YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

AYDININ BİLİNEN ACI GERÇEKLERİ YILLARDIR ŞİFRELERİNİ KİMSE ÇÖZEMEDİ

Dün yazdığımız gibi Aydın’ın sorunlarına kafa yoranların çözümlerine kolayca ulaşacağı projelerden bahsetmiştim.

İçinde yaşadığımız kenti,  “Aydın elini”  masaya yatırdık, sizler için  “çekap “ tan geçirdik.

Bugüne dek, Aydın’ı   “mış gibi” ,  “ miş gibi    ”  idare eden ve   “ ortada kuyu var, yandan geç “  misali,  sorunların etrafından dolanan  yerel ve merkezi idarecilerin zaman zaman şehir de Osmanlı hanlarının yaptığı gibi tebdili mekan edip  gezdiğinde   görebileceği sorunları , çözmek yerine , tribünlere oynayanlar yüzünden ,  yıllardır  esaslı bir neşter vurulmadı .

Ama bu köşe yazarınız fakir ,bir Aydın sevdalısı olarak , Aydın’ı sizler için masaya yatırdı, çekilen filmlerde bakın neler  vardı..!

    

DEPREMDE AYDIN ALLAHA EMANET

Topraklarında  en zengin tarım arazileri, biraz altının  arkeolojik  kalıntılarıyla, daha derinlerinden Jeotermal fışkıran ve “en güzel gökyüzünün altındaki  yeryüzü  “  diye sakız gibi dillendirilen   Aydın, tüm bu ilklere ve birinciliklerine rağmen ,     birinci derece deprem bölgesinde  olmasıyla da,  nimetlerin  yanında külfetlerinden habersiz yaşıyor önlem alınmadan yıllardır.

Verimli  zirai  arazileriyle bilinen tarım şehri ilimiz,  bir dönem Çukurova ile   baş başa yarışan  Menderes ovası üzerine kurulu ilçelerimiz ve köylerimiz ile  yıllardır   bir tehlikenin de üzerinde yaşamaktayız.

DEPREM EN BÜYÜK TEHLİKE .

1970 li yılların başından itibaren  Aydın merkezinde Menderes ve  Gazi bulvarları, Nazilli’de Atatürk, Hürriyet ve Ordu caddeleri, Söke’de Aydın caddesi, çok katlı yapılaşmaların merkezi oldu.

Düne kadar yığma yapıları yapan ustalar ve kalfalar, betonarme yapılarla tanıştıktan sonra, çıraklık döneminde binlerce apartman inşa ettiler.

Sokak aralarında el ile karışım yapılarak hazırlanan betonlar, çıraklık dönemindeki yapıcıların en acemi   eserleridir.

2000 yılında hazır beton yapımına geçilen ilimizde, artık beton standardında istenilen seviyeye gelmiş olmakla beraber sorun bu tarihten önce yapılan binalardır; buralarda yaşayan insanların can güvenliğinin olmayışıdır.

Milat kabul edilen 1999 Marmara depreminden sonra ezberler bozularak, düne kadar hiç önem verilmeyen ve konu edilmeyen ZEMİN ETÜDÜ, yapılması zorunlu hale getirilmiş ise de, daha önce elle dökülen betonla  yapılan çok katlı apartmanlar ne zaman patlayacağı belirsiz   birer  saatsiz    bombadır.

İller Bankası 2001 yılı Ocak ayında ve bundan onbeş yıl önce tüm belediyelerden  2000 yılından önce yapılan yapıların yapı stoklarının belirlenmesini talep etmiş ise de, Valiliklerde Mahalli İdare Müdürlüklerine bu konuda hiç bir bilgi akışı gelmemiştir.

Bu nedenle halen İlimizdeki eskiden ve elle dökülen betonla yapılan yapı stoklarının sayısal bir istatiği maalesef  çıkartılamamıştır.

NEDEN DEPREME DAYANIKSIZ YAPI

Bunca mühendis ve müteahhide rağmen neden depreme dayanıksız yapı yapılmıştır.?

2000 yılından önce projesi hazırlanan hiç bir yapının ZEMİN DURUMUNU belirleyen  rapor mevcut değildir. ÇÜNKÜ BUNUN YAPILMASINI MECBURİ KILAN BİR ZORUNLULUK YOKTUR. Çok katlı yapılarda betonun basınç dayanımı çok düşük belirlenmiştir.

İnşaat mahallinde  el ile dökülen betonların su-çimento oranlarının belirlenmesi için ne bir laboratuvar, ne de bir bilimsel bir metod uygulanamamıştır. ÇÜNKÜ FABRİKASYON HAZIR BETON VE LABORUTUVAR UYGULAMASI 15 yıllık bir geçmişe sahiptir.

İşte 2000 yılındaki bu milattan önce Aydın’da yapılan tüm özel ve resmi yapılar  işte bu standartlarda üretildiğinden YENİ DEPREM YÖNETMELİĞİNE GÖRE incelendiğinde DOĞAL OLARAK depreme dayanıklı oldukları söylenemez.

Her ne kadar 2000 yılından sonra artık depreme karşı güvenli yapılar yapılmağa başlanmış ise de bugün  sorun halkın iskan ettiği  ve kamunun kullandığı bütün  yapılarının nerdeyse tamamının  betonlarındaki dayanım zayıflığıdır.

BELEDİYELER   NE YAPMALI.?

Acilen kentlerdeki  sokak sokak tüm yapılar yerinde incelenerek İller Bankasınca  2001 yılı Ocak ayında ve bundan onbeş  yıl önce tüm belediyelerden  istenilen kayıtların dosyalanarak tutulmasının sağlanması ve kentlerdeki en riskli yapıların belirlenmesi için karot testlerinin  yapılarak beton dayanımlarının isteğe bağlı olmadan  acilen   gerekmektedir.

İskanında sakıncalı görülen bu yapıların acilen, daire sahiplerine, durumun açıklıkla ve gereği yapılacak şekilde bildirilmesi gerekli ve zorunludur.

Bu keyfiyet kentsel dönüşüm yasası ile vatandaşların iradesine bırakılmamalıdır.

Bedelleri mal sahiplerinden alınmak üzere  resen  yapılacak test ve deneylerden sonra, en dayanıksızlardan başlayarak,  genel ve bölgesel  kentsel dönüşüm planları hazırlanmalıdır.

Ancak sıkıntılı ve zorlukları bulunan bu uygulamanın kurumlarca benimsenmemesi nedeniyle, kentlerde el ile dökülen betonla yapılan yapılarda oturanlar; orta ve üzerinde 5-6   şiddetinde   yaşanacak olası bir depremde Aydın ve İlçeleri ile tamamen Allaha emanettir.

Marmara dan sonra  meydana gelen  Van depremindeki manzaraların aynısı orta şiddetteki bir depremde Efeler de Menderes Bulvarı, Gazi bulvarı, Söke ve Nazilli’de yaşanacağı muhakkaktır.

İŞSİZLİK VE BEYİN GÖÇÜ.

Aydın nüfusunun ortalamasına bakıldığında genelde emekliler kenti olmuştur.

Üniversitelere   giden gençlerin; okul bittiğinde Aydın’a dönmek yerine, büyük kentlere gittikleri açık bir gerçektir.

Oysa İlimiz  Tarım sanayi kenti  ve  7 adet ( Astim, Umurlu, Nazilli, Buharkent, Çine, Söke, Ortaklar) Organize sanayi Sitelerinin  yer aldığı, Turizm hizmetinin kıyılarda yaygın olduğu, istihdam kaynakları, potansiyeli yüksek olan bir ildir. Buna rağmen bir türlü helvayı yapacak ustayı  bulamayan ilimiz, nitelikli meslek sahibi eğitimli olan gençlerini dışarıya göç vermektedir.

Oysa Aydın tüm bu beyaz ve mavi yakalılara  bağrına basacak doğal kaynaklara sahiptir.

JEOTERMAL VE DOĞALGAZIN SEFASINDAN ÖNCE EZASI ve  CEFASI .

Beş yıl önce  AYTO’nun davetlisi olarak ilimizde çalışan  ve  Aydın Bölge planlamasını yapan Yıldız Teknik Üniversitesi sunumlarında Aydın’ın tarımsal önceliklerinin vurgulaması yapılarak, kalkınmanın tarımsal sanayi  olarak yapılması PLANLANMIŞTIR. Gerek AYTO gerekse Ticaret Borsası tarafından Aydın İncirinin bölgesel işaret tescili yapılmış, tanıtımı için uçaklarda dağıtımı yapılarak Aydın’la özdeş İNCİR başta olmak üzere, Zeytin, Pamuk  gibi sanayi ürünleri ile diğer tarımsal girdiler tehlike altındadır.

Isınmada bir türlü yararlanamadığımız Jeotermal ile yakın zamanda  doğalgazdan elektrik üretmek üzere  Aydın’ın altını   üstünü  delik deşik eden   firmalar tarafından üretilecek elektrik enerjisinin ilk sondaj  üretimi atığı hava kirliliğinin, ve işletme esnasındaki  neden olduğu mikroklima   değişikliği  verimli tarım arazilerimizde neden olacağı zararın boyutları gelecekte  büyük  çapta olacağı  dile getirilmektedir.

Atmosfere sürekli salınan, masum su  buharı  , gazlar ve atıklar ile partiküllerle suya bırakılan bor atığı; İncir, Zeytin ağaçlarında ve Menderes Ovası’nda geri dönülemez hasarlara ve tarımsal verim düşüklüğüne ve hatta ileride artık ziraat yapılamaz hale gelmiş bir   artık  “ en güzel olmayan yeryüzünde “   yaşamamıza neden olacaktır.

Üretilen elektrikten, Türkiye’nin Sanayi bölgeleri enterkonnekte sistemle yararlanırken, o elektriği üreten tesislerin  , Aydın’ın verimli arazilerinin ve marka ürünlerinin sonunu getirebilecek tehditler olarak önümüzde durmaktadır.

Bilgi kirlenmesine son verilerek bilimsel bir çalıştay ile Aydın’ın Jeotermal gerçeği ve sorunları  acilen   için masaya yatırılmalıdır.

İŞTE AYDIN’IN ÇÖZÜM BEKLEYEN VE DAHA AYDINLIK YARINLARA GÖTÜRECEK KONU BAŞLIKLARI

**Aydın’ın Büyükşehir Belediyesi oluşumuyla   beraber,  her kademesinde  büyük düşünen yöneticilerle yönetilmesi,

**Kurumlar arası iletişim eksikliğinin giderilerek, resmi ve sivil  tüm  kurumlar arası en verimli işbirliğinin aktif kılınması,

**Bir türlü önlenemeyen hava kirliliğinin ürkütücü boyutların  artık   fark edilerek belli olan tedbirlerin ivedilikle yürürlüğe sokulması,

**Sıkışan kent ve yollarını , araç parklarına tahsisi ile belediyeler eliyle  artan  Trafik sorununun, daha modern yönetim anlayışı ile giderilmesi,

**Otopark bedellerinin neden otopark   yapılarına   dönüşemediği, Apartmanların zemin katlarının otoparka tahsisi ile  bina zayıf kat oluşumuna neden olunan  sorunla  daha da karmaşıklığa dönüşen otopark sorununun , artık  bölgesel otoparklarla giderilmesinin sağlanması,belediyelerin ayrı bir otopark hesabında toplanan paraların mutlaka yatırım ve inşaat olarak Aydın’a hizmet vermesi,

**Kent merkezine yakın Okulların geniş bahçelerinin altlarına ve kent içindeki  Kipa AVM   açık park alanına  ikişer katlı   otopark yapılarak , olası afet zamanlarında  genel sığınak  olarak ta kullanmak üzere,  bu alanların  üstlerine  basket sahaları, tören alanları yapılarak gelir paylaşımı yoluyla işletilmesi,

**Kentin en merkezi yerinde  bulunan  Tralleis’in hazin ve trajik öyküsüne son verilerek , birinci derece sit alanında yer alan tarihi kentten tüm resmi ve sivil yapılarak taşınmalı ve   Büyükşehir   Belediyesi’ne tahsis edilerek  ören yeri kimliği kazandırılarak  Alanya kalesinin işletmesini  üstlenen  MHP li  Alanya Belediyesi gibi  Aydın Büyükşehir belediyesi veya işletme şirketleri  tarafından  yerel yönetimlerce   Turizme açılması,

**Pınarbaşı mesire alanının  aylardır  metruk durumu  ve  yetersiz  kullanımına son verilerek,  bu alanda ortalama bir Aydınlının gidebileceği cep sinemaları, sahaflar , antikacılar ve  ikinci el pazarı açılarak  ,  geliştirilmesi, cazibe merkezi haline getirilmesi,

**Şehir içindeki  1957 yılında İsmet SEZGİN ‘in belediye başkanlığı döneminde yapılan eski minibüs garajının yıkılarak, buraya 7 gün açık kapalı pazar yeri yapılması,

**Bir tatil cenneti PAŞAYAYLASI ‘na  dinlenme tesisleri yapılarak yayla ve kış turizminin geliştirilmesi

**Aydının doğal ve organik ürünleri ve özellikle ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYININ  değerlendirilmemesi,

**Çok geç kalan tarihi eser  bilinci ve kültür değerlerimize sahip çıkılması, kent içinde dağınık 20’ye yakın macar ustalar tarafından yapılan yapıların işadamları tarafından satın alınarak hibe desteklerle konut veya iş merkezi olarak, Turizme ve Aydın’a  kazandırılması

**Aydın’ın marka değer ve isimlerine sahip çıkılması ,(Şehit Kubilay  heykeli,Adnan Menderes Heykeli,İlk Kadın milletvekili Piraye  Levent) adının yaşatılması,

**Milli Aydın bankasının kamuya kazandırılarak  Kuvayı Milliye Müzesi ile  bir kent arşivi oluşturulması,

**Aydın Adnan Menderes Stadı’nın kent dışına taşınması ve  Çine yolu kenarındaki yeni otogar alanı yanında olimpik standartta yeni bir stadyum inşaatı; mevcut alana takas yoluyla bol rekreasyon ve yeşil alanlı düşük yoğunlukta rantı yüksek reazidanslar inşaatı,

**Aydın tekstil alanına  artık neşter vurularak,  kısmen  tescilli alana , rekreaasyon alanı ve fabrika binasının müze yapılması,

**Ayter alanına artık yapılacak olan tesise karar vererek, bu alanın atıl  kullanımına   son noktanın konması,

**Ilıcabaşı’nda  ve Kemer Çakırlar Çayında,  1. sanayi sitesinde   ACİLEN KENTSEL DÖNÜŞÜM projesinin uygulanması ,

**Yeni Adliye binasının ORMAN FİDANLIK alanında inşaatına karar verilmesi,

**Karayolları Şube müdürlüğünün geniş arsasına Şükran Güngör Tiyatrosu ile beraber, konser alanı, açık hava sineması, kompleks bir kültür-sanat, eğlence ve dinlenme alanı oluşturulması,

**Eski Torlak mevkinin ve Çilingiroğlu mahallesinin yılan hikayesine dönen kentsel düzenlemesinin bitirilerek, AYKO konutları ile beraber, kente yakışır, yeni ve modern bir yerleşim alanı yapılması,

**Umudumuzu kesmeğe başladığımız Çıldır havalanının 50 – 60 kişilik uçaklarla trafiğe açılmak üzere valilik kaynaklarından pistin uzatılarak sivil havacılığa açılmasının bir an önce sağlanması ,

**Aydın Lisesi Bahçesi’ndeki en eski tarihi Sultani Binasının EĞİTİM MÜZESİNE dönüştürülmesi,

**Güzelhisar mahallesindeki tarihi Taşdöner ( kapalı hisar) sinemasının Aydın Belediyesi tarafından Tiyatro ve gösteri salonu olarak onarımı ve hizmete açılması ,

**Bir kentin gelişmesinde ve tanıtımında çok etkili olan Spor Klüpleri arasında, özellikle üst liglere yakın olan Aydınspor 1923 ‘e tüm kurumlarve meslek odaları tarafından destek olunması,

**Kentlerde    en güçlü Sivil Toplum Kuruluşu olan   KENT KONSEYLERİNİN  İNİN  YASALARDAN VE YÖNETMELİKLERDEN  KAYNAKLANAN   idari ve mali   kurtularak, kamuoyunun beklentilerine uygun  özgür ve bağımsız çalışmasının  sağlanması ve  faaliyetlerini yerine getirmeleri için mekan ve yönetimsel imkanların oluşturulması.

İŞTE AYDIN’IN  MASAYA YATIRIP ÇEKTİĞİM RÖNTGENİNDEKİ  MANZARALAR…!

ANCAK ,  BU YAZIMI     4    YIL ÖNCE ,   2012 YILI OCAK AYINDA  NOTLARIMA KALEME ALDIĞIMI  HATIRLATMAK İSTERİM.

Yazıyı tekrar okuyun bakalım..!

neler değişmiş dört yılda..?

Ayağa mı kalkmış hasta..?

Yerimizde mi sayıyoruz yoksa..?

Kesip saklayın  BU YAZIYI  lütfen,

bakalım neler değişecek bir dört yıl sonrasında..? 

 

Not :Efendim yarın  15 Ekim , bu fakirin 60. yaşına girdiği bir hüzünlü, doğum günüdür.

Yıllar gelip geçiyor ama, hayalleriniz ve ümitleriniz sizi diri ve ayakta tutuyor,içinizdeki çocuğu hep yaşatıyor.

Nice yıllara ..! 

Mevlam ömür verdikçe Aydın için yazmaya ..!

 

 SÖZÜN ÖZÜ :

EN FAKİR İNSAN PARASI OLMAYAN DEĞİL ,

HAYALİ OLMAYANDIR.

Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

14.10.2016
Bu yazı 2324 defa okundu.

Diğer Yazıları