YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

ÇEVRE SİZE HİÇ BİR ŞEY BORÇLU DEĞİL, YA ONUNLA İYİ GEÇİNİN , YA DA RAHAT BIRAKI

Bugün 5 Haziran Dünya Çevre günü.

İçinde yaşadığımız , bizi kuşatan, çatısız  “büyük ev’in “ anlam ve önemi yıldönümü.

Bir kez daha güzel sözler, basın açıklamaları ile geçiştirilecek bir gün.

Resmi kurumlar belki açıklama da yapmayacak,

Aydın Sevdalısı Sivil Toplum Kuruluşları ile bu konudaki Çevre Dernekleri  haklı çıkışları olacaktır.

Bu yazıyı kaleme aldığımda Aydın AKP Vekilinin bir mesajı gelince, tam da ÇVRE günün de anlam kazandı.

Aydın Davutlar ve Karpuzlu BÜYÜK OVA olarak ilan edildi.

2 Haziran Cuma günü Resmi Gazetede yayınlanan 2017 / 10001 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi ile Aydın haritasındaki 3 ova artık BÜYÜK OVA ilan edildi resmen.

Buharkent’ten  başlayan ve  Menderes nehrini izleyen 10 km genişliğinde uzanarak Söke den denize dökülen kesim ile Çineçayı   ve Bozdoğan Akçay   çaylarının  havzalarını da kapsayan “Savannah “ yani Büyükova , Aydın’a neler getirecek bu yeni  gelişmeyle ..?

 

Buna göre, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar, büyük ova koruma alanı olarak belirlendi.Zaten daha önce de TOPRAK YASASI ile koruma altına alınan Tarım arazilerinin tarım dışı kullanımını önlemek için hayata geçecek olan Büyük Ova Projesi’yle  büyük ovalar bütünlük içerisinde tarımsal üretim içinde  kullanılacak   ve bu ovaların kullanım kararı da tamamen Gıda tarım ve Hayvancılık  Bakanlığında  olacak. Bakanlık tarımsal sit alanlarını herhangi bir amaçla kullanmak isteyen kurumlara ya da kişilere tarımsal potansiyeli düşük veya büyük ova dışında kalan alanlarda iş yapmalarını önerecek. Yapılan çalışma ile parçalı, hisseli, göç ve benzeri nedenlerle ekilemeyen arazilerin devlet tarafından sahipleri lehine kiraya verilmesi sağlanacak.
Ülkemiz de  Tarıma elverişli arazinin 24 milyon hektar olduğu ancak şu anda sadece 19 milyonunun kullanıldığı  ve   her yıl ortalama 50 ile 100 bin hektar arasındaki toprak tarımsal üretimden bir şekilde çıkıyor.

Tarım arazilerinde parçalanmanın giderek artması, özellikle miras ve göç nedeniyle tarımda verimliliğin olumsuz etkilenmesi de çalışmanın yapılmasının başlıca nedenlerinden biri.

Bu kapsamda tarım arazilerinin tarım dışı kullanımını önlemek için hayata geçecek olan Büyük Ova Projesi'yle 184 tarımsal potansiyeli yüksek ova, tarımsal sit alanı ilan edildi.

Geçen hafta sonu  Bakanlar Kurulu Kararı ile 2016 yılında açıklananlara ek olarak içinde Tunceli ‘nin ilk Komünist Belediye başkanıyla yönetilen OVACIK ilçesinin de  yer aldığı 51 Ova daha TARIMSAL SİT ilan edildi.

Çevre günün de bu güzel haber ardından bir başka soruyu daha gündeme getiriyor.

Aydın Ovasında ilan edilen BÜYÜK OVA statüsünden önce verilen izinler ve açılan Jeotermal santrallerin geleceği ne olacak..?

Resmi gazete de ilan edilen bu karar ile Aydın Ovası Jeotermal talanından kurtulacak mı..?
Yoksa hukukta müktesap hak olarak  , açılan enerji santralleri sonsuza dek açık mı kalacak.?

Maalesef EVET..!
Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile bu Kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanlar, büyük ova koruma alanı kapsamı dışında olacak.

BÜYÜK OVA yasal düzenlemesi  mevcut JEOTERMAL  tesisler için yaptırımsız mı kalacak..?

MAALESEF EVET..!

Eğer tarım sürdürülebilir olacak ise , açılan sondajların BÜYÜK OVA’ya zararı ne olacak..?

Nasıl önlenecek..?

Daha dün Ortaklar Magnesia antik kenti yanında ve Otoyol yan kollarından geçerken görülen sondaj çalışmaları vahşi  ve plansız  bir  yatırım örneğidir.

Artık Aydın tarımına değil, arkeolojik SİT alanlarına da el atan firmalara  yaptırım uygulayacak bir başka sevinçli haber daha bekliyor AYDIN.

AKP Milletvekili Mehmet ERDEM , resmi gazetedeki  BÜYÜK OVA müjdesini mail ile bizlerle paylaştığı gibi,  mevcut Jeotermal tesisleri için de, bir açıklamayı  ne zaman yapacak..?

AYDIN 3T projesiyle barışık yaşamak zorundadır.

TARIM, TARİH, TURİZM..!

Buna bir dördüncü proje eklenebilir,
Eğer projelendirilecek ise  ,Jeotermal ‘in   , sadece TERMAL ‘i 4. Proje olarak ilave edilebilir. “JEO”  kısmı ise AYDIN dan uzaklaştırılmalıdır.

Hiçbir ülkede var olan zenginlik , bir başka “sözde”  zenginliğe kurban edilmemelidir.

Jeotermal kaynaklar işletme aşamasında , 15 sene sonunda ekonomik ömrünü yitirecektir.

Ama doğa ,çevre kendi dengesi içinde milyonlarca yıl  sürüp gidecektir.

Aydınlıların onayı alınmadan açılan jeotermal santraller için yapılacak bilimsel bir araştırma ile ,

Jeotermal enerjinin  ülkeye kazandırdığı girdi ve katma değer ile uzun soluklu gelecekte Tarım ın,  AYDIN’a kazandıracakları  kıyaslanmalıdır.

Görülecektir ki, Tarım , Jeotermal in kazancından kat be kat daha fazla değerlidir bu bitek topraklarda.

Tarım sanayidir, gelecektir, yaşam kaynağıdır.

Enerji,gene güneş zengini ilimizin,  çorak topraklarından işletme masrafı olmaksızın karşılanabilir.

Jeotermal bittiğinde tarım da bitecektir.

İşte bu nedenle AYDIN için tek karar TARIM olmalıdır.

BÜYÜK OVA kararları ÇEVRE gününde hemen  uygulanmalı ve AYDIN için sadece AYDIN’ LILAR karar vermelidir.

Bugüne dek AYDIN dışından verilen kararlar ,  ve yanlışları  ortadadır.

Ülke enerjiye kavuşacak , derken AYDIN kurban edilmemelidir.

Çevre işte bu nedenle ÇEVRE  sadece bazı insanlara bırakılmaacak kadar ,ciddi ve önemlidir.

 

Doğayla el sıkışıp, barışık olmak zorundayız.


SÖZÜN ÖZÜ:

 

ÇEVRE  BAZI  İNSANLARA BIRAKILAMAYACAK KADAR ,

 CİDDİ VE ÖNEMLİ BİR KONUDUR.

 

Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691  

05.06.2017
Bu yazı 322 defa okundu.

Diğer Yazıları