YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

AYDININ FARKLI KÖŞELERİ TARİHİN İZLERİ , KULE EVLERİ

Aydın  ilginç köşeleri, yerleri ve evleri ile her zaman keşfedilmeyi bekliyor.

Kemer baraj gölü içindeki Arapapıştı kanyonu gibi  ,tarih’e ve Turizm’e kazandırılmayı bekleyen nice ender yapılar ve güzel mekanlar sırada bekliyor.

 

Bunlardan biri de  ilimizin  tarihi kule evleri  pek bilinmeyen  zenginliğidir.

 Koçarlı Merkezinde Cihanoğlu kule evi ,Yenipazar Donduran köyünde , Nazilli Arpaz (Esenköy de ), Arpaz kulesi, Bozdoğan Yazıkent’te(Mehmet Erbay kule evi )  ,Çine Bölüntü köyünde  yer alan Kule evler ilginç mimarisi ve günümüze taşıdığı öyküleri ile araştırılmayı bekleyen  değerlerimiz..!

Ben bu kez  Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği  başkanı  Mehmet  Özçakır olarak  sizler için kule evleri inceledim.

Genelde ayan (kentin eşrafından ileri gelenler ) tarafından yaptırılan yığma taş duvarlı  kule evler kare  planda  ve güvenlik ve savunma amaçlı inşa edilmiş konut yapılarıdır.

En büyük özellikleri  eşkıya saldırılarına karşı  savunma için   pencereleri dar ve küçük olup ,  yüksekliği nedeniyle de  gözetleme  ve sığınma ve  korunma amaçlı inşa edilmiştir .

Bu kule evlerin ve konakların  tarih içinde  yaşanmış  ilginç öyküleri vardır.

Bugün Nazilli ilçesinde yeni adıyla Esenköy’ de  yeralan 1829 yılında tarihe 'Aydın İhtilali' olarak geçen halk ayaklanması sırasında Atçalı Kel Mehmet Efe tarafından  işte böyle korunaklı bir kule ev olan  Arpaz konağı kuşatılmıştır.

 Atçalı Kel Mehmet Efe ile  kule evin sahibi  Arpazlı Hacı Hasan Bey arasında husumet olduğuna dair çeşitli rivayetler vardır. Yoksul ve yetim olan Atçalı Kel Mehmet Efe, Arpazlıların kızına aşık olur. Üstelik annesini kızı istemeye de gönderir. Atçalı  hor görülerek  kovulduğundan  Atçalı Kel Mehmet Efe'yi dağa çıkar ve  halk ihtilalini gerçekleştirir ,intikam için Arpaz'a gelip konağa saldırır.

Koçarlı Kule evi 16. yüzyılda Cihanoğlu ailesine ait ve  yanındaki mütevazi evde yaşarken  geçen yıllarda vefat eden   son üyesi Vesile hanım koruması altında iken  artık konak  yalnız kalmıştır.  Kanuni Sultan Süleyman, 1522 yılında Rodos ve İstanköy Adalarını almak için ordusuyla Koçarlı'dan geçerken Mersinbelen, Yağcıdere ve Dereköy dolaylarında konaklar. O dönemde  Sobuca köyü civarında yurt tutan 250 kişilik  bir  Türk aşireti  Kanuni’nin ordusuna  yardımcı olmuş yedirmiş ve içirmiş. Aşiret , Reisleri   Mehmet Bey in kararı ile  Kanuni'nin ordusuna katılarak, Rodos seferine gitmiş. Tam bu sırada Ahmet Bey'in çadırında bir çocuk dünyaya gelmiş. Padişah bu haberin kendilerine uğur getireceğini ümit ederek çocuğun adını "Cihan" koymuş ve ona Beşparmak Dağlarından başlamak üzere Çine Çayı ve Sarıçay arasında kalan ve Büyük Menderes Nehri'ne kadar olan araziyi bağışlamıştır. .Böylece Cihanoğulları, ailesi  sultan fermanıyla  Koçarlı'ya yerleşip, böylece kök salmaya başlar.  Beyler, eşkıya saldırısına   karşı korunmak üzere kule ve kaleler yaptırır.  Cihanzade İbrahim Ağa da dış saldırılardan çok, kendi kardeşlerinden korunmak için 1763-1764 yıllarında. Cihanoğlu Kulesini inşa ettirir.

Her kule  konağın   işte  böyle bir hikayesi günümüze kadar  uzanır.

DONDURAN  KULESİ  ASKERE GİDECEK GENÇLERİN CESARET  ÜSSÜ.

Yenipazar İlçesi Donduran köyünde yer alan KULE EV köydeki  evlerden  farklı mimari yapısıyla dikkatleri çekiyor.

Taş duvarlı   yüksek ve üç katlı  kule evin tarihi hakkında kesin bir bilgi  kaynaklarda yer almamaktadır.Köyün güneyinde  Menderes Ovasına  hakim  yüksek bir tepede yer alan  taş duvarlı ve ahşap ara katlı 3 katlı evin yaklaşık  250 yıllık olduğu tahmin ediliyor.konum olarak  Yenipazar ilçesinin doğusunda ve Bozdoğan yolu üzerine yer alan Donduran köyündeki Kule ev ,köyün hemen güneyindeki yüksekçe bir tepede  son mekandır. Bölgeye hakim yüksek ve  panoramik manzaralı  tepede yer almaktadır. Moloz taş tuğla ve  kısmen aralarda mermer blok  malzemeden inşa edilmiştir. Birbirine bitişik iki kare mekandan oluşan kulenin batı cephesine bitişik kare mekan daha küçük ebatlardadır.Doğusundaki büyük kare şeklindeki  kısım  ile bitişiktir. Üç kat  ve teras katından oluşmaktadır. Ahşap kat döşemeleri yandığı için mevcut değildir.İkinci kat doğu duvarında  hareketli açılır kapanır kapı  yuvaları  bulunmaktadır. Teras katta duvarlarda mazgal delikleri vardır. Giriş kapısı  doğu cephede birinci katın duvarının ortasındadır. Kuleye giriş muhtemelen  hareketli  , çekme köprünün iç tarafındaki merdiven basmakları ile sağlanıyordu. Çekme köprünün makara sisteminin kalıntıları kapının ahşap lentosunun ortasındaki makaradan anlaşılmaktadır.Çete ve eşkiya saldırılarına karşı evin girişi zemin kattan değil ,hareketli merdivenle birinci   kattan giriş  yapılan kulede gece baskınlara karşı  güvenlik  sağlanıyordu.

 

KULE EVİN ÇATLAKLARI ENDİŞELENDİRİYOR.

Dört taraftaki duvarlarda büyük ve küçük çatlaklar vardır. Özellikle güney duvarında geniş çatlaklar mevcut olup arkasından  da görülmektedir.Kule devrin anlayışına uygun olarak köyün üstünde, köy ve Menderes ovasına hakim bir konumda inşa edilmiştir. Kulenin kesin yapım tarihi ve maliki  belli değildir. Köyün içindeki çeşmelerin kitabelerindeki Hicri 1177-1178   Miladi  (1763-1764), (1764-1765) tarihleri kulenin yapım tarihlerine ışık tutmaktadır. Buna göre kulenin yaklaşık  250 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.Beyler döneminde yörede toprak zengini varlıklı ailelerin eşkiyalardan ve  çetelerin saldırılarından  korunmak amacıyla korunaklı olarak yapılan Donduran  Kulesinin bir sırrı da  köyde askerliğe gidecek olan  gençlerin  cesaret göstergesi olarak  duvardaki boşluklardan tırmanarak  Kulenin en tepesine Türk bayrağını dikmektir. Kulede duvarlar , bu yapının tarihi mirasımız olduğu düşünülmeden, tahrip edilerek , bu gençlerin  askerlik dönemleri ile isimleri yazılıdır.Ancak  en son 1987 tarihi  yazılı kalan  duvar yazılarından ,    bu tarihten  sonra buraya çıkılmadığı ve  maalesef dikilen  son Türk  bayrağının da parçalandığı  görülmektedir.

TARİHİ KULE  EVLER  AYDIN  VALİLİĞİNCE  veya BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNCE   RESTORE EDİLMELİDİR.

Bu KULE EVLERİN  önemi  bölgemizde yakın  başka yerlerde  değil , sadece  Aydın da  bulunmasıdır. İlimizde  ayakta kalabilmiş   Nazilli Arpaz kule evi şanslı lardan olup Nazilli belediyesince kamulaştırılarak  restoresi sonucu tarihi mekanı  insanlara ve tarih ve turizm e kazandırmak üzere çalışmalara devam etmektedir.

Diğerleri  Koçarlı Cihanoğlu kulesi  ,Çine  Bölüntü köyü ile Yazıkent  kule evi   ile beraber ayakta kalanlar  ise AYDIN  VALİLİĞİ  veya BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’nin ilgi ve desteğini beklemektedir.

Bunlardan , Donduran kulesi en çok hasara uğramış sadece  dört duvarı  ortada kalabilmiş  acı bir  ilgisizlik örneğidir. Arazisi Özel idare adına kayıtlı iken devir ve tasfiye ile kime verildiği bilinmeyen  Donduran Kule evinin  , acilen  koruma altına alınarak , bir girişimci  veya devlet tarafından aslına uygun restore edilerek Turizme, piknik alanı ve restoran olarak kazandırılması köye gelir sağlayacağı gibi, girişimciye de kazanç ve köylü gençlere de istihdam sağlayacaktır. Aydın Valisi Sayın Ömer Faruk KOÇAK ile  , Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ,  bu yapıyı yerinde incelemesi ve yapılacak restore ile güzel bir rekreasyon alanı halinde  Aydın’a  kazandırılmasını bekliyoruz.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.5427608691 

25.05.2017
Bu yazı 469 defa okundu.

Diğer Yazıları