YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI , NELER OLDU İŞTE YORUMLARI.

Her ölüm acıdır.

Erkende olsa ,geç de olsa , genç de olsa ,yaşlı da olsa,

Yitip giden anılar ve hatıradır.

Geçen hafta sonu önce eşimin annesi , sonra kendi anam kadar sıcak ve yakın bulduğum demesini de ,  pek sevmediğim “ kayınvalidemin “ vefatı , bir aile büyüğümüzün  HÜSNİYE FATMA KOLALI’nın aramızdan ayrılması hepimizi hüzne boğdu.


Kayınvalide sözünü sevmem.

Anam öldü desem allah uzun versin,kayınvalidem ile aynı yaşta ve sağ.

Yanlış anlaşılacak diye “anam “ diye yazamadım paylaşımlarda.

Dediğim gibi bir anne ye kayınvalide demek de pek soğuk geliyor bana.

Artık anacım diyebileceğim tek kişi kaldı ahir ömrümüzde.

Aydın’ın ilk matbaacılarından merhum Mustafa Kolalı’nın eşi Hüsniye Fatma Kolalı ,doğduğu Temmuz  ayı içinde tam 89 yıla sığdırdığı bir ömrü, yine bir sıcak Temmuz ayında emaneti hakka teslim etti.

Hafta sonu cenazeye gelen katılan , çelenk gönderen, sosyal medyada ve telefonla arayan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum.

Bu acılı günde yalnız bırakmayan taziye için eve gelenlere kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Bu arada  matbaacılığın yanısıra ,yaşı 60 a merdiven dayamış  sadece eski Aydınlıların tanıdığı  kayınpederim merhum  Mustafa Kolalı’nın   pek de kimsenin bilmediği  gazetecilik hayatından bahsetmek istiyorum.

Aydın da ilk basılan gazeteler arasında AYDIN gazetesini Kolalı matbaasını işleten Mustafa Kolalı yayınlamıştır.

Kendi babası Çanakkale de şehit düşen ve mezarı dahi bilinmeyen  Yugoslav göçmeni bir aileden gelen merhum Mustafa Kolalı, Aydın da Efeler İlçesi  , Meşrutiyet mahallesinde dar sokaklar arasındaki muhacir (göçmen )  ( yerel ağızla macır ) evleri olarak bilinen bahçeli bir evde yaşadığı yıllarda kendi soyadıyla bilinen KOLALI matbaasını kurar.

Ambalaj ve kutu ile çeşitli baskı işlemleri yapar.Bir ara çevresindekilerin ve merhum oğlu Yusuf Kolalı’nın desteğiyle AYDIN gazetesini yayınlamaya başlar.

Ulaşmaya çalıştığım eski sayılarını bir türlü  bulamamadığım ve  ailede  de bulunmadığından, yolum düşerse, İzmir Milli Kütüphane ve Beyazıt ta araştırma yapmak hep aklımdadır.

Buradan ,Kolalı matbaasında  basılan eski AYDIN gazetesinden elinde bulunanlar varsa , görüşmekten keyif alır, sevinirim.

Aydın’a ilişkin o zamanalar hurufat(dökme kurşun harflerle elle yapılan dizgi ) ile basılan onlarca kitabın basıldığı yerdir Kolalı matbaası.

Bir noktada , Aydın yerel tarih ve Kültürüne katkı da bulunmuştur.

Rahmetli anacım gibi eşi Mustafa Kolalı da, tanıyan eski Aydınlılar bilir, çok mütevazi,sessiz , az konuşan ve duygularını içinde saklayan son derece dürüst biriydi.

Ailede anlatılan bir anekdot  Mustafa Kolalı’nın bu özelliğini daha iyi anlatacaktır.

1970 li yıllarda Aydın da bir ortaokulun resmi evrak basım işi için tüm matbaacılardan  alınan tekliflere en  düşük  fiyatı veren rahmetliyi   uyaran ihale görevlisi

 -  “Mustafa amca bak bu fiyat çok düşük , sonra zarar edersin”  diye hatırlatır,

-  “”Yok oğlum , ben hesap ettim, tamam sorun yok” der ,matbaaya döner.

Aynı gün öğleden sonra tekrar okula gelen rahmetli ile koridorda karşılaşan ihale yetkilisine ;

- “Evladım ben tekrar  maliyetini kontrol ettim, yanlış hesaplamışım, size yanlış teklif vermişim  “der.

-“hah ben demedim mi Mustafa amca, bak şimdi anladın mı zarar edeceğini” deyince,

-Yok oğlum der,  tekrar  hesapladım  çok daha az fiyata bu iş yapılıyor ,

Daha önce verdiği tekliften daha düşük bir fiyat ile yeni teklif mektubunu masaya koyar..!

Asla gerçekten ve doğruluktan ayrılmayan ,ilkeli, vicdanının iç sesi  her şeyden önde gelen , günde iki üç nargilesini keyifle tüttürerek , esnafların arasında sözün senet olduğu , ahilik geleneğinin son nesliydi.

Şimdi meleklerin katında eşiyle ve daha önce vefat eden  büyük oğlu Yusuf Kolalı ile  ahiret aleminde tekrar buluştular.

 

Mekanları cennet olsun.

****

AYDIN BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNE BİR ÇİFT SÖZÜM VAR.

Cenaze deyince aklıma geldi.

Mezarlıkta defin işleminden sonra cenaze evine, Büyükşehir belediyesi başkanının adı yazılı pidelerin gönderilmesiyle bu hassas günde ahde vefa insanı duygulandırıyor.

Gelgelelim , hayır yaparken dün olduğu gibi , haklı eleştirilere de neden oluyor.

Buradan sevgili başkan “Özlem Çerçioğlu’na “ da seslenmek istiyorum

Elbette sizin haberiniz olmayabilir ama, bu güzel hizmet gelen ikramların kalitesizliği yüzünden , çöpe atılıyor.

Cenazelere gönderilen pideler lezzet yönünden  , bol soğan ve domates , cımbızla seçilen kıymaları , birbirine yapışmış hamur haldeki  Büyükşehir pide ikramları , üzerinde topuklu efenin adı yazılı kağıtlara sarılı nimetlerin yenmeden çöpe atılmasına neden oldu.

Bu ikramları kim denetliyor..?
Pidenin içindeki “ katkıları ve içlikleri “ kim bakıyor..?

Birbirine yapışık hamur halinde getirilen pideleri birileri görüp onay veriyor mu,

Yoksa Cumartesi ve Pazar günleri , denetim de tatile mi giriyor.?

Hem milli servet , hem de nimete yazık olduğu gibi, AYDIN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI adına sarılı pideler belediye adına da prestij kaybı oluyor.

Cenaze cemiyetindekiler hiç biri bu pideleri yiyemedi maalesef..!

Benden söylemesi.

İkincisi ise iki üç ay önce Kent meydanında dağıtılan yerel tohum fidanlarına ilişkin.

Bu da örnek bir hizmet olarak yerel tohumlardan üretilerek ücretsiz dağıtılan  , Barış Manço’nun o ünlü şarkısındaki  “  domates biber ve patlıcan” fidelerinden bende evimizin bahçesi için aldım.

Bahçemizde  dikildiği yerde serpilip büyüdü, geniş yaprakları yemyeşil boy attı.

Ama gelgelelim , bir türlü meyvelerini vermedi..!
Bu kurak  geçen sıcak günlerde , içtiğimiz su kadar , eksik etmediğimiz sulamamıza  rağmen ortada ne domates var  ne de biber..!
hadi yalan olmasın ceviz büyüklüğünde iki kırmızı domates çıktı bir fidandan, diğerleri ise sadece yeşeren yapraklar..!

Bu fidanlar kısır mı , yoksa hibrit mi anlamadık gitti.

Aydın tarım İl Müdürü Fuat Fikret AKTAŞ Kuşadası’nda Korumar otelde düzenlenen İl Koordinasyon Kurulu toplantısında Büyükşehir’in dağıttığı bu fidanlar için bir eleştiride bulunmuştu.

Acaba dedikleri doğru mu..?

Anlamadığım bu konuda , fideleri incelemek üzere, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ilgilerini yerinde incelemeye davet ediyorum.

*****

Haftaya sağlıkla başlayın, sendromu unutun, pozitif olun,

Nasılsa resmi kurumlarda çalışanlar için iki hafta sonra , on gün tatil var sırada,

Ama aynı tatil bir gün nasip olur  inşallah  esnaf ve sanayide ter döken tüm çalışanlara,
kalın yarına kadar sağlıcakla..!

Formun Üstü

SÖZÜN ÖZÜ :

Kadın , Hayattaki EN Mükemmel Enstrümandır.

Ama Ne Yazık ki, Her Erkek, NOTA Bilmez.

(M.Özçakır yorumu  :  Bilse de, bir türlü akort tutturamaz..!)

 

MEHMET ÖZÇAKIR           

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER- AYDIN  

GSM . 0.542.7608691 

 

14.08.2017
Bu yazı 227 defa okundu.

Diğer Yazıları