YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI , NELER OLDU İŞTE YORUMLARI.

AB Aydın bürosu sadece Sivil Toplum Kuruluşları için açılan çağrı yı paylaştı geçen hafta.

Sadece STK ların faaliyet ve idari yapılanmalarını güçlendirmeyi amaçlayan  60.000 Avro tutarındaki projeler için bir haftanız var.

STK temsilcileri ön başvurularını yaparak , ön incelemede uygun görülmesi halinde asıl projeye geçilecek.

Avrupa Fonlarıyla bu projeye kabul edilen dernekler , bugünkü kurla yaklaşık 200.000 liraya kadar  etkinlik ve programları gerçekleştirebilecek.

Ülkemizde Sivil Toplum ÖRGÜT lerine , pek sıcak bakıldığını söylemek zor.!
“örgüt “sözü dahi en başında bir  itici etki yaratıyor.

Terör örgütüyle eş anılıyor sanki,

Onun yerine “Kuruluş “ yani yazıldığı gibi , Sivil Toplum Kuruluşu demek biraz daha  uygun olmalı.

Avrupa da bu kuruluşlara büyük önem veriliyor.

Kentlerin yönetime katılan kılcal damarları olarak görülen bu STK lar, aslında , her şeyin en büyük son tüketicileri  ve yasaları , hizmetleri  bire bir yaşayan grupların sözcüleri.

Bu nedenle kısaca NGO denilen  “Non Government Organization “ yani “hükümet dışı “ sade halkın ne dediği ve söylediğine Avrupa büyük önem veriyor.

Çünkü Demokrasinin katılımcı  ve sürekli içinde olduğu halk temsilcilerinin talepleri, daha iyi bir yaşam için iyi kararlar almada en büyük yol göstericidir.

Ama biz de STK lar hep muhalefet ve ayakbağı olarak görülür.

Jeotermal ‘in olumsuz etkilerine , Doğa nın kirlenmesine haklı olarak  karşı çıkanlar hep STK lardır.

Türkiye de merkezi idarenin  o yöre halkına danışmadan aldığı kararlar ve projelerle uygulamalar , hep tepkiyle karşılanmakta.

Yargıya gidilen konularda kazanılan davalar  ise  STK ların haklılığını  da ortaya koyuyor.

Oysa bizde demokrasi, dört yılda bir sandık başına gidilerek , kullanılan oylardan sonra , tribüne çıkan  insanların seyrettiği bir oyundur.

Ama Avrupa da halk ve STK lar her karar aşamasında , katılımcılar olarak  görüşlerine ciddi olarak başvurulan gerçek  demokrasi  argümanlarıdır.

Bu da demokrasinin bizde ve Avrupa da nasıl uygulandığının farkıdır.

***

Geçen hafta sonu Kuşadası Caferli köyünde ÇEVRE BULUŞMASI adı  altında ,Aydın’ı tehdit eden Çevre konuları bir festival gibi gündeme getirildi.

Kuşadası Kent Konseyi ve AYÇEP işbirliği ile şirin Caferli köyünde yapılan şenlikte Çevreciler , hem derlendi, hem de eğlendi.

Aydın yerel basın dan katılan tek yazar olarak şenlikten ilginç anlar yaşandı.

Paneller, sergiler, oyunlar, konserler ve Caferli köyünün üreticileri şenliğe katkı verdiler.

Aydın,Kuşadası ,Söke den gelen STK  üyeleri ve Çevre gönüllüleri için ücretsiz minibüsler katılımcıları taşıdılar.

Bundan en karlı çıkanlar ise , Caferli köylülerinin üreticileriydi.

Artık popüler organik gıda satışları tavan yaptı.

Organik yumurtalar 75 kuruştan  , nar ekşisi küçük pet şişede 10 lira, şeftali 3 lira, haşlanmış mısır , keşkekli pilav, tüm gün misafirlere satış yapıldı.

Gelenler Çevre endişesi ve Ağaçlı köyüne yapılacak  Jeotermal için karşı çıkmaya hazırlanırken, aslında o köydekilerin çok büyük olumsuzluklara-la karşı karşıya kalacağı gerçeğine rağmen , Caferliler satış yapmak ve para kazanmak derdindeydiler.

Fırsata çeviren bazıları ise boş arsalara otopark bedeli olarak   5 lira talep etmeleri pek misafirliğe uymasa da, bir ilk olarak şölen havasında Çevre konuşuldu.

Gecenin en son konuğu ise bölgemizin Türkü babası eski mebus Tolga ÇANDAR , Cem Yılmaz’ı aratmayan sahne hakimiyeti, esprileri, anlattığı gerçek anekdotlar ile gecenin onbirinde milleti kırdı geçirdi.

Öğleden sonra  yağan şiddetli yağış, ardından  gökyüzünde beliren  Gökkuşağı ve özlediğimiz mis gibi toprak kokusu bir anda hem telaşa ve hem de sevince neden oldu.

Kısa sağanak sonrası ses tesisatının arızalanması nedeniyle, panelistler masaların üzerine çıkıp konuşmaya başladılar.

Bulunan pratik çözümle , Camiden getirilen ve mezarlıklarda kullanılan portatif küçük ses tesisatı için İmam’a teşekkür edildi..!
Tüm bu organizasyonun kraliçesi İstanbul dan yıllar önce Caferli  köyüne gelen ve yerleşen  Nazlı Deniz Kuruoğlu idi.

Oldukça zor şartlarda ve hatta  yörüklerden oluşan köylülerin karşı çıktığı , ve çok zor entegrasyon olan Nazlı hanım , bir köyün kaderini nasıl değiştirdiğini gözlerimizle tekrar gördük.

CAFERLİ köyünü, bir marka isim haline çevirmeyi başaran bu Kraliçe  her şeye direnerek , şirin bir köy haline getirmeyi başardı.

Adeta bir Şirince gibi hafta sonu dinlenme adresi olabilecek Caferli, yeşillikler arasında , küçük bir Karadeniz.

Bu konuyu ve Tolga Çandar dan anıları gelecek yazılarımda değinmek üzere,

Kalın sağlıcakla,

Pozitif olun bütün hafta..!
olmuyor derseniz gülüverin,

Gene olmuyor derseniz, daha çok gülüverin..!
O da olmuyorsa birisine “gül”  verin..!
Bakarsınız onun sevinci ve tebessümü size bulaşır.

İyi haftalar ..!
 

 

SÖZÜN ÖZÜ :

BİR KELİME KARARINI ,  

BİR DUYGU  HAYATINI  ,

BİR İNSAN SENİ DEĞİŞTİREBİLİR.

(Nazlı hanımın bir köy’ü, Caferli’yi değiştirdiği gibi..!)

MEHMET ÖZÇAKIR           

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER- AYDIN  

GSM . 0.542.7608691 

 

07.08.2017
Bu yazı 231 defa okundu.

Diğer Yazıları