YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

AYDIN KENTİNDE NELER EKSİK , NELER GEDİK, AYDIN VALİSİ VE BÜYÜKŞEHİR’E REÇET

Gazetemiz FLAŞ  başyazarı olarak  her gün sizlerle  Aydın’ı ve ilimizin   fiziki ve sosyal  değerlerini , sorunlarını  neler eksik , neler  gedik   , Aydın’ın sorunlarına kafa yoranların çözümlerine kolayca ulaşacağı projelerden  hep köşe yazılarımda ,yazıyorum , çiziyorum  ve   değiniyorum.

“Bu kentten kimler geldi kimler geçti, felekten,

Un elerken nice Başkanlar ve  yöneticiler  geçti elekten.”

İşte size  bu şehrin sevdalısından ,  sorunlar ve projeler.!

Aynı zamanda , bir çoğunun   yönetim kurullarında görev yaptığım  Sivil Toplum Kuruluşlarından , AGC ,Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği, Efeler Kent Konseyi, İMO ,Aydın Kültür ve Tarih Derneklerindeki sorumluluklarım ve  görevlerim gereği Aydın’ı her toplantıda hazır bulunarak ,  katkıda bulunuyorum.

Her araştırma ve  köşe  yazılarımızda ,içinde yaşadığımız kenti,  “Aydın elini”  masaya yatırıp, sizler için  “çekap “ tan geçirdik.

Bugüne dek, Aydın’ı   “mış gibi” ,  “ miş gibi    ”  idare eden ve   “ ortada kuyu var, yandan geç “  misali,  sorunların etrafından dolanan  yerel ve merkezi idarecilerin zaman zaman şehir de Osmanlı hanlarının yaptığı gibi,  tebdili kıyafetle , gezdiğinde   görebileceği sorunları  çözmek yerine , gelen ağam giden paşam esaslı bir reform yapamadılar maalesef..!

Ama bu köşe yazarınız fakir ,bir Aydın sevdalısı olarak , Aydın’ı sizler için masaya yatırdı, çekilen filmlerde bakın neler  vardı..!

 

DEPREMDE AYDIN ALLAHA EMANET

Topraklarında  en zengin tarım arazileri, biraz altının  arkeolojik  kalıntılarıyla, daha derinlerinden Jeotermal fışkıran ve Herodot’un aslında  tüm EGE için söylediği   “en güzel gökyüzünün altındaki  yeryüzü  “sloganıyla    sakız gibi dillendirilen   Aydın, tüm bu ilklere ve birinciliklerine rağmen ,     birinci derece deprem bölgesinde  olmasıyla da,  nimetlerin  yanında külfetlerinden habersiz yaşıyor önlem alınmadan yıllardır.

Verimli  zirai  arazileriyle bilinen tarım şehri ilimiz,  bir dönem Çukurova ile   baş başa yarışan  Menderes ovası üzerine kurulu ilçelerimiz ve köylerimiz ile  yıllardır   bir tehlikenin de üzerinde yaşamaktayız.Özellikle 1970 li yıllarda mantar gibi  üreyen ve şehrin ana caddelerinde yer alan 40-50 yıllık eski çok katlı betonarme yapılar , bir gün depremi bile beklemeden  “ malzeme yorgunluğu “ nedeniyle kendiliğinden yerle bir olmaya mahkumdur.

DEPREM EN BÜYÜK TEHLİKE .

1970 li yılların başından itibaren  Aydın merkezinde Menderes ve  Gazi bulvarları, Nazilli’de Atatürk, Hürriyet ve Ordu caddeleri, Söke’de Aydın caddesi, çok katlı yapılaşmaların merkezi oldu.

Düne kadar yığma yapıları yapan ustalar ve kalfalar, betonarme yapılarla tanıştıktan sonra, çıraklık döneminde binlerce apartman inşa ettiler.

Sokak aralarında el ile karışım yapılarak hazırlanan  sokak  betonları ,  betonu tam olarak bilmeyen  çıraklık dönemindeki işçilerin  en acemi   eserleridir.

2000 yılında hazır beton yapımına geçilen ilimizde, artık beton standardında istenilen seviyeye gelmiş olmakla beraber,  sorun bu tarihten önce yapılan  stok ve halen kullanılan  eski  binalardır,  buralarda yaşayan insanların can güvenliğinin olmayışıdır.

Milat kabul edilen 1999 Marmara depreminden sonra ezberler bozularak, düne kadar hiç önem verilmeyen ve konu edilmeyen ZEMİN ETÜDÜ, yapılması zorunlu hale getirilmiş ise de, daha önce elle dökülen betonla  yapılan çok katlı apartmanlar ne zaman patlayacağı belirsiz   birer  saatsiz    bombadır.

Kent içinde rantsal dönüşümlerle çoğu bina yenilense de, “kentsel dönüşüm “ ana bulvardaki yapılarda unutulmuştur.

Ama deprem bunu bir gün bize acı olarak hatırlatacaktır.

NEDEN DEPREME DAYANIKSIZ YAPI

Bunca mühendis ve müteahhide rağmen neden depreme dayanıksız yapı yapılmıştır.?

2000 yılından önce projesi hazırlanan hiç bir yapının ZEMİN DURUMUNU belirleyen  rapor mevcut değildir. ÇÜNKÜ BUNUN YAPILMASINI MECBURİ KILAN BİR ZORUNLULUK YOKTUR. Çok katlı yapılarda betonun basınç dayanımı çok düşük belirlenmiştir.

İnşaat mahallinde  el ile dökülen betonların su-çimento oranlarının belirlenmesi için ne bir laboratuvar, ne de bir bilimsel bir metod uygulanamamıştır. ÇÜNKÜ FABRİKASYON HAZIR BETON VE LABORUTUVAR UYGULAMASI  maalesef  15 yıllık bir geçmişe sahiptir.

İşte  1999 yılındaki   Marmara depremi  ile  bu milattan önce Aydın’da yapılan tüm özel ve resmi yapılar  işte bu standartlarda üretildiğinden YENİ DEPREM YÖNETMELİĞİNE GÖRE incelendiğinde DOĞAL OLARAK depreme dayanıklı oldukları söylenemez.

Her ne kadar 2000 yılından sonra artık depreme karşı güvenli yapılar yapılmağa başlanmış ise de,  bugün  sorun halkın iskan ettiği  ve kamunun kullandığı bütün  yapılarının nerdeyse tamamının  betonlarındaki  projeye  uygun olmayan  dayanım zayıflığıdır.

BELEDİYELER   NE YAPMALI.?

Apartman kat maliklerinin tercihine bırakılmaksızın  ,kentlerdeki ,  tüm yapılar yerinde sokak sokak  incelenerek , dosyalanarak tutulmasının sağlanması ve kentlerdeki en riskli yapıların belirlenmesi için karot testlerinin  yapılarak beton dayanımlarının isteğe bağlı olmadan  acilen incelenmesi   gerekmektedir.

İskanında sakıncalı görülen bu yapıların acilen, daire sahiplerine, durumun açıklıkla ve gereği yapılacak şekilde bildirilmesi gerekli ve zorunludur.

Bu keyfiyet kentsel dönüşüm yasası ile vatandaşların iradesine bırakılmamalıdır.

Bedelleri mal sahiplerinden alınmak üzere  resen  yapılacak test ve deneylerden sonra, en dayanıksızlardan başlayarak,  genel ve bölgesel  kentsel dönüşüm planları hazırlanmalıdır.

Ancak sıkıntılı ve  uygulamada   zorlukları bulunan bu uygulamanın resmi  kurumlarca benimsenmemesi nedeniyle, kentlerde el ile dökülen betonla yapılan yapılarda oturanlar; orta ve üzerinde   yaşanacak olası bir depremde Aydın ve İlçeleri ile tamamen Allaha emanettir.

Meksika da yaşanan büyük iki depremden ders çıkarılarak ,Efeler de Menderes Bulvarı, Gazi bulvarı, Söke ve Nazilli’de  ana cadde üzerindeki tüm yüksek yapılar  mutlaka incelenmelidir.

AYDIN’DA  İŞSİZLİK VE BEYİN GÖÇÜ.

Aydın nüfusunun ortalamasına bakıldığında genelde emekliler kenti olmuştur.

Üniversitelere   giden gençlerin; okul bittiğinde Aydın’a dönmek yerine, büyük kentlere gittikleri açık bir gerçektir.

Oysa İlimiz  Tarım sanayi kenti  ve  7 adet ( Astim, Umurlu, Nazilli, Buharkent, Çine, Söke, Ortaklar) Organize sanayi Sitelerinin  yer aldığı, Turizm hizmetinin kıyılarda yaygın olduğu, istihdam kaynakları, potansiyeli yüksek olan bir ildir. Buna rağmen UN VE ŞEKER VAR OLSA DA, bir türlü helvayı yapacak ustayı  bulamayan ilimiz, nitelikli meslek sahibi eğitimli olan gençlerini dışarıya göç vermektedir.

Oysa Aydın tüm bu beyaz ve mavi yakalılara  bağrına basacak doğal kaynaklara sahiptir.

JEOTERMAL VE DOĞALGAZIN SEFASINDAN ÖNCE EZASI ve  CEFASI .

6  yıl önce  AYTO’nun davetlisi olarak ilimizde çalışan  ve  Aydın Bölge planlamasını yapan Yıldız Teknik Üniversitesi sunumlarında Aydın’ın tarımsal önceliklerinin vurgulaması yapılarak, kalkınmanın tarımsal sanayi  olarak yapılması  önerilerek planlaması yapılmıştır.

 Gerek AYTO gerekse Ticaret Borsası tarafından Aydın İncirinin bölgesel işaret tescili yapılmış, tanıtımı için özel firma  uçaklarında dağıtımı yapılarak tanıtılan ve halen yurt dışı uçuşlarında THY ‘nin devam ettirdiği  Aydın’la özdeş İNCİR başta olmak üzere, Zeytin, Pamuk  gibi sanayi ürünleri ile diğer tarımsal girdiler tehlike altındadır.

Isınmada bir türlü yararlanamadığımız Jeotermal ile yakın zamanda  doğalgazdan elektrik üretmek üzere  Aydın’ın altını   üstünü  delik deşik eden   firmalar tarafından üretilecek elektrik enerjisinin ilk sondaj  üretimi atığı hava kirliliğinin, ve işletme esnasındaki  neden olduğu mikro klima   değişikliği ,  verimli tarım arazilerimizde neden olacağı zararın boyutları gelecekte  büyük  çapta olacağı  açıktır.

Atmosfere sürekli salınan, masum su  buharı  , gazlar ve atıklar ile partiküllerle suya bırakılan bor atığı; İncir, Zeytin ağaçlarında ve Menderes Ovası’nda geri dönülemez hasarlara ve tarımsal verim düşüklüğüne ve hatta ileride artık ziraat yapılamaz hale gelmiş bir   artık  “ en güzel olmayan yeryüzünde “   yaşamamıza neden olacaktır.

Üretilen elektrikten, Türkiye’nin Sanayi bölgeleri enterkonnekte sistemle yararlanırken, o elektriği üreten tesislerin  , Aydın’ın verimli arazilerinin ve marka ürünlerinin sonunu getirebilecek tehditler olarak önümüzde durmaktadır.
Bilgi kirlenmesine son verilerek bilimsel bir çalıştay ile Aydın’ın Jeotermal gerçeği ve sorunları  acilen   için masaya yatırılmalıdır.

AYDIN BÜYÜKŞEHİR’E BÜYÜK PROJELER

 

İŞTE AYDIN’IN ÇÖZÜM BEKLEYEN VE DAHA AYDINLIK YARINLAR’A TAŞIYACAK    PROJELER

**Aydın’ın Büyükşehir Belediyesi oluşumuyla   beraber,  her kademesinde , halkla bütünleşen ,  büyük düşünen , yetki verilmiş  ,yöneticilerle yönetilmesi,

**Kurumlar arası iletişim eksikliğinin giderilerek, resmi ve sivil  tüm  kurumlar arası en verimli işbirliğinin aktif kılınması,bunun da Sayın Vali tarafından her ay toplantılarda masaya yatırılması ,

**Bir türlü önlenemeyen hava kirliliğinin ürkütücü boyutların  artık   fark edilerek belli olan tedbirlerin ivedilikle yürürlüğe sokulması,

**Sıkışan kent ve yollarını , araç parklarına tahsisi ile belediyeler eliyle  artan  Trafik sorununun, daha modern yönetim anlayışı ile giderilmesi,

**Otopark bedellerinin neden otopark   yapılarına   dönüşemediği, Apartmanların zemin katlarının otoparka tahsisi ile  bina zayıf kat oluşumuna neden olunan  sorunla  daha da karmaşıklığa dönüşen otopark sorununun , artık  bölgesel otoparklarla giderilmesinin sağlanması,belediyelerin ayrı bir otopark hesabında toplanan paraların mutlaka yatırım ve inşaat olarak Aydın’a hizmet vermesi,

**Kent merkezine yakın Okulların geniş bahçelerinin altlarına ve kent içindeki  Kipa AVM   açık park alanına  ikişer katlı   otopark yapılarak , olası afet zamanlarında  genel kapalı  sığınak  olarak ta kullanmak üzere,  bu alanların  üstlerine  basket sahaları, tören alanları yapılarak gelir paylaşımı yoluyla işletilmesi,

**Kentin en merkezi yerinde  bulunan  Tralleis’in hazin ve trajik öyküsüne son verilerek , birinci derece sit alanında yer alan tarihi kentten tüm resmi ve sivil yapılarak taşınmalı ve   Büyükşehir   Belediyesi’ne tahsis edilerek  ören yeri kimliği kazandırılarak ,  Alanya kalesinin işletmesini  üstlenen  MHP li  Alanya Belediyesi gibi  Aydın Büyükşehir belediyesi veya işletme şirketleri  tarafından  yerel yönetimlerce   Turizme açılması,22 antik kentin bulunduğu ilimizde sadece  Afrodisyas , Nyssa ,Milet ve Didim ile Prien dışında kalan öksüz evlat Tralleis ve inşaat harikası Arsenal  turizm turlarına dahil edilmelidir.Üçgözler anıtı hediyelik maket olarak polyester malzemeden imal edilmeli, kentin simgesi olarak valilik ve Belediyeler tarafından misafirlerine verilmeli ve kentin değerleri tanıtılmalıdır.

**Pınarbaşı mesire alanının  aylardır  metruk durumu  ve  yetersiz  kullanımına son verilerek,  bu alanda ortalama bir Aydınlının gidebileceği cep sinemaları, sahaflar , antikacılar ve  ikinci el pazarı açılarak  ,  geliştirilmesi, cazibe merkezi haline getirilmelidir.

**Şehir içindeki  1957 yılında İsmet SEZGİN ‘in belediye başkanlığı döneminde yapılan eski minibüs garajının  metruk  durumuna  mal paylaşımı   yargıda  sonuçlanınca  ASLA  ÖZEL BİNA   İNŞAAT İZNİ VERİLMEDEN KAMUYA AÇIK YAPI  OLARAK  KULLANIMI SAĞLANMALIDIR.

**Efeler de şehrin içinden geçen Tabakhane deresi üzerinde sadece  trafiğe açık 5 adet köprü yetersizdir.Bu nedenle Aydın’ın kuzeydeki  kalfaköy ve gerisindeki köylerden gelen tek ulaşım yolu , derenin daha kuzeyinden Erkek sanat enstitüsü altındaki su deposu yanından  karşı yakaya ADÜ tarafına yeni bir köprü açılarak kent içine girmesine gerek kalmayan trafiği Ilıcabaşına yönlendirerek  sağlanabilecektir.

**Hasanefendi mahallesi Kızılay caddesi   batıya dönüşü olmayan 500 metre uzunluğunda bir caddedir. Trafik çok yoğundur. Bunu rahatlatmak için   sanat sokağı eserleri , Müze sokağına taşınarak ,  sanat sokağının  , gençlik cadddesi ile devamı birleştirilerek , sıkışık kent içi ulaşım yolu rahatlatılmalıdır. 

***Tralles ulaşım yolu  bugün Kemer den yapılmakta ancak dar ve çirkin görüntü içinde Turizm ‘e engeldir.eskiden olduğu gibi  ,Hükümet Konağı yanından , topyatağı varyantından sağlanarak , Sanat okulu yanından , mevcut köy ana asfalt yoluna bağlanmalıdır.

**Büyükşehir belediyesinin  ekmek büfeleri ekmek bittiğinde , erkenden kapatılmaktadır. Ekmek bitince işlevsiz kalan büfeler , şimdilik   köşe tanzim satış mağazalarına dönüştürülerek , temel tüketim ve  ihtiyaç malzemeleri  TANZİM SATIŞ MAĞAZALARI oluşturularak , eskiden olduğu gibi , Aydınlılara ucuza satışı  sağlanmalıdır.

**Bir tatil cenneti PAŞAYAYLASI ‘na  dinlenme tesisleri yapılarak yazın  yayla ve kış’ın  kar  turizminin geliştirilmesi Aydın’ın  ekonomik gelirini   arttıracaktır.

**Aydının doğal ve organik ürünleri ve özellikle ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYININ  değerlendirilmek üzere tadım ev tanıtım kampanyaları düzenlenmelidir.

**Çok geç kalan tarihi eser  bilinci ve kültür değerlerimize sahip çıkılması, kent içinde dağınık 20’ye yakın Macar ustalar tarafından yapılan yapıların işadamları tarafından satın alınarak hibe desteklerle konut veya iş merkezi olarak, Turizme ve Aydın’a  kazandırılması

**Aydın’ın marka değer ve isimlerine sahip çıkılması ,( Adnan Menderes Heykeli ve müzesi  ) adının yaşatılması,

**Aydın Adnan Menderes Stadı’nın kent dışına taşınması ve  Çine yolu kenarındaki yeni otogar alanı yanında olimpik standartta yeni bir stadyum inşaatı; mevcut alana takas yoluyla bol rekreasyon ve yeşil alanlı düşük yoğunlukta rantı yüksek rezidanslar inşaatı,

**Ayter alanına artık yapılacak olan tesise karar vererek, bu alanın atıl  kullanımına   son noktanın konması,

**Ilıcabaşı’nda  ve Kemer Çakırlar Çayında,  1. sanayi sitesinde   ACİLEN KENTSEL DÖNÜŞÜM projesinin uygulanması ,

**Yeni Adliye binasının, Efeler mahallesindeki  ORMAN FİDANLIK alanında inşaatına karar verilmesi, artan trafik  nedeniyle  olası trafik kazalarına karşı önlem için , İzmir Aydın  ana karayolunun altından,  Atatürk bulvarından  inişe göre   alt geçit ulaşımı sağlanması ,

**Karayolları Şube Müdürlüğü  ve eski Köy Hizmetleri   geniş arsasına Şükran Güngör Tiyatrosu ile beraber, konser alanı, açık hava sineması, kompleks bir kültür-sanat, eğlence ve dinlenme alanı oluşturulması,  Efeler ilçesini ana karayolu   ikiye böleceğinden , Hükümet konağı projesinden vazgeçilmesi ,

**Eski Torlak mevkinin ve Çilingiroğlu mahallesinin yılan hikayesine dönen kentsel düzenlemesinin bitirilerek, AYKO konutları ile beraber, kente yakışır, yeni ve modern bir yerleşim alanı yapılması,

**Umudumuzu kesmeğe başladığımız Çıldır havalanının 50 – 60 kişilik uçaklarla trafiğe açılmak üzere Valilik kaynaklarından pistin uzatılarak sivil havacılığa açılmasının bir an önce sağlanması ,

** Salı pazarı karmaşasına ve Salı günleri Zafer meydanı trafik kaosuna  acilen son verilmek üzere , ulaşım  hizmetleri yetkisine sahip  , BÜYÜKŞEHİR ULAŞIM DAİRESİ tarafından ACİL MÜDAHALE PROJESİ hazırlanarak uygulanmalıdır.

**Aydın Lisesi Bahçesi’ndeki en eski tarihi Sultani Binasının  tamamının  EĞİTİM MÜZESİNE dönüştürülmesi,

**Bir kentin gelişmesinde ve tanıtımında çok etkili olan Spor Klüpleri arasında, özellikle üst liglere yakın olan Aydınspor 1923 ‘e tüm kurumlar ve meslek odaları tarafından destek olunması,

**Kentlerde    en güçlü Sivil Toplum Kuruluşu olan , Meslek Odaları ,   KENT KONSEYLERİNİN    kamuoyunun beklentilerine uygun  özgür ve bağımsız çalışmasının  sağlanması ve  faaliyetlerini yerine getirmeleri için mekan ve yönetimsel imkanların oluşturulması, projelerine  özel önem verilmesi, kentin gelişmesinin anahtarıdır.

 Sayın Vali ve Büyükşehir belediye başkanı ,

İŞTE AYDIN’IN  MASAYA YATIRIP ÇEKTİĞİM RÖNTGENİNDEKİ  MANZARALARI…!

Bu TESPİTLER İÇİN   tüm Sivil ve resmi kesimin bir araya geldiği ve projelerinin masaya yatırılacağı bir AYDIN ŞURASI acilen  toplanmalıdır.

 

Bu şehir bizim,

daha iyi yaşamak hakkıdır hepimizin.
O halde  söz verin ,

bu  kenti ortak akılla ,  birlikte yönetelim..!

BU YAZIYI  arşivletin  lütfen,

Başarının  anahtarı önce hayal etmek , sonra rüya görmeden yerine getirmek ve başarmaktır.

 

 

 

SÖZÜN ÖZÜ :

EN FAKİR İNSAN PARASI OLMAYAN DEĞİL ,

HAYALİ OLMAYANDIR.

 

Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828

 

26.09.2017
Bu yazı 123 defa okundu.

Diğer Yazıları