YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

AYDIN’I ANLATAN BİR FİLM, AYDIN DEĞİL, BİRGİ DE ÇEKİM.

Aydın da tüm etkinlikleri izlemeye gayret ederim.

Spor dan tutun , konser , konferans, seminer, benim işim.

Köşe yazarı , buralardan beslenip,  konu derler,  toplar.

Bazı tanıyanlar ise, bana “ bu enerjiyi nerden buluyorsun” diye takılırlar.

Bir başkaları ise ,” ne aradığımı” sorar, bazıları ise “söylenir kızar.”

Yakından tanıyanlar bilir, AYDINN SEVDALILARI  biriyimdir.

Sosyal Medyada, bu  aynı adlı bir de grubumuz var.

Konu AYDIN ise gerisi teferruattır.

Sivil Toplum Kuruluşlarında yöneticilik ve  üyeliklerim gereği de,  gelen davetlere icabet etmek üzere , tüm etkinliklere en erken gelir en önde yer alırım.

Bazıları küçük düşünen Aydın lılar gibi  “ ne işi var  emeklinin buralarda “ diye içinden geçirdiklerini duyar gibiyim.

Evet bürokraside uzun yıllar AYDIN için   “ teknokrat “ olarak çalıştığım doğrudur.

O yıllarda da , böyle küçük düşünenler da eksik değildi.

Her yeniliği, her başarıyı  eleştirmekten keyif alırlardı.

Bunu bir veciz söz , “ senin gibi olamayacaklarını bildiklerinden , arkandan konuşurlar “ diye açıklar bu  haksız eleştirileri.

Olsun varsın , sevdamız  daha güzel bir AYDIN.

Bunun için de her yerde varım..!

Var olmaya devam edeceğim.

Onun için beni her etkinlikte   gördüğünüzde “ne işi var” diye, lütfen bir  başkasına veya kendinize sormayın,

Ya bu yazıyı okuyun , eğer okumadıysanız yüzüme karşı bakarak sorun..!

Bir de veciz sözüm var  meraklılara,

Nazar etme ne olur, çalış senin de olur..!

******

Gene böyle bir Aydın etkinliği için   FORUM AVM , Cinemaximum   3 nolu salonunda ATÇALI KEL MEMED filminin galasına davet edildi Aydın basını.

Yerel basın dan üç beş kişi oradaydık.

Aydın da  19. Yüzyılda ve  1830 lu yıllarda yaşamış,  Atçalı Kel Mehmet filminin galasında buluştuk yapımcı , sanatçı ve ForumAVM nin sempatik müdiresi sevgili Ezgi ile.

Zeytin meydanında Aydınlılarla  bir araya gelen film ekibi soru cevap buluşmasında  yaklaşık bir saat bizlerle  beraber oldu.

Yanımda Aydın Vali yardımcısı Sayın Abdulah Arslan ve eşi ile   beraber izledik .

Gala , Aydın tarihinden bir simayı  anlatan tarihi bir dizi olduğu için Ulusal kanallarda  Kösem sultan  dizisi gibi eleştirilen  gerçek dışı  çekimlerin ve sahnelerin olmaması için Ege Üniversitesinden Prof Sabri SÜRGEVİL hocamızdan , danışmanlık aldıklarını belirten yapımcı yardımcısı , çekimlerin Aydın dan destek alamadıkları için İzmir Birgi de çekildiğini anlattı.

Aynı adlı film Fikret Hakan ın başrolünde 1950 li yılların sonunda Aydın da çekilmişti.Siyah beyaz filmim konusu Atçalı Kel Memed  o yıllarda büyük ses getirmişti.Sosyal medyada merak edenler youtube da izleyebilirler.

Konusu AYDIN olan bir film  60 yılının aksine  yeni çekimlerinde Aydın ‘da değil  , maalesef , Birgi de çekilmişti .Hatta daha da üstelediğimde filme destek için  “Aydın büyükşehir belediyesinden “ randevu dahi alamadıklarını anlatınca üzülmedim değil.  Atça nın mahalleye dönüşmesi ile Sultanhisar Belediyesine müracaatlarının olup olmadığını sorduğumda ise, aynı yanıtı aldım.

ANLAŞILAN AYDINLILAR AYDIN FİLMİNE DESTEK VERMİYORLAR..!
Ama Aydın dışından  ilgilenen çok olmuş ve  yazar  Murat SERTOĞLU da kitabını yayınlamıştı.

Gerçi film özel sektör ve girişimciler tarafından çekilmiş , belki Büyükşehir ve belediyeler  denetimden geçtiklerini mazeret olarak öne sürebilirler, ancak , Aydın’oın tanıtımı için bir şeyler yapabilirlerdi diye düşünüyorum.
Güler NALBANTOĞLU adında  İzmir’den ajans sahibi bir bayanın üstlendiği film için Kültür bakanlığı ve TRT den maddi destek alınmış. Ortaklar’da  eski   Belediye başkanı sandığım yapımcı ile adaş hanımefendi çok genç ve  başka biri olduğunu görünce şaşırdım.Yaklaşık 5 yılı aşan bir inceleme ve hazırlık devresinden sonra 28 günde çekilen film Birgi nin tüm tarihi yerlerini set haline çevirilmiş.Tarihi  Çakırağa konağında bile bir sahnesi bulunan film , eğer Aydın da çekilseydi, Aydın ‘ın tanıtımı için güzel bir fırsat olurdu.

Görkemli bir çekim tekniği  ve  salonun mükemmel ses düzeni  ile ses ve görüntü efektleri bizi “Atçalı kel memed “le aynı film içinde yaşadık  doğrusu film boyunca..!.

Filmin sonunda gala ya katılan  tüm seyircilerle bir anı fotoğrafı da çekildik film ekibiyle .


Bu  hafta   sonbaharın ilk ayının sonu.

Günler ne çabuk geçiyor.

İki ay sonra,Ekim ve Kasım ‘ın ardından  Aralık’ta  Kış mevsimi  kapımızda.

Okullar ve Üniversiteler  açıldılar.

Okumayı sevmeyen bir millet olduğumuz belli.

Okulların açılmasıyla eski okul kitapları , koliler halinde çöplüklerde.

Bereket bir köşeye kenara konuyor da ihtiyacı olan  yararlanıyor.

Kendi özdeyişimdir.

“Bir milletin refah seviyesine bakmak gerekirse çöp  konteynerlerine bakınız.”

Artık tamir etmek yeniden kullanmak yok..!
At gitsin , yenisi gelsin.

Tam bir tüketim toplumuna alıştırıldık.

Oysa biz çorapları bile yamayan neslin son iki ayağıyla yürüyebilen son temsilcileriyiz.

Bugün artık geçtik yenisinden “marka “  olmazsa giymeyenler var çevremizde.

Bunun bir  nedeni de özgüven eksikliği ve   kişisel   ezikliğidir.

Gerçekten sokağa çıktığınızda, en yakın köşe başınızdaki   çöp konteynerlerine bir göz atın.

Kullanılmayan eşyalar giysiler, kitaplar  ,çöpün içinde.

Muhtemelen küçülmüş , giysiler, bir üst sınıfa geçen çocukların kitapları ,ihtiyaç fazlası eşyalar,kanepeler,çekyatlar..!

Oysa diğer tarafta  ,bunlara ihtiyacı olan ancak arayıp da  bulamayan ihtiyaç sahipleri.

Eskiden söküğünü diken , hatta kendi iç çamaşırını ,uzun çizgili   pijamalarını   evlerindeki  dikiş makinelerinde  üreten   bir nesilden , kullan at tüketici toplumuna geçtik.

Eskiden sanayide araba tamir edenler bozuk bir parçayı  ,temizler  onarır, parçayı çalışır hale getirir ,yerine takardı.

Şimdilerde öyle uğraş yok..!
at gitsin  ;   tak , yenisini  gelsin.

Bizler herşeyi  atan değil , geri dönüşümle yeniden kazanan bir neslin ahvadıyız..!

İşte o nesilden kalan güzel bir insan..!

Aydın  Eğitim İş sendika başkanı değerli dostum,  Şaban Özdemir hocam ,  geçen yıllarda başlattığı   “size lazım olmayan bize lazım” kampanyası ile  evinizde ihtiyacınız olmayan veya yenisiyle  değiştireceğiniz, ihtiyaç fazlası eşyaları Aydın’a okumaya gelen dar gelirli öğrencilerle buluşturuyor.
ASLİ GÖREVİNİ YANISIRA  BİR EĞİTİM HAMALI GİBİ EŞYALARI İHTİYACI OLANLARA TAŞIYOR.

Kimileri spotçu hoca deseler de, biat kültürünü aşılıyor deseler de, hepimiz beş parasız günler yaşadık öğrencilikte..!

Şaban hocam elleri öpülesi bir eğitim emekçisi.

Sadece okulda değil, hayatta da yaşama yardım eden vefalı bir insan..!

Eğer sizin de  ihtiyaç fazlası   eşyalarınız varsa atmayın , bu köşe yazarına en alttaki  telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Şaban hocama sormadan numarasını vermek itemedim.

Ama bana ulaşın , ertesi gün kapınızda hocayı bilin..!

 

Lütfen atmayın , ihtiyacı olana verin.

Hiçbir şey yapamıyorsanız , konteyner yanlarına bırakın.

Hem siz  başkalarına yardım etmenin  manevi  hazzını  duyun , hem de  ihtiyaç sahibi birinin yuvasını  ve bir  öğrenci evini şenlendirin.

Hepimiz öğrenci olduk. Gurbette elimizden tutanlar  oldu veya olmadı.

Çektiğimiz sıkıntıları biliyoruz.  Okumaya gelen Aydındaki misafir öğrencilere  yardım elimizi uzatalım

Okumak deyince söyleyecek yazacak çok şey var .

Okumak boş zamanlarda değil ,  zaman ayırılacak ciddi bir iştir.

Beyni çalıştırmak , zihinsel  antrenmandır okumak.Alzaymır denilen illetin çaresidir, okumak , çalışmak, üretmek,

Onun için  beyni dinlendirmeyin  ,çalıştırın devmlı.

Beyin formatımız kolaycılığa meyilldir.

Bıraksanız hiçbir işi yapmak istemez, beynimiz,

Beyinin bu mesajını alanların akibeti de sonunda  mutlaka tembeldir.

En az beyin faaliyeti gerektiren   TV ve radyo izlemek ve dinlemektir.

En az dikkat isteyen  ve düşünmeği gerektirmeyen  bu teknolojiden çok uzak olmasa da çok yakın durmayalım.

Okumak ise  bir kafa yormak işidir..!

Doktorlar dahi alzheimer’ın unutkanlığın, çaresini zihin jimnastiğinde buluyorlar.

Şimdi neden balık hafızalı olduğumuzu anladınız mı..?

Çünkü yeterince  kullanamadığımız ve geliştiremediğimiz beynimiz,

Artık bizi idare etmeğe başladı.

Biz onu kullanacağımız yerde,

Beynimiz bizi kullanır oldu. 

Biz sadece bildiğimizi okuruz..!başkalarının yazdığı kitapları  değil..!

aşağıdaki anekdotta çocuk , temizliği ve  saflığı,okumayan yetişkinlerde Zeka özrüne neden olur..!

Bir ailenin evinde televizyon arıza yapmış

 Tamirci gelip televizyonun arka kapağını açmış ki bir sürü ekmek parçası.

 Tabi kimin yaptığını hemen anlamışlar.

Evin 4 yaşındaki kızı.

 hangi aile böyle bir olayla karşılaşmış olsa,

  gösterilecek tepki genellikle öfkeli bir davranıştır.

Fakat anne öyle yapmamış, çocuğuyla konuşmayı denemiş ve öğrendiklerinden sonra hüngür hüngür ağlamaya başlamış.

Çocuk ekrandaki, film ve dizlerde  aç çocukları gördükçe mutfaktan ekmek alıp televizyonun açık bulduğu tek yerinden, arkasındaki ızgaralardan içeri atıyormuş.

Okumak  öğrenmek ve bilgelik işte böyle  her zaman çocuk kalmak değildir.

Yetişkinlerin  kitapları, eğer  süslü kütüphanelerde kalırsa,

Okumak  sadece    cehaleti alır , 

eğer ilimin   feyzini almamışsanız  ,

semeri baki kalır..!

 

SÖZÜN ÖZÜ:

 

BİR ÜLKEDE  EKONOMİK GELİŞMEYE PARALEL ,

SOSYAL VE KÜLTÜREL GELİŞME OLMAZSA,

O ÜLKEDE CÜZDANLAR ŞİŞER, VİCDANLAR BOŞALIR.

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

 

 

Mehmetozcakir@hotmail.com

GSM : 0.505.8077828

PK:110 EFELER – AYDIN

 

 

 

29.09.2017
Bu yazı 126 defa okundu.

Diğer Yazıları