YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

GEÇEN HAFTANIN HABER VE OLAYLARI , NELER OLDU VE KİM NE DEDİ YORUMLARI.

Yazın sarı  sıcak günlerinde tatil de yapmamış okurlarımıza iyi haftalar.

Bu hafta başında AGC nin geleneksel basın ödülleri töreninde başta vali Köşger ve protokol tam kadroyla hazır bulundu.

İki saat süren tören sonucu yarışmaya katılanlara teşekkür belgeleri, Aydın’da basın emekçisi olarak yıllarca bu sektörde  hizmet vermiş   yerel Gazetecilerine onur belgeleri, ödül kazanan basın emekçileri olmak üzere, tam iki saat süren törende bir aradaydık.

 

Akşamında İncirliova belediye Başkanının verdiği akşam yemeği ise, basın bayramı taçlandırıldı.

Başkan Gürşat Kale cesur açıklamaları ile bir çok gazetede  , basın bayramından daha büyük manşetlerde yer aldı.

 

Basın büyük bir güç ve sosyal sorumluluk gerektiren meşakkatli bir  meslek.
Tekrar basın bayramı kutlu olsun ,  gelecek yıllarda daha iyi ve güzel eserlerle Aydın yerel basını  çıtayı yükseltmeye devam edecektir. Pazartesi sendromunun  bezginliğini üzerinizden atamayanlar için  geçen hafta başında   “basından sansürün kaldırılışının “ yıldönümü anmalarına yakışan bir anekdot  ile başlayalım hafta başı yazımıza.

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu. Nihayet; "Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun" diye düşündü ve ilan etti:

- Pazar günü saat 10'da denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.

Pazar sabahı saat 10'da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı. Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu:

"Bakan yüzme bilmiyor!..."
Bir başka anekdotta da,
Geçtiğimiz  yıllarda bir gün  ABD Başkanı, İngiltere Başbakanı ve Türkiye Başbakanı  bir toplantıda bir araya gelmişler. Tabii, 3 lider bir arada olur da, sormaz mı gazeteciler.

 Önce ABD başkanına sormuşlar:

- ABD'de bir  memur  ne kadar parayla geçinir? Siz kaç para veriyorsunuz?

Başkan cevap vermiş:

- Valla ben memura en az 2000 dolar veririm. 1000 doları ile geçinirler. Geri kalan 1000 doları ne yaparlar, nerede harcarlar, hiç sormam.

Gazeteciler aynı soruyu İngiltere başbakanına da sormuşlar. O da cevap vermiş:

- Ben, memuruma ortalama 3000 sterlin veririm. Geçinmesi için 2000 sterlin yeterli. Artan 1000 sterlini ne yapar, nerede harcarlar, sormam, beni hiç ilgilendirmez.

Her ikisinden bu cevapları alan gazeteciler, aynı soruyu bizim başbakana da sormuşlar.

- Valla, demiş bizimki, Türkiye'de bir memurun geçinebilmesi için en az beş bin lira lazım. Ama ben taş çatlasın iki bin  lira veriyorum. Geri kalan üç bin lirayı  nereden bulurlar, nasıl geçinirler hiç sormam.

Basın bu günlere kolay gelmedi.
Daha da ileriye gitmek için ilkeli ve dik duruşlu yazarlara ve gazetecilere çok ihtiyaç var ,

Söz de değil.öz de duayenler..!

 

***

 

Devamlı okurlar bilirler, her yazımın altına elektronik posta , telefon ve posta kutusu adresimi yazarım.

Geri dönüş yapmak isteyen okurlarımızın kolayca ulaşabilmesi için

Bazı kent sorunlarının  kaleme alındığı yazılardan sonra arayanlar , teşekkür edenler, yeni öneri getirenler oldu.

Açıkçası ben daha da fazla konuda geri dönüş beklemek amacıyla yazmıştım ,ancak  geçenlerde iki olay beni ziyadesiyle sevindirdi.

İlki Büyükşehir den arayan bir arkadaşım , “ tarladan tüketiciye on kat artışla ulaşan  sebze ve meyvelerin  pahalılığına önlem için , belediyelerin eskiden olduğu gibi TANZİM SATIŞ MAĞAZALARI  açmalarını öneren “  yazım üzerine topuklu efe’nin konuyu ele aldıklarını ve yararlandıkları bu yazımdan sonra , hayata geçirmek üzere çalışmalara başlattıklarını belirtti.

Çok sevindiğim bu gelişmeyle , artık her ilçe ve büyük merkezlerde açılacak TANSAŞ  mağazaları ile , tarlada kuruşlarla satılan domates ve karpuz , portakala ve patates belediye şirketi araçlarıyla  bir merkezde toplanarak , ürünler paketlenerek , soğuk zincir korunarak satış mağazalarına iletilecek ve tüketiciyle üretici arasında sadece bir  şirket girecek. Eskiden olduğu gibi hallerde toptancılar, kabzımallar, son pazar satıcıları zincirinin neden olduğu fahiş fiyatlara engel olunacak.

Buradan erken de olsa müjde.

Aydın Büyükşehir Belediyesi  Çine Et ve Halk ekmek gibi mağazalarını bir elde toplayarak , tek mağazada tanzim satışları yoluyla  Aydınlılar şimdiki fiyatların en az yarısı veya üçte birine aynı gıda ürünlerini satın alabilecek.

İyi şeyleri alkışlamak  gerek.

Daha böylesine iyi ve yararlı projeleri de sevgili Topuklu efe ‘ye ulaştırmak için basın yoluyla haberleşmek yerine , SEÇİM SLOGANLARINDA belirttiği gibi “      bu kenti ortak akılla yöneteceğiz” sözüne sadık kalarak kentin STK ve İleri gelen kurum ve kuruluşlarıyla ve hatta büyük eksiklik olan ve  ileride  oluşturacakları BÜYÜKŞEHİR KENT KONSEYİ  aracılığıyla daha nice güzel projelere imza atılacaktır.

İkinci güzel olay , Cuma günü semtimizin Yavuz Selim Sultan cami avlusunda karşılaştığımız bir vatandaşla ilgili.

Cuma namazı için tam camiye girerken , işaret parmağını bana yönelterek , durmamı isteyen  benle yaşıt bir arkadaşım “sizi kültür ve tarih yazılarınızdan tanıyorum “ diyerek tebrik etmek istediğini belirtti.

Sağolsun araştırma ve yerel tarih yazılarımızı okuyup merakla izlediğini belirterek kendini tanıttı.

Çine den önceki yıllarda  Çine esnaf odası başkanı  sarraf Yalçın Payza.

Ayak üstü sohbet ederek , tekrar görüşmek üzere ayrıldık.

Yazarlar için geri dönüşler çok önemlidir.

Bir ölçü ve termometre ve barometre gibidir.

Yazdıklarımızın ne kadar anlaşıldığı , ertesi gün yazılarına ışık’tır.

“ne kadar konuşursan konuş, söylediklerin karşındakinin  anlayabildiği kadardır “ sözündeki gerçek gibi.
Çünkü “herkes senden kabının genişliği kadar su alır “ der Sunay AKIN bir gösterisinde ..!

Neyi , nasıl ve neden yazdığımızı ve  çizdiğimizin değerini ancak siz okurlar belirlediğinizde gerçek göstergedir..!
gerisi hikayedir..!

Onun için bu köşe yazımın altında telefonlar, mail adresi  ve mektup adresi aracısız direkt iletişim içindir.

Beğenseniz de arayın , beğenmeseniz de..!
Önerinizi ve ele alınmasını istediğiniz konuları açıkça belirtebilirsiniz.

Sizin adınıza ,  biz araştıralım , yazalım..!
Tamam  dediğiniz gibi olsun  sizi  karıştırmayalım..!
Kalın sağlıcakla,

Pozitif olun bütün hafta..!
olmuyor derseniz gülüverin,

Gene olmuyor derseniz, daha çok gülüverin..!
O da olmuyorsa birisine “gül”  verin..!
Bakarsınız onun sevinci ve tebessümü size bulaşır.

İyi haftalar ..!
 

Formun Üstü

SÖZÜN ÖZÜ : "TANRI KİMSEYE YETENEĞİNDEN FAZLA HIRS VERMESİN." FRANSIZ ATASÖZÜ

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR           

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER- AYDIN  

GSM . 0.542.7608691 

31.07.2017
Bu yazı 236 defa okundu.

Diğer Yazıları