YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



HAVVA ÇETİNTÜRK

TAHİR PAŞA KARANLIK KÖPRÜ..

 

Ticaret Lisesi’nin önünde bir köprü vardır. Salı günleri Aydın’ın meşhur pazarı kurulunca köprü üstüne  çamaşır, ayakkabı, giysi, çorap satanlar yerleşir. Bir kaç yıl önce kalabalığa karışmış köprüden geçerken satıcı bir kadın arkamdan “hocam “ diye seslendi. Döndüm. Eski bir öğrencim çamaşırlar arasından el sallıyordu. Bu samimiyeti karşılıksız bırakmadım. Sarıldık, öptüştük.” Liseden sonra okuyamadım. Evlendim.   Ama kızım Ege Üniversitesi Kimya bölümünde  okuyor, okutuyorum. ”dedi. “Hayatta başarı denilen şey sonuçtur benim için. İyi bir anne olmak vatana millete faydalı evlat yetiştirmek başarıların en güzelidir.”dedim.

     Beni o gün köprüye getiren şey  işittiğim bir  bedduanın izlerini görmek, hazır giyimin bu denli çoğalması üstelik köprünün üstünde yoğunlaşması , bir terzinin bir paşaya ah etmesi ve  içinin yanmasının kitaplara geçmeyen ,biraz mübalağlı öyküsüydü.

    Köprünün etrafında dolandım. Pis kokusu,suyun bulanıklılığı, çöpler bu köprüye konan adın   hakkını veriyordu. Karanlık Köprü...

Aydın Tarihi kayıtlarına göre “Tahir Paşa, Aydında 1837-1840 tarihleri arasında iki defa muhassıllık yapmış bürokrat kişidir. Karanlık köprünün yapılışı birinci muhassıllığındaki sert yönetimi sırasında olmuş. Bu yüzden Aydında görev yapan Kadı Sadettin Efendi ile de arası açılmış ve Babıali’de mahkemelik olmuşlar..

Derler ki; Tahir Paşanın karısı Aydınlı bir terzinin karısının şık elbiseler giydiğini duymuş. Bir gün terzi karısıyla karşılaştığında da görmüş. Kocasına: ”terzi karılarının giydiğini bile giydiremiyorsun “ diye çıkışmış, sitem etmiş. Tahir Paşa çok kızmış, terziyi huzuruna çağırmış.Terziye:

“Senin karın Aydın’da israfa sebep olan işler yapıyormuş süslü entariler giyiyormuş. Bu ne cüret !” diyerek çıkışmış. Terzi karısının entarisini getirterek halkın gözü önünde yaktırmış. Sıra terziye gelince; bağırmış,kükremiş,zindana attırmaya kalkmış. Şefaatçiler: ”yapmayın efendim. Bağışlayın “deyince .Aracılara kıramamış ve şu derenin üstüne bir köprü yaparsa affederim demiş.

Terzi malını mülkünü, ütüsünü, makasını satarak köprüyü yapmış. Yapmış ama iflas topunu da atmış…

 

Kaynak:Aydın Kenti yıl: 1966- Basım yeri: Kolalı matbaası

ı

07/03/2017

07.03.2017
Bu yazı 1637 defa okundu.

Diğer Yazıları