YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

GEÇEN HAFTADAN KALANLAR NELER OLDU, BİTTİ YORUMLAR.

Soğuk  kış günlerinde yazı özleyenler ,  hiç şikayet etmesinler.

İstedikleri   Sıcak yaz aylarının tam ortasındayız işte.

Bugün Temmuz ayının ikinci  hafta başı ,

Geçen haftadan  olan bitenleri ve   basına yansıyanları  yorumlamaya devam edelim her hafta yaptığımız gibi.

****

Geçen haftadan çoğunluk bulunamadığından bu haftaya ertelenen  Aydınspor 1923  kongresi  yarın Salı günü  klüp binasında   yenilenecek.

Ölü toprağı serilmiş, kasvetli klüp binasında üyeler ve asi kankalar   bu takıma sahip çıkacak yeni yönetimi belirleyecekler.

Bu köşe yazarınız   bendeniz de çocukluğumun  anılarındaki  renklerine bir  oyla katkı vereceğim.

Elli yıl öncesinin tek kapalı tribünün ile karşı tribünün olduğu ,  eski sanayi sitesi dükkanları ile  yanındaki fabrika bacasının bulunduğu  1967 yıllarından bu yana  fanatik il takımı taraftarıyım , Galatasaray’la beraber.

  (AYDIN STADYUMUNDA  1960 larda   AYDINSPOR  bir maçta )

Talebeliğin en zor günlerinde cepte beş kuruş olmayan Pazar günü , sahaya girmek için bir

yakın tanıdığın koruyup kollamasını beklediğimiz günler dün gibi aklımızda.

Maça girişlerin yoğunluğunun azaldığı onbeş dakika sonra  girişteki görevlinin işaretiyle tüm çocuklar , yavaşça sahaya girer, koşarak tribünlere uzanırdık.

En zoru da, biz dışardayken sahada atılan bir golün ardından gelen tribün coşkusuydu.İşte o an Aydınspor’un bir gol attığını anlar göremediğimiz için kahrolurduk..!
O yıllarda   maçları Televizyondan izlemek , ya da facetime  gibi , akıllı telefonlardan  canlı yayın bir lüksümüz yoktu.

İşte o yılardan içimize işleyen siyah beyaz renklerin tutkusu elli yıldır  hiç dinmeden  devam ediyor.

Aşağıda Hilmi T ükel in  sahibi olduğu   SES  gazetesindeki haberde  yer aldığı gibi  1971  yılında    ümitleri biten bu takım 1990 lı yılların başında 1. Lige  yerleşmeyi bilmişti.

O yıllarda asi kankalar henüz yok isede  taraftarlar ve yönetimler  AYDINSPOR u hiç yalnız bırakmadı..!

Gene de 3. Lige düşmüş bir takımın milyonlarca lira borcu olduğu söylenen bir klübü ortada bırakmadan sahiplenen  aday yönetimlere bu cesaretleri  için başarılar yarın.

***

Kisir ,Söke ilçemizin dağdaki bir köyü.

Adı Latmos denilen o ünlü kaya resimlerine yakınlığıyla ünlü dağlardaki, hela taşı ve lavabo ile seramik üretiminin  ham maddesi “feldispat “ maden ocaklarına yakınlığı ile bilinen bir köyümüz.

Geçenlerde  kaytan bıyıklı köy muhtarı Bakii Suna  köyünün  adını  “kanserliköy “ olarak ilan edilmesinden yakınarak köylerine TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU tarafından kurulan ölçüm istasyonlarının verinin geldiğini ve adıgeçen kurumun web sayfasında yayınlandığını açıkladı.

Buna göre MTA nın maden  arama için açtığı kuyuların sonrasında yapılan şikayetler sonucu bilimsel  ölçümlere göre köyde  radyasyonun normal seviyede olduğu  belirtilmiş.

Kisir köylüleri de Kisir köyünün  karpuz, yer fıstığı ve domatesle isim yapmış bir köy olduğunu ve   pazarda nerelisin denildiğinde” Kisir köylüsüyüm “  denildiği zaman burası ”Kanser Köy” diyerek ürünü almaktan vazgeçiyorlar diyerek yakındıkları  propagandaların yersiz olduğu ortaya çıksa da,    bu kötü kanserli köy   imajının bir müddet daha devam edeceği  anlaşılıyor.

Bu  kanserli  köy  haberinlerden sonra köylü artık pazarda Kisir köylü olduğunu gizlemeye başlamıştı. Doğduğu yerin, yaşadığı bölgenin, dağıyla, taşıyla, ürünüyle övünmesi gerekirken, köyünün adını söyleyememesi insanın aynı anasının babasının kim olduğunu söyleyememesi gibi  üzücü bir olay

Kaldı ki bütün ölümlerin sebebinin  radyasyona bağlı   kanser demek biraz gerçek dışı… Bunu söylemek için çok erkendi. Çünkü bilimsel bir çalışma henüz sonuçlandı.

Aydın da da kanser artışları artış gösteriyor.

Diğer illerde de, merkezlerde de..!

Bunu illa Jeotermal’e bağlamak biraz erken değil mi Kisir köyü örneğinde olduğu gibi..!
Bu ifadem den “jeotermal” i, savunduğum anlamı çıkarılmasın asla.

Çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları , Çevrede değişime neden olan her şeyi “”tu kaka diyerek çevre felaketine neden olarak görmeleri ,kolaycılıkla ,  Bilimsel  çalışmalar olmadan ,  bunu çevreye  el atanlara   yüklemeleri   doğru bir yaklaşım değildir.

Yoksa Kisir köylülerinin bugün radyasyonun normal seviyede olduğu açıklanan verilerden önce kolaycılıkla “kanserli köy “ olarak bilinmesinin haksız ithamının sonuçlarından büyük zarar görüyorlar.

Sözü Jeotermal’e getirirsek, Aydın’ın en güzel ürünleri İncir, Zeytin ,Kestane ve sebze ve meyvelerinin “ jeotermal kanser yapıyor “ propagandasından olumsuz etkilenerek , Kisir köylülerinin düştüğü durumlara düşmeyelim.

Bilimsel verilere göre hareket edelim..!

Ne demişler “ bir şeyin vukuu ,olduğundan beterdir”..!
yani” bir şeyin dedikodusu, olmuş halinden daha beter bir durumdur.”

 Hiç unutmam,  İstanbul’un bugün eskiden Cezaevi ile ünlü olan Bayrampaşa semtinin eskiden  adı “sağmacılar “ idi.  Buradaki su kanallarına, inşa edilen binaların atık su ve tuvalet tesisatlarının yanlış bağlanması ve bu su kanallarına bağlı çeşme sularının bölge halkı tarafından kullanılması sonucunda semtte kolera salgını çıktı. Salgın çok kişinin hayatına mal oldu. Sağmalcılar adını zihinlere kolera sözcüğüyle birlikte yerleştiği düşünülerek ve lV. Murad’ın sadrazamlarından Bayram Paşa’nın burada bir çiftlik sahibi olmasından esinlenilerek Sağmalcılar adı Bayrampaşa olarak değiştirildi.

Kıssa dan hisse,

 Sonrasında durum anlaşılmış olsa da, artık  o   leke çok zor temizlenir..!

****

Hafta içinde Aydın’ın yetiştirdiği ünlü Tiyatro oyun  yazarı Hidayet Sayın’ın bir oyunu doğduğu Dalama Karahayıt köyünde sergilendi. Köyde tiyatro bir ilk olarak , kendi içlerinden çıkmış  yazarıyla büyük anlam kazandı.Topuzlu oyununu köyde yaşayan tüm halkla beraber izleyen Hidayet Sayın  büyük gurur yaşadı.Aklıma Çetin ALTAN’ın bir sözü geldi. Ne zaman köylerde tenis oynanırsa,  işte o zaman çağdaş bir toplum olmuşuz demektir.Aydın da köyde tenis olmasa da Tiyatro geldiğine göre, Aydın artık çağdaş toplum seviyesine ulaşmış sayılır..!

 

En çok  CAMİSİ   olan ülkemizin ,  ne çok CANİSİ var..!

Cami açmak caniliği önlemiyor demek ki..!

Geçen hafta Sakarya, Kaynarca da Suriyeli bir hamile kadın , on yaşındaki kızıyla evinden kaçırılıp , ormanlık alanda öldürülüyorlar.

Bu nasıl bir insanlık ve acımasızlık..?

İki ayak üzerinde yürüdüğünde insan olduğunu sanan havyanlar için  idam cezasının geri gelmesini gel de isteme..!
Bu canavarca   hisle masum insanları katledenlere bence yaşama hakkı  verilmemelidir. Serbest kalınca kim bilir hangi masumun azrail’i olacak bu canavarların  aramızda yaşama hakkı olmadığına inanıyorum.

***
Yeni atanan Aydın Valisi KÖŞGER bugün izinden dönüp artık görevinin başına oturacak. Hayırlı projelere imza atmasını, diliyorum. Makamına oturduğu  gün odasında kısa konuşmasında Aydın’ı verimli topraklar, Jeotermal zengini bir kent olarak bildiğini açıklayan Sayın Vali’ye  JEOTERMAL  zenginliğinin  Aydın’ın sefası mı cefası mı olduğunu da sormak istedim. İlk gün olması nedeniyle ayağının tozuyla  ,   Aydın’ın derin sorunları ile tartışma açılmasını pek de nezaketli görmediğimden sormak istemedim.

Nasıl olsa  zaman içinde hep beraber göreceğiz.

*****

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun    25 gün süren büyük  “adalet “yürüyüşü dün Pazar günü Maltepe de  mitingle  sona erdi. Bu arada güzergah boyunca devletin kolluk kuvvetlerini de bu yürüyüşe katarak , bir ilki gerçekleştirdi. Devletin güvenlik güçlerini de bu yürüyüşe kattı. Her ne kadar görev gereği olsa da, “adalet “ pankartları altında devletin polisi ,jandarması da yürüdü.  Görevlendirilme yapılmadan  ,Devletin memuru  kolluk kuvvetleri  resmi üniformalarlabu yürüyüşe   katılsa,  meslekten atılması işten bile değilken , görev gereği de olsa, Kılıçdaroğlu ile yürüyen güvenlik güçleri , ister istemez “adalaet “  yürüyüşüyle, muhalefetle  birlikte  yan yana ve beraber oldular..!
 Hafta sonuna dek, kalın sağlıcakla ..!

Formun Üstü

SÖZÜN ÖZÜ :

ZEKANIN GERÇEK GÖSTERGESİ , BİLGİ DEĞİL , HAYAL GÜCÜDÜR.

EİNSTEİN

MEHMET ÖZÇAKIR           

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER- AYDIN  

GSM . 0.542.7608691 

 

08.07.2017
Bu yazı 244 defa okundu.

Diğer Yazıları