YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

ESKİDEN BİR JEOTERMAL KUYUMUZ, YOKTU..! BUGÜN KAZIYORUZ BİRBİRİMİZİN KUYUSUNU..!

Aydında rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu’nun sosyal

Paylaşım  sitelerine yüklenen jeotermal görüntülerinin

Ardından yaklaşık 25 yıldır Aydında bu sakız çiğnenir durur..!

Yıl 1990, henüz meydandaki  en eski belediye binası yıkılmadan önce,

Zemin kattaki belediye düğün salonunda   ,

Bürokrat olarak katıldığım,

Jeotermal toplantısında Vali Recep bey yırtınıyordu,bir hayal peşinde.

Ufku geniş, hayal kurabilen çoğumuzun  burun kıvırdığı bu küçük dev adam,

Taa ..o günlerden görmüştü ışığı..!

Gel gelelim valinin ömrü vefa etmedi konakta

Kafa koparanlar atadılar merkeze..!

Çalışkan vali garibim,  şaibeli  bir trafik kazasıyla göç etti.

Gün geçti mevzuat değişti.

Ama değişmeden önce , Jeotermal kuyuları ile   en ufak bir illiyeti olan resmi kurumlar,

Bu durumlarını  Belgeleseydi,

 şimdi  belediyelerimizin   sahibi  olabileceği  jeotermal kuyu sahalarının zengini olacaktı.

Ama hey hak,  bugün  ,MTA  bizim toprakların altını  milyon dolarla   satmağa başladı..!

 

Haa bu arada Jeotermal bize oldukça cömert ..!

Galiba ülkemizde birinci dünyada yedinci  Jeotermal zengini il Aydın..!

daha dün Germencikte  Bozköy ,Çamköy,Dampınar grup köy yolunda,

Yerden fışkıran  buharı görünce durup inceledim.

Hayret ki ne hayret..!

Yolun kenarından üç yerden, elinizi sokamayacağınız derecede,

Jeotermal su fışkırıyor mübarek..!

Böylesine cömert ve bonkör davranan  tabiat ana,

Jeotermal’i bize alın dercesine yeryüzüne kendiliğinden çıkardığı halde,

Akıllara “sular akar , Türkler bakar “ sözünü getiriyor.

 

Tamam Ülkemizin  enerji açığı var.

Kabul, kolay değil her  gece üretim ve ihtiyaç arz talep dengesini kurabilmek.

Hatta enerjimizin % 70 ‘ini de doğalgazdan sağladığımızda bir gerçek.

Bu durumda milli enerji üretimimiz kalıyor HES , RES, GES ve  çevre kirliliği nedeniyle talep görmeyen  Nükleer ve Kömür santralleri.

Rüzgar ve Güneş santralleri yatırımı çok pahalı , üretimi ve verimliliği ise düşük,

Hidroelektrik HES ise   gene çevrecilerin  karşı çıkmaları nedeniyle “ Sular akar Türkler bakar “ misali  boşa  akan enerji.

Bakın dün  akaryakıta litrede 14 kuruş zam yapıldı gene.

Bu 50  litrelik bir depoyu   7 liraya daha fazla dolduracağız demektir.

Benim arabam yok diye de  geçiştiremeyiz.

Akaryakıt zammı , her şeye zam demektir.

Tüm hücrelere sirayet eden bir illettir.

Bu ülke bizim ,

Enerjide gelecekte bir sorun.

Ne edip etmeli, enerjimizi millileştirmeliyiz.

Devlet ile Milletin enerji konusundaki  aynı masada, birbirlerini anlamaları gerek.

Asgari müşterekte birleşmek gerek.

Her  şeye karşı çıkmak, çözüm demek değildir.

Çözümsüzlüğün  adresidir.

Başka ülkeler bunu nasıl çözüm buldular ise, bizim de bir ortak merkezde buluşmamız gerekmektedir.

Jeotermal gibi bir bereket , deprem ülkesi olan kentimizde  külfete  karşı  sunulan  bir nimettir.

Ama sadece çevre kirliliği yaratan enerjisini alıp , posasını bu kente terk edip gitmek , İhanettir.

Geçen hafta sonunda Germencik’te patlayan ancak nedeni bir türlü açıklanmayan  patlama ve ardından çıkan yangın herkese ders olmalıdır.

Bunun faturası  Aydınlıya çıkarılmamalıdır.

Bu nimet  Aydın’lıya   kışın ısınma , yazın serinleme, ve tarımsal sera ısıtmada  hakça paylaşım ile üleştirilmelidir.

Jeotermalde  gibi , antik kentler gibi,  tarım gibi doğal nimetlerin dev tepsilerde sunulduğu bu   topraklar  hoyratça  birilerine terk edilmemelidir.

Devletten  bir şey isteme özürlüsü Aydın halkı, torunları için bu zengin kaynakların , fakirliğini yaşamamalıdır.

Ayağa kalkmalıdır.

Vatandaşı için var olan devlet ,

Aydınlı’yı da masaya davet etmelidir.

Aydın’ın vekilleri bu vebalin altında kalmamalıdır.

AYDIN DA ARTIK , HER YÖNÜYLE  BİR JEOTERMAL ŞURASI DÜZENLEMELİDİR.

Büyük şehre yakışan budur.

 İşte sihirli üç formül..!

Hayal etmek ve İnanmak ve çalışmak..!

 

SÖZÜN ÖZÜ :

KESİN OLANIN DEĞİL,  İHTİMAL OLANIN PEŞİNDEN KOŞUN.

ÖLÜM KESİN, HAYAT VE YAŞAMAK İSE İHTİMAL.

(DONDURMAM GAYMAK FİLMİNDEN)

İLETİŞİM :

mehmetozcakir@hotmail.com

POSTA KUTUSU  : 110  EFELER –AYDIN

GSM : 0.542.7608691 

06.10.2016
Bu yazı 675 defa okundu.

Diğer Yazıları