YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

AYDININ GİZEMLİ KÖŞELERİ, BİLİNMEYEN DÜNÜ ve TARİHİ.

Yazarımız  Özçakır   bu hafta sizler için Aydın ilinin gizemli köşelerini ve bilinmeyen tarihini araştırdı.

 

MENDERES OVASINDA ANTİK YOL.

 

Antik çağda Anabelen adıyla bilinen ve daha sonra Meandrum yani Menderes olarak isimlendirilen Menderes ovasında, kuzeyden güneye doğru kilometrelerce uzanan antik yol  yazarımız Özçakır’ın araştırması sonucu  ortaya çıkarıldı.

Bundan  beş yıl önce Ovaeymir beldesinin güneyinde  ovaya inene tarla yolunun kenarında  yükseltinin otlara bürünmüş ancak düzgün  taşlarla yapılan Antik yol  araştırmacı yazarımızın girişimleriyle,  Aydın Kültür varlıklarını Koruma kurulunca  tescil edilerek koruma altına alındı.


(Ovaeymir altındaki Menderes ovasındaki antik yol görüntüleri ) 

Araştırmaya  konu olan Antik yolda  yapılan  incelemede, ovanın üzerinde ve tarlalardan 1,50 mt yükseklikteki antik yol kenarları büyük kesme taş duvarlardan yapılmış olduğu ve takriben 3,50 metre genişliğinde olduğu tespit edildi.

Mevcut Çine-Aydın karayolunun 800 metre batısında ve karayoluna paralel uzanan antik yolun her iki kenarına büyük kesme taş duvar döşenerek tahkimat yapıldığı ve ortası doğal taş  malzeme ile doldurulduğu tespit edildi. Belli aralıklarla yol üzerinde tuğla kemerden yapılan açıklıkların, suyun geçişinin sağlanması için bırakıldığı sanılıyor. Kemerli yolun bazı kesimlerinde taş duvarların kenarlarında ve yolun üzerinde definecilerin kazı yaptıkları da açıkça belli oluyor. 

Yolun yüksek olarak yapılmasından da anlaşılabileceği üzere, Menderes Ovasının antik çağlardan buyana taşkınlar nedeniyle su yüksekliğinin fazla olması, nedeniyle ulaşımı engellediği anlaşılıyor. Antik çağın mühendisleri bunun çözümünü daha sağlam zemin elde etmek ve su baskınından korunmak üzere kenarlı tahkimatla yükseltilmiş kemerli ulaşım yolu yapılmasında bulmuş olmalılar. Bölgemizde birçok tören (Didim-Milet arasında) ve suyolunun (Kuşadası-Efes ve Tralleis) bulunduğu bilinmekle beraber, Ovanın üzerinde tespit edilen ve günümüze dek sağlam kalabilen, ilk ve tek antik ulaşım yolu olması nedeniyle, araştırmacılara ışık tutabilecek nitelikte bir tarihi eser özelliği taşıyor.

Yolun Tralleis den güneye,  Karia bölgesine önce Çine , devamla  (Muğla )  Stratoneika  , Milas  ve  Halikarnas ile Marmaris (Fiskos )  gibi antik kentlerine  ulaşımı sağladığı  tahmin ediliyor. Evliya Çelebi  hatıralarını yazdığı Seyahatnamede, Ayrıca Çine Marmaris arasındaki eski kervan yollarının güzergahını   şöyle anlatmaktadır.”Çine’den Gökbel dağı üzerinden uzun ve yorucu bir

yolculuktan sonra Bozöyük köyüne erişilir,

Muğla’daki Karabağlar’a olan yol takip edilirken bu yol üstünde Merdiven Kahvesi’nde dinlenilir  ardından Muğla’dan Karabağlar’a ilerleyen yol ile (bu yol Karabağlar sahrasından ilerlemektedir) yine yorucu bir yolculuk sonrası yine dağları aşarak, Gökabad’a ardından Marmaris’e varılır.

 

Menderesteki  antik yolun bazı kesimlerinde yer alan sütunlardan da konaklama tesisi veya benzeri yapıların varlığı anlaşılan yolun  Bir kısmı tahrip edilen ve taş malzemesi belde içinin yol kenarlarına istinat duvarı olarak kullanılan antik yolun sağlam kalan kısımları  yazarımız  Mehmet Özçakır'ın objektifinden ilk kez basında görüntülendi.

AYDINDA  MEVLEVİHANELER.

Aydın kent merkezinde sayıları fazla olmasa da Mevlevihanelerin varlığı biliniyor.

Efeler İlçesinde Veysipaşa mahallesi  Topyatağı varyantında içinde “kesikbaş türbesi “  ve  hamamı  bulunan bir Mevlevihane  ile bugünkü Vakıflara ait kasaplar halinin bulunduğu Ramazanpaşa mahallesinde birer mevlevihanenin varlığı kayıtlarda yer almaktadır.

(Veysipaşa mahallesi Topyatağı varyantı Mevlevihane güney duvarları )

 Aydın Efeler  ilçesi  Kurtuluş mahallesindeki hacı Ömer camisinin de mimari özelliklerinden bir zamanlar tekke ve Mevlevihane  olarak kullanıldığı araştırmacılar tarafından kabul görmektedir.

(Kurtuluş Mahllesindeki Tarihi  Hacıömer camisi eskiden bir Mevlevi   tekkesiydi)

 

Aydın Veysipaşa mahallesinde Hükümet konağının hemen kuzeyinde Topyatağı varyantının ilk dönüş  kenarında yer alan Mevlevihane’den günümüze iki odalı bir hamam, yere sürünerek girilebilen bir adet KESİKBAŞ TÜRBESİ ve taşduvar kemerleri zamana yenik düşen kalıntıları günümüze ancak ulaşmıştır.

(Tekkeye giriş duvarları ve kemerleri) 

(kesikbaş türbesi yanındaki  ikii gözlü hamam )

Mevlevihaneler tarikat hizmetlerinin yanında, misafirhane, imaret görevleri yapmış, Seyyahlar, hacca gidenler, yolcular buralarda misafir edilmiştir. 19 yüzyıl sonlarına dek yoğun olarak toplumsal hayatta yerini bulan mevlevihane’lerde ,sosyal yardımlarda bulunulmuş, sünnet düğünleri, güreş müsabakaları tertip edilerek geniş toplum katmanlarına hizmet vermişlerdir. Güzel sanatlar alanında özellikle, musikide bestekâr, kudumzen, neyzenler yetiştirmişlerdir. Birçok ünlü şair ve edip de Mevlevihane kökenlidir. Mevlevilerin hat, tezhip, mimarlık, oymacılık, kuyumculuk, hekimlik, saatçilik sanatlarına özel önem verdikleri bilinir. Mevleviler, giyimleri kuşamları dini, sosyal ve kültürel hizmetleri ile tanınmışlardır. Zarafetleri yanı sıra özellikle, Mesnevi dersleri, sema ayinleri, ney ve rebap Mevlevileri hatırlatan unsurlar olmuştur.

Aydındaki Mevlevihanenin tarihi hakkkında çok geniş bilgi bulunmamakla beraber kayıtlardan 19 asırda Sultan Abdülhamitin Aydın Mevlevihanesi Şeyhi Şemsi Dede'nin Girit adasındaki HANYA Mevlevihanesini kurmakla görevlendirilmesinden Aydındaki Mevlevihanenin varlığı anlaşılmaktadır. 
Hanya Mevlevihane’sinin kuruluş hikâyesi 1873 yılında Konya Mevlâna dergâhı çelebisine gönderilen 77 imzalı bir dilekçe ile Mevlevihane kurulması isteği ile başlamıştır. Bu istekte yaz aylarında Hanya'ya giden Aydın Mevlevihanesi Şeyhi Şemsi Dede'nin önemli bir katkısı olmuştur. 1873 yılında yapımı kararlaştırılan Mevlevihane 1880 yılında tamamlanmıştır. Aslen Konyalı olan Kara Süleyman Şemsi Dede kurucu Şeyhi olmuş ve ailesi ile birlikte adaya yerleşmiştir.

Aydındaki Mevlevihanede , Niğde,Tire ve Ankara ve daha bir çok merkezde benzer isimle varlığı bilinen ve anılan KESİKBAŞ TÜRBESİ bulunmaktadır. Aydına hakim manzaralı bir yerde ve sakin bir semtte yer alan Mevlevihane deki Türbenin kime ait olduğu bilinmemektedir. Rivayete göre: bu zat: “savaşta başı gövdesinden ayrılmış olmasına rağmen, kopan başını koltuğunun altına alarak, savaşmayı sürdürmüş, daha sonra bugünkü mezarının bulunduğu yere gelerek, şehit olmuştur.” 
Mevlevihanelerin 1925 yılında kapatılması ile terk edilmiş viraneye dönen yapıların  tarihi özellikleri gün geçtikçe kaybolup gidiyor.
Ramazanpaşa mahallesi kasaplar halindeki mevlevihane’den  ise günümüze  ancak Cumhuriyetin ilk yıllarında  Ramazanpaşa Cami minaresinden çekilen bu siyah beyaz çatısı çökmüş  yapı bir anı kalabilmiş. 

(Üst sol köşede, çatısı yanmış,  sekizgen kasnaklı yapı  tarihi mevlevihanedir.)

Ama bu yapılar günümüzde artık yerini farklı yapılara bırakarak , tarihin derinliklerinde yitip gitmiştir..

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691 

29.06.2017
Bu yazı 385 defa okundu.

Diğer Yazıları