YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR , HAFTA BAŞINDAN BU YANA OLAYLAR

Okullar açıldı hafta başı , sınıflar ,bahçeler hazin sessizliğini bozdu.Kuş seslerine benzer çocuk cıvıltıları  geniş bahçeleri doldurdu.Duvarlar , kara tahtalar, akıllı  sınıflar ,kantinler, özlediği  kalabalığa kavuştu.

Evim bir ilkokulun hemen karşısında .

Sessiz uyandığım sabahların  yerine artık , kurulmuş bir saat gibi  çocuk cıvıltısıyla uyanmaya başladığımdan beri , saata bakmaya gerek duymuyorum.

Hep özlemle bakmışımdır, okulun karşısında oturmaya.Servis sorunu olmadan , zil çaldığında yola çıkıp derse girmenin keyfini tadamadım.

Ama şimdi okulun karşısındayım.

Geç de olsa , öğrencilerle ben de okumaya başladım yeniden.

Ellerinden tutup okula getiren velileri gibi sevinçliyim artık.

Okul yalnız değil, okul onun için yapılan çocuklarla beraber.

Allah sevdiklerinden  ayırmasın kimseyi..!
***

19 Eylül  kısaca Gaziler günü.

Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk 19 Eylül 1921 tarihinde meclisten” gazi”  ünvanını almıştır.

 O günden beri her yıl 19 Eylül tarihi Gaziler Günü” olarak kutlanır.

Aydında da dün kutlamalar yapıldı.

Gazilerimizi bu törenlerde AGC Yönetimi olarak yalnız bırakmadık.

Her iki derneğimizin başkanlarını kutladık

 

Sevgili Hüseyin Doğan,  basın camiası içinde bir Kıbrıs gazisi olarak , yavru vatana paraşütle atlayan bir nefer olarak kendisini de kutladık.

Valilik önündeki törenlere annesi rahatsız olan Büyükşehir belediye başkanı Çerçioğlu da katıldı.

 

Gaziler  iki ayrı Sivil Toplum Kuruluşu derneği olarak  faaliyet gösteriyorlar. Aslında tek dernek çatısı altında iken yapılan Genel Kurul da ayrılan bir grup tarafından ikincisi kuruldu.

Her törende iki dernek yan yana ama aralarında adeta bir uçurum var gibi geldi bana.

Önceki Vali  Sayın  KOÇAK , dernekleri tek çatıda birleştirmek için çok gayret gösterse de , başarılı olamamıştı.

Bu nedenle Vali ve protokol  her törende iki derneğe de ziyaret etmek zorunda kalıyor.

Dernek kurmak elbette demokrasi için özgür bir karardır ancak, aynı amaçlı iki dernek , güçlerin ayrılması demektir.

Bu konuyu   gar gazinosunda verilen öğle yemeğinde konuşmasında dile getiren Vali  sayın  KÖŞGER, iki derneğin bir araya gelememesinden yakındı.

 

Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy dan bir alıntı yaparak ,1913 yılında ayrılığa işaret eden  o ünlü “Ayrılık Hissi Nasıl Girdi Sizin Beyninize?”  Adlı şiirinden ;

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; 
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.

Paragrafını  okuyarak ,

Dernekler arasına da tefrika girmemesini  özetlerken ,  her iki derneğe de BİRLEŞME YÖNÜNDE   açıkça bir gönderme yaptı.

Bölünmek güç kaybıdır. Bazı olumsuz gördüklerimizi , bağrımıza  basıp daha ulvi  müşterek hedefler için mutlaka birleşmeliyiz.

***

Gaziler günü   aynı  gece bir başka etkinlikte bir AB projesi olan “GELECEK İÇİN  İKİNCİ ŞANS  “ kapsamında Aydın Ceza ve Tevkif evindeki  kişiler tarafından sahnelenen Tiyatro oyunu izledik.

Tamamı tutuklu ve mahkumlardan oluşan grup Turgut  Özakman’ın DUVARLARIN ÖTESİ adlı oyununu , Aydın  amatör tiyatro grubu olan ASEM  grubundan  Ali Arslan tarafından sahneye koydu.

 

Senaryosunu Turgut Özakman’ın 1957’de yazdığı  ve  cezaevinden kaçan bir grup mahkûmun rehin aldıkları bir kadınla birlikte yaşadıkları gerilim dolu saatleri anlatan oyun iki perdelik oyun adeta bir profesyonel oyun gibi sergilendi.

İlk orijinal sinema çekimi 1964 yılında yapılan Oyun afişi büyük ilgi çekmişti.

Hapishaneden firar eden mahkûmlar bir zeytinyağı deposuna sığınır. Nişanlısı ile dolaşmaya çıkan  kadın öğretmeni   de kaçırıp beraberlerinde getirirler.  Sıkıştırıldıkları depoda onların insan yönlerini gören  öğretmen kadın , onlara yardımcı olmak ister.
Firariler arasında çekişme başlar.

Oyunda en güzel diyalog   ,
“ Herkes bir iş tutmuş bu dünyada. Katil de lazım. Bu da bizim kısmetimize düştü. Seni buraya getirdik diye bizden teker teker hesap soracaklar. Ama bizi buraya getirenlerden kimse hesap sormadı.

kadın öğretmen “ Kim sizin için hesap versin?”
Benim babamı duruşmaya getirmediler, asıl suçlu onlardı. İçkici kumarbaz babam , babamı aldatan anam, evden kaçtım, sokaklarda sırtım ne yatak midem ne yemek gördü.

Bizi sokağa babamın anamım hiç mi suçu yok ..?

Oyun un verdiği mesaj  , aile ve toplumun,  suç ortamının ve suçluların oluşmasında suçu , ihmali ve kabahati yokmudur..!

Açıkça toplum suçlanarak , “ bizi siz bu hale getirdiniz “ mesajı veriliyordu.

Oyunu izleyen dezavantajlı ailelerin heyecanlı alkışları dinmedi.
Oyuncular amatör olsalar da,  bazı ses  ve diksiyon aksaklıklarına rağmen , içten , samimi , doğal ve yapmacıksız hatta kendi hayatlarını oynadılar.

İzleyen mahkum yakınları , aileleri de gözyaşlarıyla izlediler , oyun bitimi çocuklar babalarına sarıldılar.

Bu projeye imzasını atan OKS firması ile ASTİM  yönetimini kutluyorum.

Sevgili Gökhan MARAŞ  bu projenin en büyük destekçisi ve mimarı olarak kendi firmasında onlarca mahkum’u  kaynakçı ve nitelikli işçi olarak kurslar vererek , geleceği ikinci şans verdi.

Ancak gece de, projenin ortağı Aydın valiliğinden gelen olmaması , burukluk yarattı.

Proje aslında bir yaraya da  parmak basıyor.

Allah kurtarsın, dün açıklandı.

Türkiye de  tüm  cezaevlerindeki tutuklu ve mahkumların sayısı  138.235 hükümlü 85.216  tutuklu mahkum olmak üzere  toplam ,223.451 kişi.

2791 çocuk da analarından ayrılamadığı için zorunlu olarak cezaevlerinde ,

Aralarında  Ardahan , Gümüşhane , Artvin ,Tunceli gibi illerin bulunduğu toplam   10   il  nüfusundan çok daha insan cezaevlerinde maalesef.

Cezaevlerine girenler ıslah olup topluma kazandırılması projelerine önem verilmelidir. Tahliyesi sonrasında sabıka kaydı nedeniyle  maalesef toplum tarafından dışlanarak, gene suç’a itiliyor.

İşte burada , toplum  büyük sorumluluk taşıyor.

Bu proje  geleceğe  ikinci bir şans vermek için  yaygınlaştırılmalıdır.

Cezaevleri   bir eğitim ve ıslah kurumu olması gerekirken , maalesef  toplumun duyarsızlığı nedeniyle  , tahliye edilen  aynı mahkumların ikinci adresi olmak zorunda aklıyor.

Sonra da elli tane daha yeni cezaevi inşa etmek zorunda kalıyor bu ülke..!

****

Ahilik haftası başladı 20 Eylül’de .

AGC’yi  temsilen hazır bulunduğum törenler sıcak bir Eylül öğlesinde öğrencilerle beraber kutlandı.

Başta ev sahibi  AYESOB  başkanı Selahittin Çetindoğan  ve diğer oda başkanları  olmak üzere , Vali Yrd   Abdullah ARSLAN , ve Ticaret Müdürü Şeref Yazıcı   dün sabah  valilik önünde çelenk koyma   törenleri , Büyükşehir mehteran  eşliğinde kortej   yürüyüşünden sonra 

 

Atatürk kent meydanında düzenlenen  törenle ve ödül dağıtımı ile devam etti.

Özellikle ekmek arası  köfte dağıtan Çine Esnaf odaları başkanlığı standı büyük ilgi gördü, önünde bedava  köfte kuyruğu  metrelerce uzadı .

Etkinlikler  öğleden sonra Ahilik toplantısı ile  Hidayet Sayın Kültür Merkezinde devam etti.

Bu arada gene dün  gece çekimi yeni biten   “Atçalı kel Mehmet”  filminin galası Cinemaximum salonlarında yapıldı.

Gazetemiz baskıya yetişeceğinden  izlenimlerimi sizlerle yarın paylaşacağım.

 

 

SÖZÜN ÖZÜ : ( Bu kez resimli)   

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

GSM  : 0.505.8077828

PK:110 EFELER – AYDIN 

21.09.2017
Bu yazı 106 defa okundu.

Diğer Yazıları