman Yozgatlının yazıhanesine ziyarete gitmişler. Osman Yozgatlı hayatını şöyle anlatmış.

“Aslen Yozgat’ın Taşköprü Mahallesinde III. Murat zamanında yaşamış Aksak Recep Paşa torunlarındayım.1899 yılında Yozgatta doğdum. 17 yaşında babamı, 19 yaşında annemi yitirdim. Askerliğimi 19 yaşında Bursanın Bözöyük ilçesinde Çolak İbrahim Beyin maiyetinde. Milli mücadeleye katılarak yaptım. Babam Recep Paşa oğullarından Şükrü Beydir. Annem Yozgat’ın Karakaya Beylerinden Ömer Aganın kızı ve Halep Valisi Haci Sait Paşanın kız Kardeşi Zarife Hanımdır. Yozgattan Devlet eliyle, kıtlık münasebetiyle Adanaya nakli mekan ettim. Adanaya geldiğim gün servetim 170 ) liradan ibaretti. Adanada bir kebapçı dükkanı açtım. Dört sene çalıştım. Buradan muğlaya geldim..Muğlada oluklu kiremit ocağı açtım.Bir süre sonra kiremit ocagını marsilya tipi kiremit yapan fabrikaya çevirdim. Fabrikam bugün ortak sermaye ile işletilmektedir.Altı sene  de Muğlada çalıştıktan sonra Aydına geldim.Bir kiremit fabrikasını da Aydın Kadıköyde kurdum. Bu fabrikam da ortak çalışmakta.”  Demiş ve susmuş.

    Yaptığımız incelemelerde Sayın Yozgatı’nın Okul,Camii ve Zeybek heykelinden başka Aydın Yeniköyde Camii, memleketi Yozgatta Atatürk Anıtı,ve Aydındaki Atatürk anıtına da önemli bağışta bulunduğunu, bazı illerdeki hayır kurumlarına da sürekli yardım ettigini tesbit ettik. Bütün bu sosyal yapılar için sayın Yozgatlının bir milyon liradan fazla harcadığını öğrendik. Kendisine ,hayatı içinde bahsetmediği bu bağışlarını hatırlattığım zaman “kimseden teşvik görmeden ve emir almadan duyduğumuz vatandaşlık görevini yaptık. Fazla birşey yapmış değiliz. Bu toprakta kazandıklarımızı bu toprağa verdik... TÜRKİYE CUMHURİYETİ YAŞASIN .. cevabını verdi.

Biz Sayın Osman Yozgatlı’nın bu tevazundaki (kibirsizlik)ve hiç bir karşılık beklemeden yaptığı hayırseverlikteki niteliği, onun halk bağrından,varlığın ve yokluğun tatlı-acı duyuları ile yoğrularak yetişmesinde bulmaktayız.

Halk adamı ,vatanperver,mücahit Osman Yozgatlı’yı burada sevgi ve saygı ile anmayı bir hemşehrilik görevi bilmekteyiz.” Demektedirler.

    Ekmeğini yiyerek, suyunu içerek , nüfüs cüzdanında Aydın yazarak  Aydınlı olunmuyor. Elini taşın altına koyarak, sorunlarıyla ilgilenerek,bilimsel araştırma yaparak, bir iz bırakarak olunuyor...

 

     

 


26.04.2017
Bu yazı 982 defa okundu.

Diğer Yazıları