YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

GAZETE RADYO TELEVİZYON DERKEN SOSYAL MEDYA PATLADI GİTTİ BİRDEN

Eskiden  dumanla haberleşme   ve  güvercin  derken ,

 Sırasıyla  gazete ile başladı basın yayın ,

dergi, mecmua adı altında,haftalık aylık periyodik  yayınlarla  devam etti.

Tahta kasalı ve arkasında şişe büyüklüğünde dev piller

Çeyiz sandığı büyüklüğünde Radyolar girdi sonra evimize.

1970 lerin başından bu yana , VizonTele filminde

Yılmaz Erdoğan rolündeki “deli emin “” karakterinin  tespitiyle,

“radyonun resimlisi  “  yani Televizyon geldi evimizin en güzel köşesine.

Canlı yayınlarda  maçlar, konserler,hatta savaşlar,anında evimizde..!

Eh , insanlar boş durur mu..?   internet medyasını buldukları günden bu yana;

Facebook, skype, instagram, twetter,

 

Anında iletişim..!  Anında ses ve görüntü.

Hatta akıllı telefonlarla, neredeyse yol bulacağız uzayda..!

Eskiden basın ;   yasama ,yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç kabul edilirken , günümüzde  nerdeyse   “birinci güç”  olup tahta oturdu.

Her şey  anında görüntü .

Ama  hangisi yalan ,  hangisi dolan , biraz karışık,

Kirlendik biz teknoloji ile.

Her şeyin sahtesi, inanmak istediği veya  istemediği,

inanmak istemeyenler için  Avrupalıların dediği gibi ,

biraz da aptal kutusu Bilgisayar ve Televizyon

hani derler ya erken gelmişim dünyaya, akıllı kullanılırsa, bir  bilgi deryası,

Aptalca kullanılırsa ,  medya   potansiyel  bir  suç makinası..!

Açıkça bilgi kirlenmesi ve dezenfermasyon

Çalınan hesaplar, şifreler, yayılan  virüsler.

İnsanlığa yararlı bir buluşun hemen cılkını çıkarmada, insanoğlu olarak üstümüze yok..!

Einstein ‘ın Fizik ve Nükleer çalışmaları ile temelini bulduğu atomu parçalayarak  daha ucuz  enerji teminin öngörmüşken,

Oppenheimer adında biri çıkıp ,

Atomun bombasını yapması ve sivri birilerinin bunu, Japonya’da ,

 insanlar üzerinde denemesi,

Nobel’in dinamiti  keşfinden sonra,tünellerin açılmasında  kolaylığa  rağmen ,

Silah olarak insanlığa acı veren   farklı bir  kullanımı,

Tamamen iyi niyetle ve teknoloji iletişim  ve bilişim harikası  İnternet,

Saydığım bu örnekler gibi   bir suç makinesine  dönüşmesine neden olmuştur.

İyi bir şeyin icadı , kötüler tarafından her zaman karanlık düşüncelere de ilham vermiştir.

Eskiden insanlar “yüz yüze “ konuşup anlaşırlardı,

Şimdi sosyal medya da   sanal ortamda ,  “ face to face “  beraberler.

Akşam misafirliklerinde görüşmek kalktı  oldu   “out “,  ekranlarda  canlı  görüntülü konuşmak “in “

Bayramda seyranda, doğum günlerinde , ruhsuz mesajlar,

El sıkışmanın sıcaklığından eser yok.

Yandaş ve  Candaş basından bıkanlar , sosyal medyada saydırmaya başlarlar.

Basından korkanlar , her eleştiriyi suç sayanlar,

Aslında hesap vermekten kaçanlar.

Her şey akılla ve bilimsel kullanıldığında medeniyet ve teknoloji  insan hayatını kolaylaştıran  araçlardır.

Ama atomu  nükleer enerji için kullanırken,   kıyamet   bombasını yapanların,

Dinamit’i tünel açmada kullanmak varken, savaş ve  ölüm makinesi  olarak kullananların ,

Her ikisinin de insan olması  çok düşündürücüdür.

Aklı  iyiliğe değil de , şeytanlığa çalıştırmak , sadece insanlara mahsustur.

Sonra da “ şeytana uydum “ demek en azından hafifliktir.

Bize düşünce ve akıl veren ilahi irade , mutlaka iyiliği düşünmüştür.

Ama şeytanın günahını almayalım, bu kadar kötülüğü o bile düşünemez..!

Ama siz, siz olun  ;  gene de sosyal medyada , her yazılana kanmayın,

Yerel  ve yaygın  basına da bir göz atın,gazete alın.

Ama ne yandaş ne de  kindar gazetelere bakın.

Objektif  haber verenlere itibar edin.

yarım bardak su kimilerine göre  dolu , kimilerine göre de   boş  olduğunu unutmadan,  bir haber ,  hem eğri , hem de doğru olabiliyor,  bazen, aşağıdaki anekdottaki gibi..!

Matbuatın  çok  olduğu bir ülkede , kabineden  bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle  çekişiyor , gerçekleri çarpıtıyordu.

 Artik canına tak etmiş   bakan’ın  ve "Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun" diye düşünürken danışmanları  bir öneri getirmiş.

Bakan’ın bazı özel    yeteneklerinden birini kullanarak basın mensuplarını  etkilemeye karar vermiş ve  bir basın bildirisi yayınlamış.

 "Pazar günü saat 10:00 da bakan denizin üzerinde yürüyecek..."

Pazar sabahı  belirtilen saatte  tüm basın mensupları bildiride belirtilen yerde toplanmışlar.

Bakan  aracından inerek, elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başlar ve karşı  kıyıya  kadar  yürüyerek ilerler.

Herkesin gözleri dehşetle açılmış ve  bu olayı  izler.

 Fakat ertesi günü tüm gazetelerde , haber  su başlık altında çıkar ,

"Bakan yüzme bilmiyor!.."

 

SÖZÜN ÖZÜ :

İNSAN  ULAŞAMADIĞI  HERŞEYİN DELİSİ,

ULAŞTIĞI HERŞEYİN NANKÖRÜDÜR.

 

İLETİŞİM :

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:10 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691 

04.10.2016
Bu yazı 809 defa okundu.

Diğer Yazıları