YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

DEMOKRASİNİN BÜTÜN KRİZLERİN ÇARESİDİR

 

 

DEMOKRASİNİN  BÜTÜN KRİZLERİN   ÇARESİDİR

OLMUYORSA , REÇETESİ  DAHA FAZLA DEMOKRASİDİR.

 

Aydın da dün yazdığım gibi   kurumlar arasında   bir yönetim krizi maalesef hala devam etmektedir.

Herkesin bildiği ve yakından izlediği  bu konular Aydın için bir enerji kaybıdır.

Bu noktada”  Sabancı ‘  anası “ modeli düşünülmelidir.
nedir o..?
Rahmetli Sabancı ‘nın anası her ay  kendi evinde tüm aileyi büyük sülale olarak toplar bir Pazar gününü babaocağı kayseri mantısıyla tüm gün ağırlarmış.

Yıllar sonra Sakıp ağa  bir konuşmasında,  anasının asıl amacının mantı yemek değil , tüm aileyi bir arada tutup, iletişimi güçlendirmek olduğunu anlatırdı rahmetli.

Çünkü uzlaşmanın  olmazsa olmazı iletişimdir.

Aksi takdirde  araya girenler  kulaktan kulağa oyunundaki gibi , ilk sırada  konuşulan sonrakine ve diğerine  duyduğuna bin katarak  yanındakine aktarır, en son da bambaşka bir  söylem çıkar  ortalığı karıştırır.

Şimdi de kurumlardan sonra kişiler arasında  çekişmelere sahne oldu Aydın.

AYTO ve bir  üyesi arasında  gerginlik , medya üzerinden yürütülüyor.

Bu çok acı ve düşündürücüdür.

ADÜ ‘ den bir Profesör dostum beraber olduğumuz bir sempozyumda  Aydın daki  bu yönetim dağınıklığını kast ederek kulağıma eğilip ;

“ Aydın’dan   ve   Aydınlılardan  ne bir yay olur , ne de ok “ dediğini hiç unutmam..!
Ne demek istediğini  kibarca düzelterek   yazdım,  ama anladınız siz onu..!

O an şaşırmış, ve ilkeli bir Aydın Sevdalısı olarak “neden öyle düşündünüz hocam “ dedim ,

kısık bir sesle..!

Cevap vermedi başını salladı.

Ne dediğini şimdi anlar gibiyim.

Meğer ben giderken , o geri dönüyormuş, aynı yolda..!
Aydın’ın fiziki haritasına bir bakın..!
Sizce  Aydın il sınırları  Türkiye ‘ye   ana karaya  yani  Trakya bölümü hariç   , Anadolu’ya benzemiyor mu..?
Türkiye’nin gündemi neyse, bizde de aynısı.

Enerjimizi , projemizi Aydın için harcayacağımıza , patinaj yapıp avara kasnak , boşuna dönüyoruz.

Tüm sorun , kişisel  ve  siyasi kaygıları temsil ettiğimiz makamlardan uzak tutamamak..!
Kişisel hırs ve tutumlarımızı ,işimize yansıtmak..!

Kısacası hep yazdığım gibi,
Büyükşehirde küçük düşünmek..!

Uzlaşmanın ilk  şartı diyalogu kesmeden iletişime devam etmektir.

Kişileri sevmek zorunda değiliz.

Ama kurumlar ve temsil ettiğimiz koltuklar makamlar,

Bizim kişisel huylarımız  ve  tutumlarımız için bir araç değildir.

Ama konu Aydın ve menfaati ise , hiç sevmediğiniz ile aynı masada oturmalısınız.!

Hatta aynı projede birlikte olmalısınız.

Aksi takdirde , unutulur gidersiniz..!
Kamuoyu kim haklı , kim haksız olduğunuzla ilgilenmez,

Kim ne üretti, ne yaptı , başarı karneniz ile sizi ölçer.

Ama bürokrasinin ve kurumların karneleri  pek iç açıcı değil,

Bilesiniz..!

 Ama dün 9 Eylül de İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Kocaoğlu ile Başvekil arasındaki tören krizi,  hala aynı sorunların devam ettiğini gösteriyor.

Sizin anlayacağınız , iki yıl geçmiş, ama her  şey yerinde saymış..!

 

 

İki yıl önce arşivlerde kalan   bu yerel ve merkezi idare birlikteliğini özledik..!

işte sıkça yazdığım gibi,

büyük düşünmenin  güzel bir örneği..!

bu Aydınlı olarak benim hep hayalim..!

Ama bugün ne oldu da araya gene  karakedi girdi..?

Devlette küslük olmaz.

Kişisel duygular, egolar  araya girmez.girmemelidir.

Siyasi eleştiriler , kırgınlıklara dönüşmemelidir.

Tahammül ve hoşgörü siyasetçinin rehberidir.

Gelecek seçimlerin kapısını açan anahtardır.

Rekabetten düşmanlık değil, en iyi hizmet ortaya çıkmalıdır.

Antik kent zengini Aydın ‘da   şehir meclislerinde , şehirler  en iyi yönetilir, halkla herkesle istişarede bulunulurdu.

Ortak akılla yönetilmesi esastır.

Büyükşehir Belediyesinin  yönetmeliğe  aykırı olarak  , hala bir  “ Aydın  Kent Konseyi “ oluşturmaması  bir eksikliktir.

Kent konseyleri gönüllü olarak kentin hizmetkarıdır. Sivil Toplum Kuruluşlarının  içlerinden doğan hizmet ateşidir.

Kentlerinin  değerlerini  günümüze taşıyan , ortaya çıkaran , özellikle antik kent zengini ilimizde  bir çatı altında  Aydın’ı  gündeme taşıyan  derneklerdir.

Bunun için acilen gereğinin yerine  getirilmesi , Belediyelerin “Sivil ARGE  ve  akil hemşehrilerimizden  oluşan    “ Kent Konseyleri aracılığıyla ,  önerilen ve üretilen   projelerine önem verilmelidir. Aydın da sadece Efeler, Kuşadası, Didim , Söke , Nazilli ve İncirliova da kurulan kent konseyleri başarılı projelere imza atmaktadır. 

Büyükşehir’in de   gönüllü  hizmet veren ilçe kent konseylerinin katılımıyla   BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ    KENT KONSEYİ ‘ ni  oluşturmasını bekliyoruz.

***

ABD de İrma adı verilen ve güneyden yaklaşan kasırga Florida yı boşalttı.

Beş milyon’u aşan Amerikalı  yerinden yurdundan oldu.

“Etme bulma dünyası derlerdi” eskiler.

Daha dün Trump yönetimi ABD nin karbon salımı  anlaşmasından çekildiğini açıklamıştı.

Tarih’in en büyük kasırgası olarak nitelendirilen ve dünyanın atmosferinde ikliminde değişikliğin nedeni  acaba ABD ‘  nin vurdumduymaz ve aymazlığımıdır..?

Ben yokum dediği uluslararası karbon salınım anlaşmasından çekilmesi, başına gelen bu felaketle  ilişkili değil midir..?

ABD “kendim ettim , kendim buldum “ demeli ve dünyanın bilim adamlarının  dile getirdiği sorunlara ciddi olarak eğilmelidir.

***

Artık yeri bir ulusal kanal kadar  etkin  sosyal medya..!

Eskiden sadece gazete ile başladı basın yayın ,

dergi, mecmua adı altında, haftalık aylık peryot halinde  yayınlarla  devam etti.

Tahta kasalı ve arkasında şişe büyüklüğünde dev piller

Çeyiz sandığı büyüklüğünde Radyolar girdi sonra evimize.

1970 lerin başından bu yana , VizonTele filminde

Yılmaz Erdoğan rolündeki “deli emin “” karakterinin  tespitiyle,

“radyonun resimlisi  “  yani Televizyon geldi evimizin en güzel köşesine.

Canlı yayınlar,maçlar, konserler,hatta savaşlar,

Anında evimizde..!

Eh , insanlar boş durur mu,

internet medyasını buldukları günden bu yana;

Facebook, skype, instagram, tweteer,

Anında iletişim..!

anında ses ve görüntü.

Hatta akıllı telefonlarla, nerdeyse yol bulacağız uzayda..!

Eskiden basın yasama yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç

Kabul edilirken , günümüzde birinci güç olup tahta oturdu.

Her şey açık ve şeffaf..!

Yalan dolan yok.

Ama inanmak istemeyenler için  Avrupalıların dediği gibi ,

biraz da aptal kutusu Bilgisayar ve Televizyon

hani derler ya erken gelmişim dünyaya,

O misal  akıllı kullanılırsa, bir  bilgi deryası,

Aptalca kullanılırsa , suç makinası..!

Açıkça bilgi kirlenmesi,yalan dolan haberler,

Olmadık görüntüler ve resimler .

Altlarına yazılan kışkırtıcı  metinler,

Çalınan hesaplar, şifreler, virüsler.

İnsanlığa yararlı bir buluşun hemen cılkını çıkarmada,

Üstümüze yok..!

Einstein ‘ın Fizik ve Nükleer çalışmaları ile temelini bulduğu

atomu parçalayarak  ,

daha ucuz  enerji teminin öngörmüşken,

Oppenheimer adında biri çıkıp ,

Bombasını yapması ve sivri birilerinin Japonya’da ,

atom bombasını insanlar üzerinde denemesi,

Nobel’in dinamiti  keşfinden sonra,tünellerin açılmasının kolaylaşmasına rağmen ,

Silah olarak insanlığa acı veren geri kullanımı,

Benzeri,

Tamamen iyi niyetle ve teknoloji iletişim  ve bilişim harikası 

İnternetin de bir suç makinasına dönüşmesine neden olmuştur.

Eskiden insanlar “yüz yüze “ konuşup anlaşırlardı,

Şimdi sosyal medya da “ face to face “  beraberler.

Bayramlarda  bile görüşmek  “out “, görüntülü konuşmak “in “

Bayramda seyranda, doğum günlerinde , ruhsuz mesajlar,

El sıkışmanın sıcaklığından eser yok.

60 yaşında adam , lisede okuyorum diye yazar,

Evde kalmış 40’ında kızlar gençlere,

Üniversitede okuyorum diye hava atar.

30-40 yıl önceki fotoğraflar,

İlk randevuda çıkan  boyalar..!

Haberin doğrusu eğrisi birbirine karışmış,

Ama yinede en özgür konuşma platformu  sosyal medya.

Sansür yok , engelleme yok,

Yandaş ve  Candaş basından bıkanların,

 Londradaki   Hyde park  benzeri

Atış serbest..!

Ama ya karavana , tam isabet.

Siz, siz olun ,gene de sosyal medyada her yazılana kanmayın,

Yerel basına bir göz atın,

Gazete alın araştırın, doğruyu araştırıp bulun.

Çünkü doğru’nun yanlışla kol kola yürüdüğü bir çağdayız.

“ bu ülkede namuslular ,  en az namussuzlar kadar  cesur olmalıdır “ diyen Liderin sözündeki gibi,doğrulara   ancak ve ancak  “doğru “ insanlarla ulaşılabilir.

gelecek edişesiyle , yanlışlara alkış tutan eller,

kendi partilisi başka ve lideri de ve hatta iktidarda ise memleketi   yanlışa hatta felakete sürükler.

doğru insanlar, sevilmeseler de , yanlış yaptırmazlar.

aslında başkanların ,” dediğim dedik çaldığım düdük “

demeden ve   son kararını  söylemeden önce ,

hep “evet ağam, sepet paşam “ diye akılsız dostlarına değil,

hoşlarına gitmese de,akıllı  ve  doğru söyleyen akil adamlara da danışmalıdır.

yoksa ünlü bir veciz söz ,

“Allahım sen beni akılsız dostlarımdan koru,

ben akıllı düşmanlarımla baş etmesini bilirim.”demezdi..!

kıssada hisse,

Empati yapılmadan başlamamalı  her kişi ,  yapacağı işi..!

SÖZÜN ÖZÜ :

GÖMLEĞİNİN DÜĞMELERİNİ  YANLIŞ  İLİKLEMEK GİBİDİR  , BAZI İNSALARA GÜVENMEK,

EN BAŞINDAN BERİ YANLIŞ YAPTIĞINI , SON  DÜĞMEYE  GELMEDEN ANLAYAMAZSIN.!

MEHMET ÖZÇAKIR mehmetozcakir@hotmail.com

GSM : 0.505.8077828

PK:110 EFELER – AYDIN 

13.09.2017
Bu yazı 201 defa okundu.

Diğer Yazıları