YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

BİRİLERİ YAPAR, DİĞERLERİ KONUŞUR,

 

BİRİLERİ YAPAR, DİĞERLERİ KONUŞUR,

DARBELER  PANELLERE  KONU OLUR.

Dün yazdığım gibi hafta sonu ADÜ de üç gün süren DARBE konulu paneli izledim.

Birilerinin yaptığını akademisyenler masaya yatırıp, her bir köşesinden çekip çekiştirip bunca konuyu nasıl ortaya çıkarıyorlar , tebrik etmemek mümkün değil.

 Bir darbe den bu kadar bilimsel  araştırma yapan , üniversel bilgiyi bizlerle paylaşan akademisyenleri kutluyorum. Elimde kamera ve notlarla  üç gün boyunca ADÜ de ben de adeta bir DARBE panelisti olmaya adayım artık.

Gelecek yıllarda yapılacak panelleri düzenleyecek olan kurumlara   duyurulur..!

Üç gün boyunca darbelerin basında yansıması , ekonomiye etkileri, Kıbrıs’tan , Brezilya dan örneklerle darbeler, Azarbeycan,  Mısır dan delegeler, genelde AKP li siyasetçiler, salonlarda izleyenlerle hemhal olduk.

İlk gün protokol den sonra , öğleden sonra başlayan   sempozyum sunumları  ayrı salonlarda aynı anda altı sunum yapıldığından ellerde program bir salondan diğerine koşuşturduk durduk.

Tabii bu nedenle tüm bilgilere araştırmalara ulaşamadık ama yakın olduğunu hissettiğimiz salonlarda misafir olduk.

Bu koşuşturma arasında göz göze geldiğimiz  diğer izleyenlerle samimiyeti arttırarak ,yeni tanışlar edindik.

Ancak Cumartesi ve Pazar günü tatil ve ramazan olması nedeniyle  bazı salonlarda sunumlar  bildiri sahiplerinden gelen olmadığından yapılamadı, bazıları da erkene çekilerek kargaşa yaşandı.

Bazı panelistlerin açıklanan saatlerde yapılması gereken  toplantıları , kendileri  geri döndüğünden iptal edildi.

Ulusal ve uluslararası 150 sunum gönderilen  darbe paneli son gününde   Türk Tarih Kurumu başkanı Prof. Dr. Refik Turan’ın katılımıyla  yapılan kapanış paneli  ile sona erdi.


TTK Atatürk’ün kurduğu önemli bir kurum. Cumhuriyetin ilk yıllarında tarihimizin araştırılması ve öğretilmesi için  onca ekonomik ve sosyal sorunlara rağmen Gazi Mustafa Kemal böylesine önem vermiş Tarihimize.

27 Mayıs 1960 dan bu yana yaşanan darbeler ve girişimleri, ile 15 Temmuz kalkışmasının masaya yatırıldığı toplantıda dikkat çeken bir konuk Merve KAVAKÇI idi.

İngilizce hakim  diliyle  yaptığı konuşmasını  salonlar arasında turlarken  son anlarına denk gelebildim. Çevresinde kapalı ve başörtülü  kadınlar ile gezen Kavakçı , Erbakan hoca ile siyaset yaparken Meclis’e ilk kez başörtülü olarak  girmesi üzerine  , merhum Ecevit’in  “ burası devlete kafa tutma yeri değildir “ haykırışlarına neden olmuştu .Yanında Nazlı ILICAK koruması ve hamiliğinde, mecliste malum olaylara neden olmuştu.

Tüm panel sonunda genel kanı darbelerin yasal olmadığı ve bir hakkın gaspı olduğu açıklandı.Ancak 12 Eylül 1980 darbesini yaşayan biri olarak sağ sol olarak vatandaşları bölen ve aynı silahla sabah bir sağcıyı öğleden sonra bir solcuyu öldüren kirli eller, ülkeyi kana boğduğunda açıkça söylemek gerekirse, vatandaş  askeri ihtilali kurtuluş olarak gördü.13 Nisan sabahı  sıkıyönetim ile gelen çatışmasızlık , sokaktaki adamda bir huzur 2a neden olduğu doğrudur .Çünkü her gün beş on cinayetin işlendiği ülkede en büyük  unsur olan yaşama güvenci ve teminatı halkı rahatlatmıştı.Acaba 12 Eylül  olmasaydı , sorusunun cevabı 15 Temmuz kalkışması başarılı olsaydı sorusunun da yanıtıydı.

MHP kökenli  , AKP Manisa milletvekili Selçuk ÖZDAĞ  15 Temmuz  kalkışmasında yaşadıklarını anlattıktan sonra , konuşmasının sonunda bir özeleştiri yaparak “1980 li yıllarda diyalog yerine kavga ve öldürmek yanlıştı “ dedi.Gençlere “ hangi görüşte olursanız olsun , ama mutlaka konuşup bir ortada buluşun “ tavsiyesi aslında yaşanan bir trajedinin tespiti ve günah çıkarmasıydı.

 

Bir eleştirim var ADÜ rektörü  Cavit Bircan’a .
Panelin ikinci gününe denk gelen   ilk ramazan iftarında  ,  yemekhanede  Mevlevilerin  semazen yapmalarını eleştirmeden geçemeyeceğim.

Mevlana nın huşu içinde ifa edilen  ve gene aynı uhrevi duygularla izlenen sema gösterisinin kaşık çatal sesleri arasında ve gösteri arasından geçen garsonlarla Mevlana anısı ve ruhuna büyük gölge düşürdü doğrusu.

Lütfen  büyük düşünür Mevlana’nın  adını   iftar sofralarında  küçültmeyin.

Eğer yapılacaksa, yemek bittiğinde ve sessizlik içinde yapalım.

İftar özünden uzaklaşıyor.

***

Üç gün boyunca gördüğüm , Üniversitelerin bir kente neler kazandırdığı, bilgiye,  bilime kolayca ulaşmanın yolunda bu eğitim merkezlerinin önemi bir kez daha ortaya çıktığıdır.

Dün 29 mayıs 1453  Fatih Sultan Mehmet ‘in İstanbul’u  fethinin 564 . yıldönümü  nerdeyse her ilde kutlandı.

Ama mayıs ayı içinde ilimizi ilgilendiren önemli bir tarih unutuldu.

 27 Mayıs 1919  Aydın’ın Yunan işgal kuvvetlerince işgal edildiği gündü.

Her ne kadar 7 Eylül 1922 yıldönümü kutlamaları yapılıyorsa da, işgal günü de unutulmamalıdır.

Çünkü, Aydın ‘da. işgal ile unutulmayacak acılar yaşanmıştır.

 

 

SÖZÜN   ÖZÜ:İYİ GEÇİNMEK İKİ KİŞİNİN KUSURSUZ OLMASIYLA DEĞİL ,BİRBİRLERİNİN KUSURLARINI HOŞGÖRMESİYLE OLUR.


 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691

 

30.05.2017
Bu yazı 407 defa okundu.

Diğer Yazıları