YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

GEÇMİŞİN DERİNLİKLERİNDEN BUGÜNE. BÜYÜKDERE İSKELESİ...

Geçmişte yaşanan aşkları,filmlerde gördüğümüz sahneleri ,yerinde, tekrar gözümde canlandırmak  beni mutlu ettiği kadar sizleri de mutlu eder düşüncesindeyim.İşte sizin için ,manolya  kokan mahallenin Zeki Müren şarkılı öyküsünü, çok filmlerin sahnesi olan Büyükdere iskelesini, cafenin rehberinden öğreniyorum.

 Bu bölgenin kadınları şen şahrak güzel hanımlarmış. Sabah işlerini bitirince mayolarını giyerler çocukları kureklerini, kovalarını alırlar ve hemen bu sahile gelirlermiş. Çocuklar kumsalda oynarken onlar da boş durmaz sebze ayıklarlarmış. Akşam üstü eve dönünce hemen  yemeklerini  pişirlermiş.

Sahildeki iskelenin girişinde tüm ihtiyaçlar için bölümler varmış. Manav, pastane, şarkuteri, terzi, v.s... At arabaları geçermiş bu yoldan. Taze çıkmış poğaca kokuları da caddeye yayılırmış. İşte saat tam 19. 00 da tüm işler bitip yeni bir başlangıç için hazırlanırmış  bu güleç kadınlar.Çünkü saat 19 da mesaisi biten  erkekler Eski Büyükdere iskelesine yanaşan vapurdan inerlerler eşler, sevgililer  de onları karşılarmış.  Beyazlar içindeki öğrenci subaylar nişanlılarıyla burada kucaklaşırmış. Son mektup,hıçkırık filmlerinin unutulmaz sahneleri bu iskelede çekilmiş.  pasajın üstü olan iskeleden anadolu yakasına bakan devasa meleklerin arasındayken anlattı bütün bunları... Merdivenlerden inerken bir fotoğrafta durdu anlatmaya devam etti.

   İskele 1853 yılında Ali Talat Beyin mimari projesi olarak yapılmış. Bir pasaj içinden geçilerek giselere gidilirmiş. Sağlı sollu manavı, pastanesi,terzisi, berberi aklınıza gelen esnafından sonra gişelerden bilet alınır salonlarda dinlenilirmiş. Üst katta ise Defterdarlık  bulunmuş bir zaman...Merdivenlerden çıkarken  karşılayan melekler ,aslı bozulmadan restore edilmiş.  Eski iskele karşıda olup  ,1984 yılında Boğaziçi'nden geçirilen kazıklı sahil yolunun önünde kalmış yolun arkasındaki eski iskelenin   hizmeti ise sona ermiş.

Gelelim günümüze,o eski ruhu tekrar canlandırarak restorasyonu yapılmış, İstanbul Boğazı’nın en güzel yerlerinden birinde; deniz manzaralı terası, geniş salonları ve fuaye alanıyla her şeyi içinde bulunduran bir etkinlik mekanı olarak cafe,bistro   hizmete açılmış.

Yanında bulunan ünlü Said Halim Paşa Yalısına da uğradım.  İki taraftan merdivenli görkemli giriş salonunda esas kız Belgin Doruk la esas oğlan Ayhan İşık beni karşıladı...

Hayatınız mutlu sonlarla biten güzelliklerle dolu olsun

Havva Çetintürk

Eğitimci/araştırmacı -yazar

 

06.10.2016
Bu yazı 1289 defa okundu.

Diğer Yazıları