YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

GEÇEN HAFTADAN OLAYLAR, NELER OLDU İŞTE YORUMLAR .

Bugün günlerden Pazartesi ,

Sendromuyla ünlü haftanın başı.

Ekim ayı geceleri kış gündüzleri bahar havasında.

Kış hastalıkları  kapımızda, aksıran , öksüren , şimdiden yorgan döşeğe düşen az değil..!
Şimdi vitamin zamanı.

Çarşı pazarlarda narenciye artık satıcıların masalarında.

Bol takviyeli vitaminle hava değişimini atlatıp, kış’a adapte olma zamanı.

*****


Geçtiğimiz  hafta Salı günü mutad yapılan İl Koordinasyon Kurulunun  2017 yılı son toplantısına  davet edilen (AGC )  Aydın Gazeteciler Cemiyetinin temsilcisi olarak katıldım. Aydın İl Koordinasyon Kurulu Kuşadası'nda Toplanıyor

Eski İl Özel idare toplantı salonunda yapılan toplantı  tüm ilçe kaymakam , belediye başkanları , Büyükşehir Belediyesi, İl Müdürleri, Merkezleri İl dışında olan kurumların temsilcileri  toplantıda Aydın ilinin genelinde yatırımlar masaya yatırılarak, kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması için vali başkanlığında bir araya gelindi.

AGC olarak hazırladığımız  kısaca AMETAM (Aydın medya Takip ve Tanıtım Merkezi ) adında  bir medya merkezinin kurulması için yapılan öneri  Valiliğimizce sıcak karşılanmış bina arayışına girilmişti.

İl koordinasyon Kurulunda TEMA , Ziraat Mühendisleri Odası AGC gibi bazı Sivil toplum kuruluşları ile tüm meslek odalarının davetli olmasına rağmen bazı kurumların ilgi göstermediğini üzülerek gördüm.

Bu toplantılar belirttiğim gibi Vali başkanlığında yapıldığından bazı kurum amirleri “ koordine gerektirecek bir durum yoktur “ geçiştirmesi ile on saniye söz alırken , yatırımcı kuruluşlar kendi yatırımlarını uzun uzun anlatarak , diğer kurumlarla koordine gerektiren konularda görüşmeler uzayabiliyor.

Aydın -İzmir demiryolu hattının

Özel idarenin kapanmasıyla , bir çok Özel idare hizmetlerinde olduğu gibi Aydın il genelinde tarımsal  düzenleme ve projeler AYDIN BÜYÜKŞEHİR belediyesinin yetkisine geçti.

Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Fuat Fikret Aktaş, her toplantıda ilin tarımsal konularda duyduğu , gördüğü kaygıları açıkça dile getiren cesur çıkışlarıyla söz alan bir bürokrat.

Özellikle , Özel İdare den devredilen Sulama Göletlerinden  iletilecek  sulama kanal  projelerinin yapılmaması nedeniyle tarımda üreticilerin ve köylülerin beklentisini dile getirdiğinde ,Büyükşehir belediye başkanı aynı medeni cesaret ve kararlığıyla , verdiği yanıtlar salonda adeta bir diyaloga dönüşüyor.

Kuşadası’ndaki önceki toplantıda Tarım  Müdürü Aktaş , dağıtılan sebze fidelerinin yönetmeliklere aykırı olduğunu demeye varan eleştirilerine biraz da sert yanıt vermişti sevgili Topuklu Efe. 

Gerçekten daha önce yazdığım gibi, Büyükşehir in dağıttığı Barış Manço’nun şarkısındaki   gibi  , “ domates , biber , patlıcan” lar  bir türlü meyve vermediler.

Dünya sulamaya rağmen bu bitkilerin kısır ve verimsiz olduklarını vurgulayan köşe yazıma rağmen , yerinde inceleme talebime büyükşehir den hiçbir bir yanıt gelmedi.

Bu kez göletlerden açılan konuda,  Özlem hanım  devredilen göletlerin ödeme ve kabul işlemlerinde sorunlar olduğunu belirterek , yapılan yargı işlemlerinden sonra gerekenin yapılacağını belirtmesine rağmen Tarım Müdürü haklı olarak sorunsuz olan sulama göletlerinden arazilere sulama suyu projelerinin iletilmesini tekrarladı.

Esasen Vali beyin başkanlığında yapılan bu koordinasyon toplantıları bürokratların çok da rahat konuşamamalarına neden oluyor.

Çünkü kurumlar arasında eleştiri anlamında yorumlanabilecek gecikmeler , biraz sert konuşmalara da neden olabiliyor.

Bürokratlarda bu konuda çekince gösterdiklerinden toplantı KOORDİNASYON ‘dan çok ENFERMASYON ‘a dönüşüyor.

Örneğin  önceki toplantılarda  Aydın PTT Başmüdürlüğünün kayıtsız  mektup gönderilerinin çok geç geldiğini belirten Ziraat Müh. Odası başkanı Nedim Barış ‘ın bu yakınmasına , bu toplantılarda değil , özelden kendisine anlatmasını isteyen başmüdür Rahmi Candan açıkça sitem etmişti.

Ama aynı konu AGC ile benimde başıma gelince bu siteminde haklı olmadığı anlaşıldı.

Çünkü Büyükşehir ‘in ramazan  bayram tebriği kayıtsız posta olarak tam 20 günde elime ulaştı.Postaya veriliş tarihi ile elime geçişi arasında 20 günde bir gönderi nerde bekler..?
Bu sadece benim başıma veya AGC nin başına gelmiş olay da değil..!
Kurtuluş mahallesinde arkadaşımda aynı gecikmeden yakınınca, konuyu sosyal medyada ve bizzat Rahmi Candan ‘ın  kendisine anlatınca , kabağın bizim mahalle dağıtıcısının başında patladığını üzülerek öğrendim.

Kabahatli bizim mahallenin güleryüzlü dağıtıcısında değil ki,

Kurtuluş mahallesinde ve diğer mahallelerde de aynı sorun var..!

Bizi ya baş dağıtıcı hanfendi ile ya da sokak dağıtıcısı ile karşı karşıya bırakan PTT yi açıkça eleştiriyorum.

Bazı kurumlar var ki, adını makyajını değiştirmiş ise de, kurumda çalışanlar maalesef ” toplam kaliteyi “ yakalayamamışlar hala..!

****

Geçen hafta Efeler Belediyesinin getirttiği Ayşen Gruda TİYATROSU Hidayet sayın sahnesinde KIRKINDAN SONRA adlı oyunla ünlü sanatçıyı Aydınlılarla buluşturdu.

Hayli yaş almış duayen sanatçıyı izlemek için Efeler belediyesince ücretsiz dağıtılan biletler ilk gün tükendi.

İnsanlarımıza bir konferans , uzman bir eğitimci sunumu deseniz kimse gelmez , ama  ünlü birinin etkinliğine aşırı bir ilgi oluyor hem de gecenin bir saatinde..!
İlgi demek ki, çok değişken bir şey.

Eğitim değil eğlencenin peşinden gitmeyi seviyoruz.

Her neyse, o gün akşamı işim yoktu erkenden gittim oyunun sahneleneceği   Hidayet Sayın salonuna .

Henüz kimse gelmemişti , ama cefakar Efeler belediye Kültür servisi çalışanları erkenden salonun içindeydiler.

Salona girdiğimde sahnede Ayşen Gruda kime ait bu salon,  kim  sorumlusu bu salonun  diye çıkıştı oradakilere.

Genç çalışanlar sessiz kalınca ben yanıtladım .

-Salon Kültür Müdürlüğünün , belediye Tiyatro için kiraladı.

O da hemen çıkıştı.

-Bu ne pislik , dağınıklık, geldik kimse yok , ortalık berbat, bakımsız .

Bu kez protokol un önündeki masaya taktı Ayşen Gruda.

-bunun ne işi var orada..!kaldırın bu sehpayı, biz halk için oynamaya geldik , protokol istemiyorum salonda ..!

Herkes şaşırdı kaldı.

İster istemez protokol önüne su peçete koymak için hazırlanan sehpa kaldırıldı.

Ama oyun sonunda eleştirdiği o protokolden çiçek alarak Belediye başkanı Mesut beyin konuşmasını da büyük keyifle izledi aynı Ayşen Gruda. 

Oyun beş kişilik iki perde ve komedi üzerine kurulmuş.

Gerçi “kırkından sonra azanı teneşir paklar “ diye bir atasözmüz var ama,  gerçekler ata sözlerdeki gibi olmuyor her zaman.

Oyunda  iki kuşak var. İdeallerini, hayallerini çok çalışmak, para kazanmak üzerine kuran bir genç kuşak ve solmuş çiçeklerin kendine özgü kokuları olduğunu geç de olsa fark etmiş olan diğer kuşak.

Oyunun özeti;

Yaşamımız anlamını yitirmeye başlayınca gerçekten ölmeye başlarız ve bunun kaç yaşında olduğumuzla  hiç alakası yoktur…!

Aşk, romantizm, komedi..!
Yine oyundan güzel bir replik ;
KADINLAR ANLAŞILMAK İÇİN DEĞİL , SEVİLMEK İÇİNDİR..!

Açıkça “ aşkın yaşının olmadığını “ ana tema alan oyun bir hastalık hastası adamla kadın arasında başlıyor.Olmayan fiziksel hastalıklarının çaresini aramak üzere bir Psikolog a giden iki orta yaşlı  dul  arasında gelişen aşk ve onların evlatları arasında paralel doğan aşk sonucu evlenmeye karar veren iki çift .Ayşen Gruda kırkından sonra…

Aşklarıyla birlikte kıvılcımlanan bu ikili sahnede  kimi zaman hüzünlendirirken , kimi zaman da gülmekten kırıp geçirdi. Aşk bir rüzgâr gibi geçip giriverir kalbinize. Sonra uğraşıp dursun insanlar, yok yaşın kırkı geçmiş, yok bu yaşta aşk da neymiş diye…!

 

Ayşen Gruda oyunun içine “ metal yorgunluğu”,  “ one minute “ gibi sözlerle güncel siyasi gündeme göndermeler yaparak salondakilere keyifli iki saat yaşattı.,

 

 

****

Efeler belediyesi hız kesmiyor.

Geçen Cuma Umurlu da gene bir park açılışı ile kendi binası olmasa da, hizmet için bağlı tüm belde ve köylerde yatırımlara devam ediyor.

Bugün Umurlu büyüklüğü ile doğu Anadolu da bir ilçe olabilecek büyüklüktedir.

Keza Ortaklar , Bağarası ,Atça sosyal ekonomik ve büyüklükleri itibariyle birer ilçe ve belediye adayı ilçelerdir.

Bu merkezlerin Büyükşehir yasası ile Belediye olmaktan çıkarılmaları büyük yanlış ve hatadır.

Hizmette yerinden yapmak en etkili ve seri ve en ucuzudur.

BÜYÜKŞEHİR YASASININ tadili ile büyük nüfuslu  kasabaların bir mahalleye dönüştürülmesinden vazgeçilmeli, tekrar belediye statüsü kazandırılmalıdır.

Eskiden  yerel hizmetler açısından ,merkezi idare Ankara dan kurtulduk  derken , şimdi yerelde merkezi idare Aydın olmaktan vazgeçilmeli, her kasaba belediye statüsüne tekrar kazandırılmalıdır.

Çünkü on bin nüfuslu bir kasaba da tek mahalle muhtarı  hizmetlere ulaşmasında sorunlar yaşanacaktır.

****

Dün Aydın Adnan Menderes stadyumunda  oynanan Aydınspor 1923 – Çorumspor maçını  pek de keyifsiz olarak izlemeye gittim.

Ümitlerin yerini , beklenmeyen  sürprizler gördüğümüzden , ne yalan söyleyeyim , pek de heyecansız , beklentisiz izlemeye başladım maçı.

 ( YAZININ DEVAMI MAÇTAN HEMEN SONRA CEPTEN GÖNDERİLECEK ,

SİZ MAÇTAN  BİR   AYDINSPOR FOTOĞRAFINI  BURAYA KOYUN )

SÖZÜN ÖZÜ :

NASILSA İNANMAK İSTEDİKLERİNE İNACAKLAR, O YÜZDEN   SEN KENDİN  OL..!

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

GSM  : 0.542.7608691

PK:110 EFELER – AYDIN

 

 

 

09.10.2017
Bu yazı 108 defa okundu.

Diğer Yazıları