YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

GÜZELHİSARIN CAMİİLERİ...

İkametgah belgesi almak için Güzelhisar mahalle muhtarlığına gitmem gerekti. Yedi eylül caddesinden aşağıya doğru  ilerlerken karşıma çıkan  camii’nin minaresi pek hoşuma gitti. İlkindi namazı sonrası camide de kimse yoktu. İçimdeki ses içeri girmemi israrla istedi ve girdim.Vitraylı karşılıklı iki penceresinden güneş işiği  giriyor cemaat yerini  aydınlatıyordu. Vitraylar vazodan sarkmış çiçeklerdi.  Tüm din evlerinde olduğu gibi burası da huzurun adresiydi.. sessizliğin sesini dinleyip , Yüce Rabbimden barış, huzur sevgi dolu yeni bir yıl dıledim.

    

   Camii’nin cevresindeki esnaf,” Burası Beyaz camii diger adı Çilingiroğlu mescidi “ dedi. Gerçekten de dedikleri gibi beyaz tertemizdi. Bu mescit Osmanlı çağında üstü çatı ve kiremit örtülü ve minareli olarak yapılmış.  Savaşta Yunanlılar tarafından zarar gören camii Cumhuriyet  döneminde halkın bağışlarıyla yeniden kubbeli olarak onarılmış ve minaresi yenilenmiş.1964 yılında Cuma namazı kılınmaya başlayınca  mescit camii olarak ibadete açılmış. Girişinde yazılan tarih ise 22.4.1955

    Muhtarımız  mahallemizde üç tane cami var dedi.  Çilingiroğlu  Mescidi, Softaoğlu  Mescidi ve Çelebi Camii (Ağaçarası) camii .Çelebi camiinin   diğer adı kırmızı minaredir.”

    SOFTAOĞLU MESCİDİ;

Yedi eylül caddesi üzerindeki  bizim eve yakın olan mescide uğradım sonra. 1980 den bu yana o evde oturur önünden gelir geçerim okunan ezanları dinlerim. Kimbilir kaç kez babam ,abilerim namaza gitti geldi.. hep bakmışım. Görmemişim...  Avlusundaki kocaman gövdeli çınar ağaçlarından burasının da çok eski olduğunu anlayabiliyor insan. Tabelasında 1951 yazıyor ama  1964 yılında yazılmış Hilmi Bayındır ve Fehmi Poyrazoğlu nun kitabına göre  ; Bu mescit Osmanoğulları  zamanında üstü çatı ve kiremitle örtülü kubbesiz ve minaresiz yapılmış  Kurtuluş savasından sonra mescit onarım görmüş. 1947 yılında mescidin çatısı betonlanmış, minaresi yapılmış ve ibadete açılmış sonra da çevresi duvarlarla çevrilmiş”

 

    ÇELEBİ (Ağaçarası) Camii.

 Beyaz  camıinın içinde duamı bitirdikten sonra yürümeye başladım. Güzelhisar okulundan geçtim. Kırmızı Minareli camiinin  Güzelhisar Okuluna bakan yönündeki giriş kapısında bekçilik yapan  amcayla karşılaştım. “ pek bi  güzel çiçeklemişti camiyi.. İhtişahları ,mercanköşkleri sardunyaları  cami duvarlarına  sıra sıra yerleştirilmişti. Beyaza boyadığı saksıları bir de naylonla soğuktan korumak için örtülmüştü  ...  Saklanan örtülen sadece çiçekler değildi. Çiçekler arasına yerleştirdiği kasanın üzerini de battaniyeyle kapatmıştı.  Battaniyenin acık olan ucundan içerideki kedicikler  görünüyordu. Bunlar yaşlı amcanın  kedileriymiş. Soğukta  bizlerden yardım bile isteyemeyen canlılara  sahip cıkan bu sakallı amca birçoğumuzun gözden kaçırdığı  güzellik ve iyiliği burada yerine getiriyordu.

 Bu mescitin bahçesinde  biraz dolaştıktan sonra caminin içine girdim.  Cemaat yeri  küçük,pencereleri sadeydi. Ama bu mescit cami çok özel bir camidir. Özelliğini yine elimdeki rehber kitabimdan aktarayım sizlere..

Bu camıi 1659 yılında Şemsi Paşanın oğlu Ahmet  Paşa tarafından  avlusunda bir okul (,medrese )medrese hücreleri (odaları) ile beraber  yapılmış. Bugünkü Güzelhisar okulu yani. Zamanla yol geçince cami ve okul ayrılmış.  Ahmet paşanın  babası Şemsi Paşa tarafından Köşk ‘e bağlı Yavuz köye  Çelebi camii nin benzeri yapılmış. Ağaçarası camiiyi ya da kırmızı minareli camiinin adı Ahmet paşa vakfiyesinde geçmekte olup ,Bu camiyi  ölen karısı ayşenin hayrına yaptırılmış olması aklımda kalan dipnot oldu.

Ahmet paşa vakfiyesinde ;Güzelhisar mahallesi, eski tabaklı mahallesinin yerindedir. “dedikten sonra , Tabaklı mahallesinde bina eylediğim Camii şerif ve hücerat (medrese odalsrı) ve muallimhane (okul) ve hisar mahallesinde bina eylediğim mescidi şerif ...birincisinin sevabını zevcem (karım  Ayşe hanımın, ikincisinin sevabını kardeşim Mehmet Beyin ruhuna hibe ettim denilmekte..

  Sağlıcakla kalın...

.Kaynak;AYDIN KENTİ Tarihi,Coğrafyası ve Bugünü    yazan; H. Hilmi Bayındır-H. Fehmi Poyrazoğlu

12.01.2017
Bu yazı 1266 defa okundu.

Diğer Yazıları