YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

RUMELİ KAVAĞI

İNCİRİYLE ÜNLÜ DEDİLER....

 MİDYESİ, PLAJLARI, ÇINARI, KÖPRÜSÜ, TELLİ BABA TÜRBESİ ÜNLÜ

Çocukken oynadığımız oyunlardan biri okul atlasımızdaki Türkiye haritasından gözümüz kapalıyken şehir bulmaktı.  Haritanın üstünde parmağımızı gezdirir hangi şehir üzerinde  durursak,  O şehir  bizim olurdu. En favori şehrimiz İstanbul'du. İnce küçücük parmaklarımız İstanbul diye bazen Karadeniz, bazen Tekirdağ, ya da Edirne üzerinde dururdu...

    Giderek özlediğim o yıllara sık sık dönüyorum. Elime geçen İstanbul haritasında  gözümü kapatıp parmağımı gezdirdim. Ve... gözlerimi açtığımda Rumeli Kavağındaydım.

 Küçük bir araştırma yapıp yola çıktım. Önce metro, sonra otobüsün...Otobüs, Tarabya, Kireçburnu, Sarıyer'den geçerken bir tarafımda deniz diğer tarafımda yalılar bana eşlik etti. Yalıların bittiği yerde ,ağaçlar, ormanlar, kuşlar küçük gezime katıldı. Rumeli kavağına gelmeden  son tepede Telli Baba türbesi durağında solumda kalan manzara karşısında  “ Burası İstanbul un en güzel manzaralı yeri olmalı “diyerek iç geçirdim. 

Rumeli Kavağı İstanbul’un Avrupa Yakası sahil yolunun en kuzeyinde yolun bittiği yerdeki, inciriyle midyesiyle meşhur bir semtmiş. Nüfusunun büyük çoğunluğunu Karadeniz göçmenleri oluşturmaktaymış. Semtte her kesime hitap eden plajlar, Altınkum Plajı, Elmankum Plajı, kadınlar plajı bulunmaktaymış.

   Otobüs kocaman bir çınar ağacının altında son durak dedi durdu. Hani bilmediğiniz yerde ne tarafa gitmeliyim dersiniz ya o moddaydım ki, Otobüs şöförü imdadıma yetişti.Onun  yol tarifiyle sahile doğru yürüdüm.  Eskiden burada çok kavak ağacı yetişirmiş. Adı ondan öyle kalmış . Çınar ağacı da Bizanslılar zamanındanmış. Meydanın sahil yönünde askeriye var. Bu sahilin değişmeyen dokusunun askeriyenin burada olmasından  kaynaklandığını söyledi konuştuğum öğrenci kızlar.Yine onlardan meydandaki  balıkçı  midye tavacıdan midye yeme tavsiyesini aldım.  Sahile doğru yürürken restorasyon yapılmış evlerden, restorant ve cafelerden  geçtim. Temiz deniz kenarındaki çay bahçesinde karşımda, 3. Köprü, Anadolu kavağının Yoros Kalesi, boğaz,yeşil ormanların dinginliğinde çayımı yudumladım. Midyemi yemek üzere yavaş yavaş meydana yürüdüm. Sonra dar sokaklarına daldım. İstanbul'dan buraya gelin gelmiş Zehra hanımla konuştum. Sıcak kanlı kadınlarını ,sahilde bana arkadaş olan öğrencilerini çok sevdim. Dönüşümde Büyükdere İskelesine uğrayacağımdan asırlık çınar ağaçlarının altında beni bekleyen otobüse bindim.

İncir tadında yolculuklarınız olsun.

Hoşcakalın.

Perşembe yazımda siyah beyaz filmleri hatırlayacaksınız.....

 

 

04.10.2016
Bu yazı 1210 defa okundu.

Diğer Yazıları