YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

PORTAKAL ÇIÇEKLİ KIZIN DÜĞÜNÜ (2. BÖLÜM)

Sultanhisar’lı tüm gelinlere ….

   Kına yakma ve süslenme  incelikleri….

Cuma günü sabahı, Yemekler ve sarımsaklı koruklu( üzümün olmamış hali) -biber,patlıcan turşusu da hazırlanırdı.Aynı gün Sultanhisarın haftalık pazarıdır. Civar köylerden alışverişe gelenlerin içinden düğüne davetli olanlar hem tebriğe gelecekler hem de yemek yiyeceklerdir.

      O akşam ; oğlan evinin almış olduğu ipek kumaştan dikilmiş,elbiseyi gelin kız giyer, düğün eğlencesi de başlatılırdı.Gelin olacak kızın ve arkadaşlarının Eğlence sonunda, yarım metre uzunluğundaki kalın iplerlerle parmaklarına çeşitli şekiller vermesi görülmeye değerdir.Şekillerin arasına kına yakılırdı. süslenme olarak yapılan bir hazırlık sabahın ilk saatlerinde,sönmüş kireç, yeşil ceviz kabugu, zeytinyağından hazırlanan karışımla yıkanırdı.Bu işlem, kızıl olan kına rengini siyaha dönüştürmek içindi.

       Cumartesi sabahı oğlan evinden, saç ören bir kadının gelmesiyle hareketlilik devam ederdi. gelin kızın saçı uzunsa..kırktenem örülürdü. Saçların ucuna, jöle’ye benzer bir sıvı sürülürdü. Saç için gelen bu kadın, ev sabununu bıcakla kazır, su ile bulamaç hala getirilir ve nar ekşisinden birkaç damla damlatılırdı.Böylece, örülen saçın ucu dağılmazdı.

       Büyük nişanda oğlan evi kız evine “fatı” denilen vişne rengi çiçekleri olan, beyaz, küçük altınlar( tura)gönderdi. Fatı taç amaçlı kullanılırdı. Fatı üzerine işkepörtülürdü.işkep beyaz renkli olup, tül üzerine işlemeli telkırma örtüydü. tokalarla taca ve başa tutturulurdu.

      Düğün meydanı çeşme başı, burasıydı. Daire halinde oturulacak yerler hazırlanırdı. güney tarafında bir masa bir de tahta divan konulurdu. Masanın üzerinde kasnak, onun da üzerine bez örtülürdü. Tahta divana çalgıcılar yerleşirdi..Dans amaçlı Oyunlar sergilenirdi.Atik, çekici kadın görevlendirilirdi. Çekiçi kadın, Oturanları sırayla oyuna kaldırırdı. Oyuna kalkan kıza para vermek adettendi. Bolca bozuk para bulundurulurdu. Toplanan parayı masa üzerindeki beze bırakırlardı. Çalgıcıların sol başına gelin kız oturtulurdu.Sonra sırasıyla görümce, elti ve on yıla kadar evlenmiş yeni gelinler gelinliklerini giyerek sıralanırdı.

      Misafir gelin kadınların işkeplerikırmızıydı.Baktığınızda sanki gelincik tarlası izlenimi verirdi. Takıları ,altınları da pırıl pırıl parlardı..Çocuklarına bakan yaşlı anneler, üst don dediğimiz şalvarını giyerler,en güzel iğne oyaları ile yapılmış çemberini başlarına bağlarlardı. büyüklerin, sağ kulağının üzerine mercanköşkü adını verdiğimiz kokulu çiçekle vişne rengi karanfilleri yerleştirmeleri, üstelik boyalı siyah saçından bir tutamı da (zülüf) çemberinden çıkartmaları şarttı..onlar oynamazdı. Eğlenceye , çalğıcının, kıvrak hareketlerle, zil takıp Azize’yi oynamasıyla ara verilirdi. Bu dinlenme akşam yemeğine kadar sürer, gece yeniden misafirlerin gelmesiyle başlardı.

   İncir tadında günler diliyorum..

  Haftaya görüşmek üzere…

 

30.08.2016
Bu yazı 2106 defa okundu.

Diğer Yazıları