YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

MERCANKÖŞKLÜ KAHVELER

Gündüzün sıcagı henuz gitmemiş, her saniye biraz daha sıcaklıgını azaltan rüzgarın biran önce bedenlerimizi sarması beklenirken televizyonlar aklımızı karıştıran açıklamalar yaptı.  Asla olmasını istemediğim darbe haberiydi verilenlen.1980 darbesini yaşayan biri olarak o gece  huzursuz ,korkmuş birı olarak sabahladım.

    Herşey kısa surede hukumet ve devlet tarafından kontrol altına alındı.

    Sıkıntıların sonu ferahlıktır der annem. Birkaç gün sonra Aydın Gazeteciler Cemiyetininin odul torenindeydim.Ben 2015 yılında Flaş gazetesinin ikinci sayfasında yazmaya başladım.2014 yılında yaşadıgım 3. evre kolon ca  teşhis ve tedavim sırasında ümitsizliğe kapılmadan yaşadıklarımı 10gün boyunca yazzıvermiştim.  Benim azmim, hastalıgımda bile üretkenliğim ödule deger görülmüş, Mustafa Çezik adına ödülü oglunun elinden almak üzere sahneye davet edilmiştim.O an,heyecanlandım,duygulandım,sevinçten uctum adeta..Bu yıl yeni kaybettiğimiz gazeteci ,yazar,şair büyüğümüz Mustafa Çezik adına verilen ödül  olması da çok anlamlıydı benim için... Ben, Öncelikle  Adnan Menderes iletişim fakultesinden  hocalarımla ,gazetecilerden olusan juri uyelerine teşekkür ediyorum. Cok degerli flaş gazetesi sahibi Semra Şener hanımı da kutluyorum. Sayın Protokol uyeleri başta olmak üzere o gün yanımda olan arkadaşlarım, gazeteciler, sevdiklerim ,okuyucularım hepiniz beni onurlandırdınız.Emegimin taçlandıgı günde yanındaydınız o gün...

      Şimdi daha cok yazmak, daha çok sizlerle kucaklaşmak istiyorum.

      Köşemde  mercanköşklü kahveler içip, her kahve içiminde Aydında bir sokakta, bir mekanda, bir buyugumuzde ya da benim anılarımda 40 yıl akılda kalacak  yazılarda buluşacagız.

      Mercanköşk dedim de nasıl güzel kokusu vardır.Bilenler anlatsın diyecegim de o bilenlerden biri ben olduguma göre ben dilim döndüğünce kalemim yazdıkça anlatayım.

 Aydının en eski kahvecisi diye bilirim Akasya kahvecisini.. Gazi Bulvrı uzerinde .. Hal binasına girerken köşededir. oradan çiğ kahve alırdı babam. Babam o yıllarda Tekel tütün depolarında görevliydi. Şimdiki demiryolunun yanındaki kocaman hangar tekelindi.

         Babamın getirdiği çiğ kahve tanelerini annem özel kavurma kabında kavurur ve kocaman taş dibekte demir bir tokmakla( havaneli)ezmeye başlardı.Kısaca döverdi. iyice ezilen kahvenin içine kuruttugu mercankoşk yapraklarından atar onu da iyice ezerdi. Çok sonra hazır dövülmüş kahveler gelince evimize  bu kez bir küçük dal kopartır pişirdiği kahvenin içine batırır çıkarırdı.. İşte size rah iyasıyla akıllarınızdan çıkmayacak olan mercanköşklü kahve.

         Artık mercankösk bulmak çok zor. tropikal bitkilere rağbet arttıkça evlerde apartman olunca kahvelerde sıradan oldu... Birkaç  gün önce Ortaklarda hala kızım Semaya gittim.Semanın kocaman terasının bir köşesinde kırmızı kırmızı cicekleriyle mercan ve arkasında  onu gördüm. Mercanköşk.. Koştum sarıldım resmen çiçege. ve bana büyükçe bir kök verdi. Şimdi annemin balkonunda . Size mercanköşklü kahveler yapmak üzere büyüyor..

        Bu yazımı hazırlarken ödülümün keyfini mercanköşklu kahvemle çıkarıyorum.

        Hepinize kahve tadında günler... Köpüklü olsun.

26.07.2016
Bu yazı 1196 defa okundu.

Diğer Yazıları