YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

PARASIZ YATILI OKUDUNUZ MU?

İnsanın zenginliği, sevgisidir. Ben bu konuda çok şanslıydım. Sevdim, sevildim…Okuyacağınız yazı, onbir oniki yaşında aynı çatı altında toplanan öğrencilerimle yıllar sonra biraraya gelişimi , buluşmamızı anlatır.

17 temmuz .2010  tarihinde , 1986 yılı mezunları  Kuşadası Değirmende buluşacaklarını beni de aralarında görmek istediklerini bildirdiler. Mezuniyetten sonra hiç görmediğim emeğim, sevgim dediğim çocuklarımla olacaktım.Nevin,İlknur, Eren, Hayriye, Funda, Özlem, Filiz, Ayşe,Ceyda,Tülay,Mine.Ayla,Gülin,Saniyeo günler Cumhuriyet Kız Lisesi orta kısmında erkek öğrencilerimiz de vardı, Mehmet, Cem, Rahmi, Feridun ,koşup sarıldıklarında hemen tanımıştım.  Öğretmenlerimizden  Ali Ertuğrul, Semra Konaklı, Ayşe Ertuğrul, Gürcan Tokgöz, de eminim aynı duygular içindeydiler. Yıllar, onların boyunda posunda, sacında, vücudunda değişiklikler yapmıştı. Ama gözleri hiç değişmemişti.

Takvimler 30 mayıs 2015 cumartesi günü  ;Bu  kez yatılı kızlarımız  Öğretmen evinde akşamda yemekte birlikte olmak istediklerini söylediler. Elbette tereddütsüz gittim. Onlarla öğretmenliğimin dışında paylaştığım çok özel anılarım  vardı. 

Öğretmenlikle Gelen Belletmenlik

İlk atamam Cumhuriyet Kız Lisesine olmuştu. Üç yıl okuduğum Aydın Lisesinin karşısındaki  pansiyonlu okul. Parasız ve paralı yatılı kızların kaldığı  adını Cumhuriyetimizden alan okul… Oğle saatlerinde Okul Müdürüm Beyhan Erdoğan beni,yemekhaneye götürdü ve ilk kez bir okul yemekhanesinde   yemek sırasına girdim.Yüksek sesle konuşmaların,  yemek tepsilerinin tıngırtıları ve kaşıkların şıngırtıları arasında şaşkınlıkla ve ilk günün heyecanıyla yemeğimi bitirebildim.O gün öğretmenliğimin yanı sıra bir görevi daha kabul ettim.  Mesleğimdeki   resmiyeti korurken   abla samimiyetiyle haftada üç güngece de dahil bu okulun yatakhanesinde   belletmen olacaktım. Ne yapacağımı bilmediğimi söylediğimde kısaca “öğrenirsin,  başarılı olacağına inanıyorum” demişti müdürüm. Çok şey öğrendiğim o üç günler  birkaç yıl  sürdü. Giderek haftalık nöbetler de sonra  aylık  nöbetlerde bir sorumluluk daha almıştım.

       Müdür yardımcısı  Gürcan Tokgöz hanım resmi işlemlerden sonra  toplantı yaptı. “ etütlerde sessizliği sağlayıp ders çalışmalarından başladı sözünü  hastalandıklarında gece  doktora götürülmelerinde bitirdi .Unuttuklarını da oda arkadaşlarım ekledi.Bu görevde, ailelerin   en masum en değerli varlıkları vatana millete faydalı bireyler olarak yetişip, hayata adım atabilecek düzeye getirilecek, ailelerine böyle geri döneceklerdi. Sevgi katmadan, vicdan eklemeden olmazdı…Üstelik zaman geçtikçe etkileşim olacağından iyi  -düşünce, giyim- kuşam  belletmende olmalıydı. Kızlar tam örnek alacak yaşlardaydı. Benim aklımdan gecen o gün  Hayatın renkleri  kızlarla birgün  kaşılaşınca  kendimden  izler bulabilecek miyim ? sorusuydu.

   Okulun açılışında bahçede toplanan kızların hepsinin farklı hikayesi vardır.Ortak noktaları ise olgunlaşmaları, hayata tutunma çabalarıdır. O günlerde duygularımı iyi ifade edememiş olabilirim. Bugün onlara bir mektup yazmak istedim..

 

22.09.2016
Bu yazı 1331 defa okundu.

Diğer Yazıları