YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

EN GÜZEL GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA, TRALLES KENTİMİZDE BİR MARKA.

Aydın’ı iki satırda nasıl anlatırsın deseler,   “Şehrin  toprağı   otuz santim kazıldığında, pamuk ve tarım arazisi ,bir metre kazıldığında incir ve zeytin ağacı kökleri,  iki üç metre daha altında antik kent kalıntıları , ile madenler, binbeşyüz metre derinlerde ise jeotermal enerjisiyle “ Aydın Ege’nin  en zengin kentidir tarifini yapardım.

Ünlü tarihçi Herodot  “ en güzel gökyüzünün altındaki yeryüzü “ arasında saydığı Ege ve Aydın ülkemizin en çok antik kent  ve doğal  kaynaklar zenginidir

Aydın Efeler  ilçesinde şehre yaya yürüme mesafesindeki  tepede düz alanda kurulan  Tralles  kentinin   önceleri  adı  "Antheia"denirdi.

M.Ö.13.yy da Batı Anadolu kıyılarına gelen Trak'larca ele geçirilerek  "Tralles" adını aldı.
M.Ö. 26 da meydana gelen şiddetli depremde yerle bir olunca , Bizans İmparatoru Andronikas kenti yeniden kurdurdu.Bundan dolayı kente "Andropolis"dendi.

Selçuklular Anadolu’ya geldikten sonra uç beylerinden Menteşe Bey çevreyi ele geçirmiş ve kente "Güzelhisar" adını vermiştir.

Beylikler döneminde yöreye Aydınoğulları egemen oldu.

Yöre Aydın Eli, kent  "Aydın Güzelhisarı"diye anılmaya başlandı.

15 ve 16.yy.lardaki Osmanlı sayım defterlerinde "Nefs-i Güzelhisar ,  “Liva-i Aydın" ve "Aydın Eli" diye geçer.

19.yy.da Aydın eyaletinin merkezi Güzelhisar'dı.

Tralles denince akla ilk gelen Aydın’lıların deyimiyle Üçgözler’dir.

Bu yakıştırma, antik kentin Gymnasium denilen gençlerin spor ve beden eğitimi yaptıkları, üç gözü açıkta bir gözü ise yıkık olarak  günümüze ulaşan çevre duvarıdır.

Yıllarca şehrin giriş kapısı olarak  , yanlış bilinen Üçgözlerin yer aldığı  Tralles kenti öncesinde  , şehir   Kemer mahallesindeki Dedekuyusu höyüğünde  ilk yerleşim ile  7500 yıl önce  yaşamın başladığı  biliniyor.

 Tralleis antik kenti Aydın ilinin kuzeyinde, Kestane dağlarının hemen güney yamacındaki düz sayılan  bir plato üzerinde yer almaktadır.Aydın merkezine  bir  km. uzaklıkta olan antik kent, Argoslu’lar ve Trak’lar tarafından Milattan önce 13. yüzyılda kurulmuştur.

Dünyanın ilk notalı müzik eserinin bestelendiği, ve Süper İncir filmiyle tüm dünyaya tanıtılan Seilekios adlı bir zengin Tüccarın karısı adına  ithaf ettiği müziğin vatanı , Tralleis den Ayasofya Mimarı  Anthemios  ‘u ve  Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını da yetiştirmiştir. Heykel sanatının dünyaca ünlü iki heykeli olan Farnese Boğazı ve Genç Atlet isimli heykeller de Tralleis’in gün yüzüne çıkan harikalarındandır. 

 

Tralleis’te bu gün ayakta kalan tek yapı “Üç Gözler” olarak adlandırılan 2. asırda yapılmış olan, antik çağın eğitim, spor ve kültür açısından önde gelen yapılarından olan gymnasiuma ait kalıntıdır. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, stadium kentin diğer yapılarındandır. Devam eden kazılarla da kentin toprak altında kalmış kısımları ortaya çıkarılmaktadır. İlkçağda ürettiği deriler ve  TERRACOTA adı verilen  kırmızı renkli çanak çömlek ile ünlü olan kent, Antik kaynakların ve arkeolojik belgelerine göre  Tralleis, bazen de Trallais olarak nitelendirilmiştir.

 

20. yüzyılda , bölgede araştırmalar yapan O.Rayet ve A. Thomas , isimli yabancı gezginler  Tralleis tarihini araştırmışlardır.  Her ne kadar Tralleis’in tarihi Kalkolitik çağa kadar uzansa da ünlü tarihçi Heredotos ve yapıtlarında adı hiç geçmemektedir.

İlk kez Ksenophon tarafından yazılmış Anabasis ve Helenika’da adı geçen Tralleis, Geç Arkaik ve Erken Klasik dönemlerde önce Genç Kyros’a bağlı Pers Satraplığı denetiminde, sonra Perslere bağlı Karia Satraplığı yönetimindeydi.

Tralleis M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in Anadolu’da Persler’e karşı yürüttüğü savaşta  Ortaklardaki Magnesia ve Sultanhisardaki  Nysa ile birlikte direnmeden teslim oldu.

Daha sonra Diadokhalar kavgaları sonrasında Tralleis uzun bir süre için  merkezi Antakyada bulunan Seleukoslar imparatorluğuna bağlandı.

Birinci  Antiokhos (280-261) Menderes nehri boyunca uzanan ana yolu güvence altına almak için Tralleis kentini yeniden kurdu.

Kent M.Ö. 133 yılından itibaren resmen Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır.

M.Ö. 27-24 yılları arasında yaşanan büyük depremde zarar gören kent Augustus’un yardımlarıyla toparlanarak bu dönemden itibaren Caesarea adını almıştır.

İmparator Hadrianus  M.S.129 ‘da dıoğu seyahatinde Tralleis’i ziyaret etmiş, bu arada Mısır’dan getirmiş olduğu tahıl ürünlerini Tralleis’e bağışlamıştır.

Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra, Doğu Roma İmparatorluğu  toprakları içinde kalmıştır.

Bizanslılar döneminde Tralleİs önemli bir piskoposluk merkezi olmuştur.

11. yüzyıldan sonra Bizanslılarla Selçuklular arasında,birkaç kez el değiştiren kent,14. yüzyılın başında önce Aydınoğulları beyliğine ,sonra da ,Osmanlılar’ın eline geçmiştir.

1800 ‘lü yıllarda Alman Arkeoloji grubunun yapmış olduğu kazılarda ,ortaya çıkarılan Mimari parçalar ve heykeller, ilk Müzecimiz ve ressam Osman Hamdi bey tarafından İstanbul Arkeoloji müzesine gönderilmiştir.

1898 de Aydın’da meydana gelen büyük depremden sonra , kent içinde ,yeni yapılan binalarda , antik kalıntılardan yararlanma izninin verilmesiyle Tralleis’in yok oluşu hızlanmış ve   Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kent, antik çağdaki öneminden çok şeyler yitirmiştir.

Antik kentte yakın zamanlarda yapılan kazılar sonucu genel tuvalet olarak kullanılan  (latrina) restore edilerek bir kısmı ilk haliyle sergilenmektedir.

Aydın İl merkezinin Kuzeyi ve Tralleisn güneyindeki menderes Ovasına eğimli ,Veysipaşa Köprülü,Mesudiye,kemer ve Hasanefendi mahallelerinin , Tralleis kentinin mezarlığı olarak (nekropol ) kullanılmıştır. Hatta tabakhane  (Eudon ) çayının diğer yakasındaki bugün ADÜ kampüsünün bulunduğu kepez mevkiinde zenginlere ve soylulara ait  mezar lahitler kazılar sonucu ortaya çıkmıştır

Büyük bölümü askeri tesis alanı içinde yer alan antik kentin  tarihten günümüze  hayatta kalan  tek tanıkları  yaşları yüzlerce yıla yayılan  zeytin ağaçları hala  ayaktadır.Kazılarda ortaya çıkan pis ve temiz su toprak büzleri kentte Mühendislik hizmetinin en üst düzeyde olduğunu göstermektedir.Ancak Üçgözlerin ayaklarından düşen taşlar ve  boşluklar ile , Kuşların Üçgözlerin tepesine taşıdığı zeytin çekirdeklerinden  hayat bulan deliceler ise kökleri ile  duvarda geniş çatlaklar açmış,

Aydın’ın simgesi ve bir çok resmi kurum ve şirketin simgesi Üçgözler’i ciddi olarak tehdit etmektedir.Acilen onarım yapılarak, geceleri Otobandan  görünecek ışıklandırılma yapmak  üzere ilgi  beklemektedir.

Dünyada hiçbir yerde benzeri bulunmayan Arsenal silah  deposu ve  yer altı sığınaklarının  yıllardır Turizme açılamaması  ise  Aydın için bir kayıptır.
Aydın  Jeotermal  ve Tarım  zenginliği  gibi, antik kentlerin zenginliğinin   değerini bilmeden  yaşayan , bir kent olarak ,yıllardır   bu zenginliğini maalesef turizm ve ekonomiye  kazandıramamıştır.

 

TRALLEİS ANTİK KENTİ  ÜZERİNDEKİ TÜM YAPILAR KENT DIŞINA TAŞINMALIDIR.

Aydın kent merkezine çok yakın Tralleis antik kenti ve Arsenal  uyuyan    bir  hazine ve Aydın’ın markasıdır.  Ancak birinci derecede arkeolojik SİT alanı içindeki bu 2500 yıllık tarih üzerine  inşaat yapılması yasak olmasına rağmen , günümüze dek  yapılaşmalar devam etmiştir.

Tralleis’in   gerçek anlamda tümüyle , benzeri Efes ve Afrodisyas gibi Turizme açılması için ören yerindeki  mevcut tüm sivil ve resmi yapılar daha modern bir  bölgeye taşınarak , Aydın Efeler de ,  Aytepe’den sonra ikinci bir seyir ve rekreasyon alanına kavuşması sağlanmalıdır. Antik kent içinden geçen köylere ulaşım yolunun değiştirilerek , bugün kü Topyatağı varyantından güzergahın eskiden olduğu gibi yeniden açılarak ,Didim ve Afrodisyas ile Milet ve Nysa antik kentine düzenli  yapılan  ticari    tur programlarına  dahil edilmelidir .

Böylece TRALLEİS ve TARİH TURİZMİ Aydın’ı ekonomik açıdan büyük ivme kazandıracaktır.

Tralleis için  başta geceleri IŞIKLANDIRMA projesi olmak üzere,  tarihin ilk notalı müzik taşının bulunduğu SEIKILEUS adına bir MÜZİK YARIŞMA FESTİVALİ düzenlenmesi, kazı çalışmaları için Büyükşehir belediyesinin  üstlenmesi , böylece  antik kentin şehre yakınlığı ve ulaşım kolaylığı sayesinde altındaki ARSENAL yeraltı  sığınak ve  depolarıyla   turizm’e açılması mutlaka gerçekleştirilmelidir.

Aydın kentinin 19. yüzyılını  anlattığı   “ Bitek topraklar üzerinde  bir kent “ kitabını kaleme alan Aydın Lisesinden dostum ve  arkadaşım   Aydın’lı arkeolog Şükrü TÜL ‘ün   Aydın ve Tralles için   erken  ölümüne rağmen  ömrünü verdiği   emeğinin   önünde saygıyla ve rahmetle   eğiliyorum.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

 

GSM : 0.542.7608691

PK:110  EFELER – AYDIN 

14.10.2017
Bu yazı 109 defa okundu.

Diğer Yazıları