YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

İKİ KADIN ,YETKİLİLERDEN İKİ İSTEK !

Aklıma gelmezdi Pınardere köyüne gitmek. Perşembe  günü  Demokrasi yürüyüşü için broşür dagıtan kadınlara , köyden hemcinsim öfkeli ve de kırgın bir sesle ; “ Özlem hanım Demokrasi yürüyüşü yapacağına bizim köyün yollarını yapsın” sözlerinden sonra karar verdim.Aslında bunu söyleyebilen hemcimsime, “bak sesini demokrasi sayesinde çıkarabiliyorsun, sakin ol, köyünüze ben geleyim “dedim.

   Bugün Çevre Koruma  Derneği Başkanı Mehmet Vergili ile  Dogu gazi bulvarından Umurluya dogru yol almaya başladık.. İşlek, bozuk ve tozlu yolda( bazı yerleri bozuk değil)ilerledik.   Şu Aydının dogu kapısı dedikleri yerde Pınarderesi 2 km. yazısını okuyunca  elimdekitelefonumun kamerası,  yoldan geçen kamyonları, yolları , kanalizasyon kanalına benzer kirli suları, ve bu gece rüyama girecek olan sondaj kuyularını ve jeotermal tesisleri kaydetmeye başladı.

Açıkcası Başkanım Mehmet Beye, “ yol bozukmuş dediğimi biliyorum.”Başkanım yolun neden bozuldugunu anlatırkensaymadım ama dakikada  en az üç kamyonun kum aldığı bir yoldan ilerledik.  Yol kenarlarındaki ağaçların yaprakları, üzerine düşen toz ve Aydın sıcağıyla kavrulmuş . Yanmışlar.Bir ara “ aaa yan tarafta dere mi var” deyince bunun sıcak su kanalı olduğunu öğrendim.Arabadan indim. Bana yoldan geçen kamyonlar adeta izin vermiyordu. Suya bakmak istemezsiniz.O nasıl bir renk oyle? etraf kükürt yeşili,Camuru çatlamış içi yeşil yeşil. Küçük baglantı köprülerle bu derenin üstünde evler var.  Evlerin manzarası devasa bacası ile ovanın ortasına kurulmuş bir Jeotermal İşletme.. Bir tarafta Kum alınan dağ bir tarafta biber patlıcanlan dikili tarım arazilerinin yanında, incir ağaçlarının içinde kurulu olan kuyular, işletmeler. Bu evlerin burada yaşayanların doga manzarası bu mu dedim ?

    Daha ileriye gittik.. işletmenin kamyonlarının çıktıgı incir bahçesinin içine.  O incir ağaçlarının dalları zayıflamış, incir vereyim mi vermeyeyim mi sorusunu soran hani genç olup takati olmayan hasta insan gibiydiler.  Acıkcası beklemediğim tabloydu.

Bu kez dönüş yolumuzdan köye dogru girdik. İnsanların yaşadıkları ev ile açılan kuyular yan yana.. yok canım olamaz dememe kalmadan umurluya doğru devam ettik . Uzun devasa borularla tak yapmışlar sanayi sitesine girişine. Pınar deresinden umurluya kadar çapları bir bilemedim iki adam genişliğinde borular uzun bir yol yaparak yol kenarında, mezarlık yanında demeden geçmiş... Yol daralmış. Bozukluğu ise artısı. Germencikte 1000 kişinin çalıştıgı incir işletmesi kapanmış.  Çeki karşılıksız çıkmış, mış mış.. öyle mi sanıyorsunuz? İncirlerin yapısındaki değişmelerden geri dönmüş ve adamın elinde patlamış olabilir mi acaba? Avrupa inceliyor , kansorejen maddelerini bizden iyi biliyor. almıyor. Evet almıyor. Bu başlangıç, her gün yenisi eklenecek bu kapanmaların.İncirle birlikte tarım da bitecek... ye bakalım üstü, içi, topraga bırakılmış atık sulardan beslenmiş domatesi, biberi..

**********

 Dönüşte Yılmazköy Dikilitaş Mahallesinde oturan Jeotermal savaşcısı AYŞE ÇETİN  hanıma uğradık. Doğal, misafirperver Ayşe hanım kurutmalık kırmızı biber yıgının başından kalkıp geldi ve yaşadıklarını samimi bir şekilde anlattı.

    !7 senedir çocuklarımla burada yaşıyorum. Ben aslında Zafer mahallesine gelin geldim. Benim köklerim anne tarafım Şimdiki  adı Doganköy olan Domalandan.

     Aydın yazları çok sıcak olduğundan buraya gelir otururdum. Pamuk ekerdik. Uzaktan su kanalı açar pamuklarımızı sulardık. Ön kısmına da sebze dikerdim. Burada yetiştirdiğim sebzeleri Aydına götürür satardım. Şimdi bu gördüğünüz alana kargılardan dört taraflı duvar yapar, Üstünü hasırla örterdik.Ev mi desen, baraka mı desem, işte öyle birşey, İçine de çardak kurar yatak atardım.  Kayınvalidemin daha yukarda  incir bahçesi vardı. Onun altına incirkonulan , üstüne yatmalık evi vardı. Beş çeşit incir secerdik. 1. Sınıf, 2. Sınıf,natrol, kürek, hurda.. Öküz arabalarıyla Tarişe gönderirdik.

Çocuklarımı incir, zeytin parasıyla okuttum. Biri Veteriner, biri öğretmen, biri işletmeyi bitirdi. , eşimi kaybettikten sonra küçük oglum da işlerimizle ilgileniyor.Kızım sagımız solumuz Jeotermal  böyle verimli yerde kuyu açılır mı? Valilik olumlu ÇED raporu verince Itıraz ettim ve ettik. Bölge idare mahkemesinden ÇED gereklidir kararı çıktı. Davayı kazandık.Bunun gibi Şimdi Ankaradan da olumlu bir kararımız daha  çıktı. Artık yeter, kuyu açılmasının, tesis yapılmasın. Bu kadarla kalsın hiç olmazsa... havadaki duman duman değil, çıkan buharın atıkları. Hepimiz  soluyoruz kanser artıyor.. Yetkililer buna dur desin. Benim torunlarım sizin cocuklarınız sağlıklı büyüsün.  Dedi.

İki kadın,  İkisi de yanyana iki köyden. İkisinin de isteği var. Birinin YOL,diğerinin SAĞLIK,

  Umarım yetkililer  buradadır..

  Sağlıcakla...

 

 

16.08.2016
Bu yazı 3112 defa okundu.

Diğer Yazıları